11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/11608 E. , 2011/4378 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2009 tarih ve 2008/594-2009/521 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesaplarından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan 03.01.2008 tarihinde internet yoluyla döviz bozdurulup 2.071,00 TL’nin tanımadığı üçüncü kişinin hesabına aktarıldığını, 37.00 TL’lik kontör yüklendiğini, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, 2.108,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrenin özenle saklanması yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu nedenle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, BK’nun 472. maddesi gereği bankanın mevduat olarak bankaya yatırılan paraya sahip olduğu gibi gelen hasara da katlanmak zorunda olduğu, müşterinin kusurlu hareketi ile kendisine zarar verdiğini ispatlarsa müşteriye bu parayı iade etmek yükümlülüğünden kurtulacağı, davacının olayda bir kastının veya kusurunun olduğu ispatlanamadığı, davacının zararının doğmasına davalı bankanın ek güvenlik önlemelerini almamasının neden olduğu, davalı bankanın 2.107,16 YTL’yi davacıya ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.107.16 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2009 yılı itibariyle 1.400,00 YTL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 14.05.2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Somut uyuşmalıkta davacı şirketin hesabından çekilen 2.108,00 YTL’nin faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Harçlandırmaya esas alınan meblağ 2.108,00 YTL’dir. Mahkemece, 14.05.2009 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 2.107,16 YTL’nin davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup davacı şirket vekilinin karara yönelik olarak yapılan temyiz isteminin reddedilen alacağın yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca temyiz sınırının altında kalması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.