11. Hukuk Dairesi         2008/14074 E.  ,  2010/5760 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 tarih ve 2006/36 - 2008/120 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, müvekkilinin Türk Patent Enstitüsüne 2002/21029 başvuru nolu “KIABI” ibareli tescil başvurusunda bulunduğunu, davalılardan TPE’nin diğer davalıya ait 1998/197855 nolu “ şekil+ KİABI” ibareli markası ile ayırt edilemeyecek şekilde benzer olduğu gerekçesiyle tescil talebini 25. sınıftaki emtialar açısından reddettiğini, bu karara itirazlarının da sonuçsuz kaldığını, oysa müvekkilinin markasının birçok ülkede tescilli tanınmış bir marka olduğunu ve kullanımla ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek, Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2004/M-175 nolu kararının iptaliyle müvekkili markasının 25. sınıftaki emtialar açısından tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TPE YİDK karar tarihi itibariyle davacı markasının 556 sayılı KHK nin 7/son maddesi anlamında kullanımla ayırt edici hale geldiğinin ispat edilmediği ve başvuru tarihi itibariyle henüz hükümsüz kılınmayan davalı markasıyla KHK nin 7/1-b maddesinde belirtildiği şekilde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan tescil talebini reddinin doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
24.05.2010 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk