11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/5069 E. , 2011/4041 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.06.2008 tarih ve 2007/32 - 2008/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2011 gününde davacı avukatı ... gelip, davalı avukatı TPE ve ... vekilleri tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı vekili dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’ın müvekkili şirkete ait 16.10.1986 tarihinden itibaren tescilli olan “Ülker Gofrella” ile 03.09.2001 tarihinden itibaren tescilli olan “Ufo” markaları ile iltibas oluşturacak şekilde “UFORELLA” ibaresini tek ve esas unsur olarak 29 ve 30. sınıflara giren “fındık ve fıstık ezmeleri, çikolatalar, çikolata ürünleri”nde kullanmak üzere marka tescil başvurusunda bulunduğunu, tescili istenen bu ibarenin müvekkiline ait markalara benzerliği nedeniyle tüketiciler nezdinde iltibas tehlikesi oluşturacağını, sözkonusu marka tescil başvurusuna karşı müvekkili tarafından yapılan itirazların davalı Kurum tarafından hukuka aykırı gerekçeyle reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından alınmış olan 26.05.2004 günlü, M-1129 sayılı kararın iptali ile davaya konu markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacıya ait markalar ile müvekkiline ait markanın benzer olmadığı gibi emtialarının da farklı olduğunu, tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, davacı tarafından itiraza mesnet yapılan markalar ile başvuruya konu markanın aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, bu nedenle müvekkili Kurum tarafından davaya konu marka tescil başvurusu ile ilgili olarak alınan kararların usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu marka tescil başvurusunun itiraza mesnet markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer olduğu gibi tescili talep edilen malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mallarla aynı veya aynı tür bulundukları, dolayısıyla somut olayda başvuru yönünden 556 sayılı KHK’nin 8/1-b hükmü anlamında tescil engelinin olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile TPE YİDK’nun 2004-M-1129 sayılı kararının iptali ile davalı ... adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.