11. Hukuk Dairesi 2008/10379 E. , 2010/5308 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.05.2008 tarih ve 2007/137 - 2008/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirket tarafından taşınacak yurtdışı gönderisine ilişkin olarak "collect gönderi taahhütnamesini" imzaladığını, taahhütnameye göre davalı şirketin, "alıcısı tarafından herne sebeple olursa olsun ödenmeyen taşıma bedelinin gönderici olarak kendisine fatura edileceğini ve bu bedeli kayıtsız, şartsız, nakden ve defaten davacı şirkete ödeyeceğini" kabul ve taahhüt edildiğini, müvekkili tarafından alıcı ödemeli olarak yurt dışına taşınan emtianın alıcısı tarafından kabul edilmediğini, müvekkili tarafından gönderilen yazıya rağmen davalı tarafın gerekli talimatı vermemesi üzerine taşınan emtianın Kazakistan'da imha edildiğini, "collect gönderi taahhütnamesi" gereğince alıcı tarafından ödenmeyen taşıma ücretinin davalı tarafa fatura edildiğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek 14.144,91 YTL yönünden itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin merkezinin Tuz la olması nedeniyle Tuzla İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu, işbu davada da Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olup, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olmadığını, davacı tarafın düzenlediği faturanın müvekkili aleyhinde bir borç doğurmadığını savunarak, yetki ve esas yönden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin Kazakistan'a davacı vasıtası ile gönderi yapmadıkları konusunda bir açıklama ve itirazda bulunmadığı, davalı itirazının "collect gönderi taahhütnamesini imza edenin davalı şirket yetkilisi olmadığına" ilişkin olduğu, malların davalının adresinden alınıp Kazakistan'a taşındığına dair belgelere itiraz edilmediği, bahsi geçen taahhütnamenin davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı kabul edilse dahi, malların Kazakistan'a gönderilmesi ile taahhütnameye davalı tarafından icazet verildiği, sözleşmeye göre davalının taşıma ücretinden sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dava, davalının sorumlu olduğu taşıma ücretinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taşıma ücretinin ne miktar olduğunu ispat yükü davacı taşıyıcıda olup, davaya konu alacak nedeniyle düzenlenen 20.11.2006 tarihli faturada taşıma bedeli 28.289,82 YTL olarak gösterilmiştir. Bu miktar alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişen davacı vekili dava dilekçesinde asıl alacak miktarının 14.144,91 YTL olduğunu belirterek, bu miktar üzerinden icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasındaki taşıma ilişkisinde taşıma ücretinin ne olacağı konusunda yazılı bir sözleşme olmaması karşısında mahkemece, taşımanın gerçekleştiği tarih ve mesafe dikkate alınarak, bu konudaki delillerini sunması için taraf vekillerine usulüne uygun süre verilmesi, gerektiğinde rayiç taşıma bedelinin ilgili kurum ve kuruluşlardan araştırılarak uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.