11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/5389 E. , 2010/4773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karasu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2008 tarih ve 2006/399-2008/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin kredi kullandırmasına rağmen davalıların borçlarını ödemediğini, tahsiline yönelik olarak başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacıya olan borcunu ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1.Karar Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilmiş olup, mahkeme ilamı, davalılardan Temel Baş'a 17.06.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olup, anılan davalı tarafından karar, HUMK`nun 437/1. madde hükmünde yazılı 8 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 27.06.2008 günü temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı gereğince Yargıtay tarafından da bu konuda karar verebileceğinden, davalılardan Temel Baş'ın temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2.Davalı ...'ın temyiz itirazlarına gelince; Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulü ile davalıların itirazların iptaline, "bu miktar" üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Oysa, icra takip dosyasında davacı tarafça, asıl alacak miktarı 3.000 YTL, işlemiş faiz miktarı ise 9.86 YTL olarak belirlenmiş iken, benimsendiği dahi mahkemece, açıkça belli edilmeyen bilirkişi raporunda ise, asıl alacak miktarı 1.095 YTL, işlemiş faiz miktarı 2.039,13 YTL olarak tespit edilmiş olması karşısında,mahkemece, hangi miktar üzerinden takibin devamına karar verildiği, "bu miktarın" hangi miktar olduğu açıkça belli edilmeden infazda duraksamaya yol açar şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3.Bozma neden ve şekline göre, davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik gerek görülmemiştir.