T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
G E R E K Ç E L İ K A R A R
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : 01/03/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari münasebet ve bu ticari ilişki bulunduğunu, davacı tarafından taraflar arasında ticari ilişki sebebine dayalı alacağın tahsili amacı ile Adana 5 İcra Müdürlüğü’ nün 2020/...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu borca itiraz ederek takibi durdurduğundan söz konusu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devam etmesine ayrca borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Müvekkilinin Ayıplı ifadan da kaynaklı hukuki süreç nedeni ile davacı şirkete hiç bir borcunun bulunmadığını, davacı şirket alacağın tam olarak neye dayandırdığını içra takibinde ya da dava dilekçesinde belirtmemiştir, Davacı, icra takibine dayanak olarak cari hesap ekstresini gösterdiğini, ancak cari hesap ekstresinde vaat olduğunu iddia ettiği alacak bakiyesinin neye dayandığını icra takibinde belirtmediğini, bu kapsamda davacı yan alacağın varlığını ispatla yükümlü olup ayıplı ifaya ilişkin itirazları kapsamında tam, sağlam ve ayıptan ari bir şekilde mal teslim ettiğini sevk irsaliyesi ile de ayrıca ispatlaması gerektiğini, ayıplı ifadan kaynaklı iddialarımızla birlikte değerlendirildiğinde hiçbir şekilde borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yan iddia ettiği söz konusu borcu, tek tataflı düzenlediği fatura haricinde yazılı bir belge ile ispatla yükümlü olduğunu, yani davacı iddiasını 6100 sayılı HMK. Md. 200 kapsamında her iki tarafından imzasını taşıyan yazılı belge ile ispatlamakla yükümlü olduğunu, zira davacı tarafından tek taraflı tanzim edilen fatura akdi ilişkinin ya da var olan akdin ayıptan cari biçimde ifa edildiğinin ispatına tek başına yeterli olmadığını, Doktrinde yer verilen bu genel açıklamalardan sonra somut olayımıza baktığımızda davacı yan müvekkil şitketin ayıplı ifa iddialarının aksini yazılı belge ile ispat külfeti altında olduğunu beyanda bulunmakla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
İcra Dosyası
Adana 5 İcra Müdürlüğü’ nün 2020/... E Sayılı dosyasının incelenmesinde, .... Ltd şti İle .... arasında 17/06/2020 tarihli 19.020,85 TL tutarlı cari hesaptan kalan borç bakiye miktarından kaynaklı, 17/06/2020 takip tarihi, 19.020,85 TL takip çıkışlı ilamsız takip yapıldığı, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememize Keşif Sonrası Alınan Bilirkişi ek ve kök raporlarına göre :
Dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda; Taraflar arasında icra takibine konu edilen faturaların karşılıklı olarak vergi dairelerine bildirilmiş olduğu dolayısıyla taraflar arasında bu yönde bir ihtilafın olmadığı, davalı tarafından da takip konusu yapılan faturalara itiraz edilmeyip yasal beyannamelere intikal ettirildiği dolayısıyla bunun kabul anlamına geldiği görülmekte olduğunu, davacı tarafından davalı adına kesilen 6 adet fatura toplamının KDV dahil toplam 89.020,85 TL olduğu ve bu tutara karşılık davalı şirket tarafından değişik tarihlerde çek olarak ya da banka üzerinden toplam 70.000 TL tutarlı ödeme yapıldığı fatura tutarlarından, yapılan ödemenin mahsul edilmesi sonrasında kalan bakiyenin (89.020,85 TL-70.000 TL) 19.020,85 TL olduğu ve bu tutarın takip konusu edildiği, ancak teknik bilirkişilerce yapılan inceleme neticesinde ayıplı olan imalat tutarlarının 3.500 TL olarak tespit edildiği ve bu tutardan icra takibine konu edilen tutarın tenzil edilmesi sonucunda kalan tutarın davacının asıl alacak tutarı olduğu, buna göre toplam alacak tutarının 15.520,85 TL alacağın olduğu bildirilmiştir. KABUL VE GEREKÇE:
Tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı müteahhit tarafından davalıya ait işyerinde taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak imalat nedeni ile bakiye alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, her ne kadar davalı tarafından işin ayıplı imal edildiğinden bahisle bulunulan defiye karşı davacı tarafça süresinde ayıp ihbarı bulunmadığından bahisle bu defin dinlenmeyeceği öne sürülmüş ise de, Yargıtay 15 Hukuk Dairesinin emsal nitelikli 2019/1628-2660, 2017/1814-2019/1615, EK sayılı kararında da belirtildii üzere taraflar arasındaki sözleşmede Garanti süresi ön görülmüş olmasına göre muayene yükümlülüğu olmaksızın garanti süresi içerisinde her zaman ayıp definin öne sürülebileceği değerlendirilmekle davacı vekilinin ayıp definin dinlenemeyeceğine yönelik iddiası değerlendirme dışı bırakılmış ve Yargıtay 15 Hukuk Dairesinin 2016/4970-2018/786 EK ve 2015/4557-2015/6289 EK sayılı emsal nitelikli kararlarında da açıklandığı üzere ayıbın eser sahibince ispatlanması gerektiği anlaşılmakla, mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi ek ve kök raporlarına göre taraflar arasındaki iş bedelinin 89.020,85 TL olduğu, bu bedelin 70.000 TL sinin ödeme ile borcun sona erdiği, takibe konu bakiye 19.020,85 TL lik kısım için ise ayıplı imalat bedeli olan 3.500 TL nin düşülmesi ile oluşacak miktar olan 15.520,85 TL'nin takip tarihi itibari ile eser sözleşmesi kapsamında halen müteahhit davacının alacağının bulunduğun anlaşılmasına göre davanın bu miktar yönünden kısmen kabulü ile, davalının Adana 5 İcra Müdürlüğünün 2020/... E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin davalı yönünden 15.520,85 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faiz uygulanmak sureti ile devamına, alacağın eser sözleşmesinden kaynaklanması ve alacağın miktarının bu nedenle belirlenebilir olmaması nedeni ile koşulları oluşmadığından davacı yanın icra inkar tazminat talebinin reddine, fazlaya dair taleplerin reddine, davacının alacağı bulunmadığı halde kötü niyetli olarak takip yapıldığına dair delil olmaması nedeni ile red edilen kısım yönü ile davalı yanın kötü niyet tazminat talebinin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABULÜ İLE
Davalının Adana 5 İcra Müdürlüğünün 2020/... E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin davalı yönünden 15.520,85 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faiz uygulanmak sureti ile devamına, Koşulları oluşmadığından davacı yanın icra inkar tazminat talebinin reddine, -Fazlaya dair taleplerin reddine, -Koşulları oluşmadığından red edilen kısım yönü ile davalı yanın kötü niyet tazminat talebinin reddine,
2.Alınması gereken 1.060,22 TL karar harcından, peşin alınan 229,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 830,25 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Düzenlenen sarf kararı gereği 1.320, TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 5.100 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 3.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6.Davacı tarafından yatırılan 229,97 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7.Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.722,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 1.405,13 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8.Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine adesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı 01/03/2022 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)
(e-imzalıdır)