11. Hukuk Dairesi

Davalı vekili, müvekkilinin ..... yılında asıl borçlu kardeşi . ..... yanında sigortalı çalıştığı esnada . .....; müvekkilinin o esnada ikamet ettiği adresinde bulanan gayrimenkul üzerine kredi çekeceğini, müvekkilinin kendisine kefil olmasını istemesi üzerine kardeşine kefil olmak için.........gittiğini, bu aşamada banka tarafından müvekkiline gayrimenkul üzerine kredi çekilmek için bazı evraklara ismini ve soyadını yazmasını ve bu evraklara imza atması gerektiği söylendiğini, müvekkilinin bu evrakları imzaladığını, daha sonrasında kefillik için sadece kendisinin imzasının yeterli olmayacağını eşininde imzası gerektiği söylendiğini, bunun üzerine müvekkilinin eşinin evde olduğunu, gelemeyeceğini söylediğini, müvekkilinin evine gidilip eşinden imza alındığını, asıl borçlu ........ tarafından davacı bankaca onaylanan gayrimenkul kredisinden vazgeçildiğini, davalının sadece gayrimenkul kredisinin çekilmesi için kefil olduğunu, kardeşinin başkaca hiçbir borcuna ve kartına asla kefil olmadığını, müvekkilinin kefil olduğu gayrimenkul kredisinin de onaylanmasına rağmen çekilmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, mezkur kefalet sözleşmesinde kefalet tarihinin davalı eli ürünü olmadığı ve bu nedenle de mezkur kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartına aykırılık nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap