Aramaya Dön

Danıştay 12. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/6098
Karar No
K. 2023/2383
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/6098 E.  ,  2023/2383 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No: 2022/6098
Karar No: 2023/2383
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Valiliği
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …'ı temsilen … Sendikası
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Balıkesir ili Edremit ilçesi ... İlkokulunda veri hazırlama ve kontrol işletmeni (%70 engelli personel) olarak görev yapmakta iken isteği üzerine emekliye ayrılan, ancak adi malullük aylığı bağlanması için gerekli olan 10 yıllık hizmeti bulunmadığından bahisle, bu defa 5434 sayılı Kanun'un 82. maddesi kapsamında "toptan ödeme" yapılmak suretiyle emekliye sevk edilen davacı tarafından; emekli aylığı bağlanması için eksik hizmet süresini tamamlamak üzere görevine iade edilmesi talebiyle yapılan 23/10/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin Balıkesir Valiliği işleminin ve 27/09/2018 tarihli Valilik oluruyla verilen emeklilik onayının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; kamu görevlilerinin kendi isteği ile emekliye ayrılma talebinde bulunması üzerine ilgili idare tarafından emekliye sevk onayının yapılması sonucunda artık bu kişinin emeklilik statüsüne girdiği; kamu görevlisinin kendi iradesi üzerine tesis edilen emeklilik işleminin gerekli yasal koşulları bulunmadığı sürece idare tarafından kaldırılamayacağı gibi, ilgilinin talebi üzerine de geri alınamayacağı; emekliye sevk işleminin onayından önceki aşamada emeklilik talebinden vazgeçilmesinin mümkün olduğu; uyuşmazlık konusu olayda, davacının açık bir irade beyanıyla yaptığı emeklilik talebi doğrultusunda emeklilik işleminin Kanun'un öngördüğü makam onayı alınmakla tekemmül ettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, tam teşekküllü bir Devlet Hastanesinden alınacak "çalışabilir" yönündeki sağlık kurulu raporunun Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca incelenip onaylanması ve atamanın yapılmasının da ilgili kurumca uygun görülmesi halinde davacının yeniden göreve başlayabileceğinin açık olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 27/04/2022 tarih ve E:2021/4693, K:2022/2501 sayılı bozma kararına uyularak; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda emekliye sevk işlemi; yaş haddi, sicil, disiplin, resen emeklilik gibi ayrışık hükümler hariç olmak üzere, esas itibarıyla kamu görevlisinin iradesine bağlanmış olup; bu nitelikleri itibarıyla istek üzerine tesis edilen emekliye sevk işleminin, yasal koşullar oluşmadığı sürece idare tarafından geri alınması mümkün olmadığı gibi, emekliye sevk onayı tesis edildikten sonra ilgililerin isteği üzerine de geri alınmasının mümkün bulunmadığı; emekliye ayrılma isteğini bildirmek suretiyle iradesini beyan eden kişinin, emekliye sevk onayıyla birlikte emekli statüsüne girdiğinden, emekliye sevk işleminin ilgilinin istemindeki değişiklik nedeniyle geri alınmasının statü hukuku ile bağdaşmadığı; bununla birlikte, kamu görevlisinin emekli olma iradesinin fesada uğraması, diğer bir ifadeyle emeklilik isteminin gerçek iradesini yansıtmaması halinde, emekliye sevk işleminin hukuka aykırı olacağının da açık olduğu; kamu görevlileri emekliye ayrılma iradelerini belirlerken, emeklilik mevzuatı çerçevesinde, yaş ve hizmet süreleri itibarıyla emekli aylığı bağlanmasına hak kazanıp kazanamadıklarını da gözettiği; kamu görevlilerinin emeklilik hakları ve emekli aylığı bağlanması koşullarının, kural olarak 5434 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olup; anılan Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasında, en az 10 yıl fiili hizmet süresi bulunan ve adi malul olduğuna karar verilen iştirakçilere, adi malullük aylığı bağlanmasının öngörüldüğü; uyuşmazlık konusu olayda, engelli memur statüsünde görev yapmakta iken malulen emekliye ayrılma talebinde bulunan davacının, 1994 yılında ücretli öğretmenlikte geçen süreyle birlikte 10 yıldan fazla hizmeti olduğundan bahisle, adi malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu düşüncesiyle emekliye ayrılma isteminde bulunduğu; 5434 sayılı Kanun'un 82. maddesi kapsamında toptan ödeme yapılarak emekliye ayrılması yönünde bir isteminin bulunmadığı; bu yönüyle, davacının gerçek iradesinin, adi malullük aylığı bağlanacak şekilde emekliye ayrılmak olduğu halde, davacının talebi olmaksızın, toptan ödeme yapılmak suretiyle emekliye sevk edildiğinin anlaşıldığı; buna göre, davacının 1994 yılında ücretli öğretmenlikte geçen hizmetinin, emeklilik fiili hizmet süresine dahil edilmemesi nedeniyle, 10 yıllık hizmet süresini tamamlayamadığı dikkate alındığında; davalı idare tarafından, adi malullük aylığı bağlanması için gerekli olan 10 yıllık hizmet süresini doldurmadığının davacıya bildirilmesi ve görevine iade edilerek, eksik hizmet süresi tamamlatılmak suretiyle emekliye sevk işleminin tesis edilmesi gerekirken, davacının talebi olmaksızın toptan ödeme yapılmak suretiyle emekliye sevk edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının emekliye sevk işlemlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bildirilen hususlar doğrultusunda yapıldığı, davacıya ait raporların incelenmesi sonucu adi malul olduğuna karar verilmesi üzerine, davacının göreviyle ilişiğinin kesilmesi gerektiğinin belirtildiği, ilgili yazı üzerine emekliye sevk işlemlerinin yapıldığı, davacının emeklilik onayının doğrudan iptal edilmediği, 5434 sayılı Kanun'un 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre yapılan onayın 44. madde olarak değiştirilmesine yönelik olduğu; davacının kendi rızası ile verdiği emeklilik talebini içerir dilekçe doğrultusunda işlemlerin tesis edildiği, davacının 10 yıllık hizmet süresini doldurmamış olmasının emekliye sevkine engel teşkil etmediği, bu nedenle dava konusu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği savunulmaktadır. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, Bölge İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemlerin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 03/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.