Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ANTALYA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/718 Esas
KARAR NO: 2024/282
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/08/2022
KARAR TARİHİ: 02/04/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalının ... işletmesinde kullanmak üzere müvekkilinden ... tarihli 5.000,00.-TL bedelli faturaya konu bir takım ... ve ... sistemi satın aldığını, 500,00.-TL ödeme sonrası kalan borcunu ödemediğini, bunun üzerine Antalya ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibe giriştiklerini, uzun süre davalıya ulaşılamadığını, ödeme emrinin ... tarihinde tebliğ edilebildiğini, davalının borcu ödememek için Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında zaman aşımı itirazında bulunduğunu, itirazının reddedildiğini, davalının ev adresine hacze gidildiğini, davalının kızının evin kendisine ait olduğundan bahisle istihkak iddiasında bulunduğunu, haczedilen menkullerle ilgili istihkak iddiasının reddedildiğini, davalının borcunu ödememek için gerçekte kendisine ait ... İşletmesini kızı adına gösterdiğini, borcu ödememek için her türlü gayreti gösterdiğini, nitekim ... yılında doğan borcun ancak ... yılında tahsil edilebildiğini, davalının ödemeyi takip dosyasına ... tarihinde yaptığını, masraf ve vekalet ücreti düşüldükten sonra davacı şirkete ödenen paranın 10.500,00.-TL olduğunu, davalıya satılan ürünlerin bu bedelle yerine konulmasının mümkün olmadığını, borcun 16 yıl sonra ödendiğini, 16 yıl sonra işleyen faizin zararı karşılamasının mümkün olmadığını, müvekkilinin faizi aşan zararının bulunduğunu belirterek TBK'nın 122. Maddesine göre bu zararın tespiti ile şimdilik 15.000,00.-TL madi tazminatın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, icra takibindeki bonoların 3 yıllık zaman aşımı nedeniyle kambiyo niteliğini yitirdiğini, adi alacağa dönüştüğünü, genel zaman aşımı süresinin de geçtiğini, asıl borçlunun müvekkilinin eski eşi olduğunu, müvekkilinin kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olduğunu, davacının takipten sonra müvekkiline ödeme emri göndermediğini, icra dosyasından durumun belli olduğunu, müvekkilinin icra takibinden ... tarihinde haberdar olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin nüfusta belli olduğunu, kendisine çok rahat ulaşılabileceğini, davacının takip dosyasının atıl durumda bıraktığını, hiç işlem yapmadığını, borcun geç ödenmesinde müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, haberdar olduktan sonra faiziyle birlikte borcu ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucu ... tarih ... esas ... karar sayılı ilam ile davacının tacir olmasına rağmen davalının tacir olmadığı olayda mutlak ticari davanın da bulunmadığı bu nedenle asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosyanın gittiği Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ... tarih ... esas - ... karar sayılı ilam ile karşı görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Antalya BAM ... Hukuk Dairesine gönderildiği, ilgili dairenin ... tarihli kararı ile mahkememiz görevli bulunarak kararımızın kaldırıldığı, dosyanın mahkememize iade edildiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE :

Davacı vekili tarafından fatura ve satış sözleşmesi örneği, bono suretleri, davalının takip dosyasına alınan SGK bilgileri ve borçlunun işletmesi ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi sureti delil olarak sunulmuş, mahkememizce Antalya ... İcra Dairesinin ...

E. Sayılı dosyası celp edilmiş davalının tacir olup olmadığı araştırılmış tüm deliller toplanmıştır.

Dava, borcun geç ödenmesi sebebiyle oluşan munzam zararın tazminine ilişkin maddi tazminat davasıdır.

Geç ödendiği iddia edilen borcun konu edildiği Antalya ... İcra Dairesinin ...

E. Sayılı dosyasının incelenmesinde davacı vekilinin ...

tarihinde davalı ve dava dışı ... aleyhine asıl alacak faiz ve komisyon olmak üzere toplam 3.947,80-TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe giriştiği, takip dayanağı bonoların ... tanzim tarihli olup sırasıyla ... - ... tarihine kadar her ayın aynı günü ödeme olacak şekilde vadeler içeren bonolardan oluştuğu, davacının lehtar davalı borçlunun keşideci olduğu görülmüştür.

Davanın dayanağı olan 6098 sayılı TBK'nın aşkın zarar başlıklı 122. Maddesine göre; Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Dolayısıyla alacaklının tazminat hakkının doğması için borçlunun borcun geç ödenmesinde kusurunun bulunması ve alacaklının bundan dolayı somut bir zararının oluşması gerekir.

Somut olayda takip ... yılında başlatılmış, borçlu davalıya çıkartılan ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligat tebliğ edilemeyip iade döndükten sonra dosya uzun süre takipsiz bırakılmış, davacı alacaklı takibi sırasıyla ...-... ve ... yıllarında yenilemiş, ancak borçluya tebligat yapılamamış, son olarak ... tarihinde davalı borçlunun mernis adresine çıkartılan normal tebligat ile bizzat kendisine ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu takibin zaman aşımına uğraması sebebiyle icra hukuk mahkemesine şikayet yoluyla başvurmuş, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... esas - ... karar sayılı ilamı ile şikayetin süresinde olmaması gerekçesiyle talep reddedilmiş, ardından borçlu borcunu ... tarihinde ödemiştir.

Davalı borçlunun ödeme emrini tebliğ alır almaz öncelikle şikayet yoluna başvurduğu, başvurusu reddedilince borcunu hemen ödediği görülmektedir. Davalı borçlunun şikayet yoluna başvurusu yasal hakkını kullanmak amacıyla yapıldığından borcu geciktirme kastının bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Yine davacının iddiasının aksine davalı borçlunun adresinin tespit edilmemesi amacında olmadığı, zira tebligat yapılan mernis adresinin borçlu tarafından ... tarihinde nüfus müdürlüğüne beyan edildiği, iddiaya konu hacze gidilen yerde de hacze gidildiği gün dosya borcunun ödendiği görülmüştür. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde borçlunun, borcun geç ödenmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bilakis kusurun, dosyayı uzun süre takipsiz bırakan ve borçlunun ... yılında nüfusa beyan ettiği mernis adresine tebliğ yapılmasını talep etmeyen davacı alacaklıda olduğu kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan yerleşik Yargıtay kararlarına göre zararın varlığı için sadece enflasyonun yetmeyeceği, davacı alacaklının zararının somut olarak doğmasının gerektiği, eldeki davada bu yönde tespiti gerektirir somut bir olaydan bahsedilmediği, neticeten şartları oluşmadığından davacının davasının reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,

1.Davanın reddine,

2.Alınması gerekli 427,60-TL harçtan peşin alınan 256,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 171,43‬-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

4.Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 1.560,00-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE,

5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 15.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.02/04/2024 Katip ... (e-imzalıdır) Hakim ... (e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
02.04.2024 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Sigorta Hukuku 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu TBK md.122 K6098 md.122 K6325 md.13