10. Ceza Dairesi 2024/1468 E. , 2024/17091 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 31.
Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2015/259 Esas, 2015/282 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.01.2021 tarihli ve 2020/8182 Esas, 2021/383 Karar sayılı bozma kararı sonrası yapılan yargılama ile İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/186 Esas, 2021/497 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, kamu davasının durmasına tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazı için Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Sanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 04.11.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
C. Denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine 04.11.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2022 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
D. İzmir 31.
Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2023 tarihli ve 2022/1030 Esas, 2023/667 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; sanık 18.10.2023 tarihli dilekçe ile hakkında etkin pişmanlık ve lehine hükümlerin uygulanmaması, kararın suç ve cezanın orantılı olması ilkesine aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
III. GEREKÇE
Dairemizin yukarıda anılan bozma ilamına uyularak, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/186 Esas, 2021/497 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin sadece tebligat eksikliği giderilerek 11.08.2014 tarihli erteleme kararının usulüne uygun kesinleştirilmesini müteakip erteleme kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında ikinci kez 04.11.2021 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının anlaşılması üzerine ikinci kez 27.12.2022 tarihinde düzenlenen iddianame ile İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1030 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan mükerrer kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosya ile incelenen dosyanın birleştirilip ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın UYAP sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, 27.12.2022 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden ise mükerrer açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verildiği anlaşıldığından 27.12.2022 tarihli iddianamenin zamanaşımı süresini kesmeyeceği kabul edilerek yapılan incelemede;
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 07.05.2015 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 20.09.2023 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2023 tarihli ve 2022/1030 Esas, 2023/667 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2024 tarihinde karar verildi