T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/638 Esas - 2023/701
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Ostim Şubesi ile ... Madeni Yağ Pet.Ltd.Şti. arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye dayanılarak kredi kullandırıldığını, davalı taraf kendi sözleşmesini müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile imzalandığını ve asıl borçlu gibi borcun ödenmemesinden doğan sorumluluğunu üstlendiğini, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek asıl borçlu ve kefile ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine borçlu aleyhinde ...
14.İcra Müdürlüğünün 2022/4320 esas sayılı dosyası üzerinde icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını belirterek davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhinde % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açılması gereken süre içinde açılmamış olup hak düşürücü sürelerinin dolduğunu, davacı tarafından kredi kartı aslının dosyaya sunulmadığı, kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, icra takip dosyası yenilenme süreçleriyle birlikte üzerinden 17 yıl geçtiğini, dosyanın açık olduğu süreçte 10 yıl olmadığından alacak zaman aşımına uğradığını, bu nedenle ...... esas sayılı dosyasının alacağının zaman aşımına uğradığını, kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olduğunu kabul etmemekle birlikte müvekkilinin ilgili sözleşmeyi hangi sıfatla imzaladığı dahi belirsiz olduunu, müvekkili dosya borçlusu ... Madeni Yağ.Pet.Ltd.Şti. İle iş ilişkisini 2005 itibariyle sonlandırılmış olup, iddia edilen kredi de müvekkiline ödenmediği gibi müvekkili tarafından kullandırılmadığını belirterek davanın tüm talepler yönünden reddine, alacağın % 20'sinden az olmamamk üzere lehlerine kötü niyet tazminat hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda kefalet ilişkisine uygulanacak özel bir zamanaşımı düzenlemesi bulunmamakta olup, 818 sayılı Kanun'un 125. maddesinde düzenlenen on yıllık sözleşme zamanaşımı uygulanmış, 6101 sayılı TBK'nu ile ise bu konuda özel bir düzenlemeye yer verilmiştir. 6101 sayılı TBK'nın 598/3maddesinde "Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından itibaren başlayarak on yılın geçmesi ile ortadan kalkar." düzenlemesi ile, Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5/2. maddesinde " Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden daha uzun olamaz." düzenlemesi bulunmaktadır. 6101 sayılı TBK'un 598. maddesi ile kefalet ilişkisinde on yıllık hakdüşürücü süre öngörülmüş ve Uygulama Kanunu'nun 5/2. maddesi ile de bir yıllık ek süre düzenlenmiş olup, kanunun öngördüğü kefalet sözleşmesinin yapıldığı tarihten itibaren on yıllık hak düşürücü süre ile bir yıllık eksürededava açılmadığı/talepte bulunulmadığı takdirde kefilin, kefalet sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğü ortadan kalkacak olup, hakdüşürücü sürenin zamanaşımının aksine kesilmesi ve durması da söz konusu değildir.
Somut olayda, hakkında dava açılan kefil ... 'ün kefaleti 08/12/2004 tarihli olup, icra takibininin 09/10/2006 tarihinde açıldığı ve davalının 04.04.2011 tarihinde borca itirazı üzerine takibin durduğu gözetildiğinde, dava tarihi itibari ile TBK'nın 598. maddesi ve Uygulama Kanunu'nun 5/2. maddesinde düzenleme yeri bulan on yıllık hakdüşürücü süre geçmiştir. Her ne kadar davalı banka davacının müşterek borçlu olduğunu iddia etmiş ise de , kredi kullanan asıl borçlu farklı olmakla davacının müteselsil kefil olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacının davasının REDDİNE,
Davalının tazminat talebinin REDDİNE,
Davacı Banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/11/2023