T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2021
ESAS-KARAR NO : 2020/452 E - 2021/817 K
DAVALI
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili,Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2020/6386 Esas sayılı icra takibinin dayanağı olan bononun davacının da ortağı olduğu ... Hizmetleri şirketi tarafından şirket yetkilisi olan ...' a verildiğini, bu bononun şirket tarafından verilmesini gerektirir bir neden ve borç ilişkisi olmadığını, her nasıl ise aynı bononun bu bono nedeni ile 60.000,00 TL borçlu olması gereken davacı ...'a devir edilip icra takibine konu edilerek kendilerinden 60.000,00 TL talep edildiğini, bono arkasındaki beş kişiye ait imza nedeni ile imzası bulunan kişilerin lehtara karşı sorumlu olmaları sonucunu doğurabileceğini, davalının bu bonoya dayanıp, kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibi yaparak kendisinden talepte bulunamayacağını belirtip, icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, bono bedeli kadar dava dışı şirkete ödeme yaptığını, bu nedenle bononun beyaz ciro ile kendisine teslim edildiğini, bono bedelinden davacı da dahil bono arkasında imzası bulunan kişilerin 1/5 oranına karşılık gelen 60.000,00 TL için kendisine ödeme yapmak zorunda olduğunu belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, Türk Ticaret Kanunu’nun TTK.nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 701.maddesi, “ Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır” hükmünü içerdiği, diğer yandan senedin arka yüzüne atılan her imza ciro hükmünde ise de aval verildiğini gösterir bir ibare kullanılarak arka yüze imza atılmasının mümkün olduğu, somut olayda, takibe konu bononun arka yüzünde; “Alttaki 5 imzanın sahibi olan ortakların herbiri bu senetten 1/5 oranında sorumludur” ibaresinin yer aldığı ve sıralı şekilde beş imzanın bulunduğu, sonrasında başka bir imza bulunmadığı gibi aval için olduğuna ilişkin ibare de bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, bu imzalar aval hükmünde olmadığı, takibe dayanak bononun arka yüzünde lehtarın cirosundan sonra yer alan “Alttaki 5 imzanın sahibi olan ortakların herbiri bu senetten 1/5 oranında sorumludur” ibaresi ve altına açılan beş imzanın ciro hükmünde olduğu, bu ibareye göre beş imza sahibinin senedi lehtardan 1/5 hak sahibi olmak üzere birlikte aldıkları sonucuna varıldığı, bu durumda senedi birlikte alan bu beş kişinin birbirini takip hakkı bulunmadığı, ancak senedi düzenleyene ve lehtara müracaat hakları olduğu, beş imza sahibinden biri olan takip alacaklısı ...'ın beş imzadan birinin sahibi olduğu iddia edilen ... aleyhine bonoya dayanarak kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi başlatamayacağı, davalının genel hükümlere göre açacağı ayrı bir dava ile "Ortağı olduğu dava dışı ... şirketine 300.000,00TL ödeme yaptığını, şirket ortağı olan ve bononun arkasında imzaları bulunan kişilerin bu ödemenin 60.000,00 TL sinden dolayı kendisine karşı ayrı ayrı sorumlu olduklarını kanıtlaması halinde alacağına ulaşmasının mümkün olduğu, bu bonoyu dayanak alarak bono arkasında imzaları bulunan ve kendisi dışındaki kişilerden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yolu ile talepte bulunmasının mümkün olmadığı kabul edilip; -Davacının davalıya Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20635 esas sayılı icra takibinde kendisinden talep edilen 1/5 oranına karşılık gelen 60.000,00 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının kabulüne, takip haksız olmakla birlikte kötüniyetli olarak yapıldığı kanıtlanamadığı için kötüniyet tazminatı isteğinin reddine, menfi tespit davası için zorunlu arabuluculuğa başvuru dava şartı olmayıp, davacı kendi isteği ile bu yola başvurduğundan, arabuluculuk için ödenen 1.320,00 TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1.İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Lehine tazminata karar verilmesi gerektiği ve aleyhine hükmedilen arabuluculuk ücretinin kaldırılması gerektiği bildirilmiştir.
2.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; Takibe konu bononun arka yüzünde “Alttaki 5 imzanın sahibi olan ortakların her biri bu senetten 1/5 oranında sorumludur. 28.03.2017” ibaresi yer almakta olup, bu ibare herhangi bir kayıt veya şart içermeyen, aksine kesin bir biçimde borcun belirli bir bölümünden sorumlu olunduğunu ikrar eden net ve anlaşılır bir beyan olduğu, davanın reddi gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Dava konusu senetten dolayı davacının sorumluluğunun değerlendirilmesi hususu uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2017/ 20635 esas sayılı dosyasında; ... tarafından ... Anonim Şirketi, ..., ... ve ... ile ... aleyhine 300.000,00TL bono bedeli ve işlemiş faiz protesto gideri gösterilerek 03.11.2017 tarihinde 28.03.2017 düzenleme tarihli 05.10.2017 vade tarihli 300.000,00TL bedelli bonoya dayalı olarak takip yapıldığı görülmüştür.
Ankara 32.İcra Müdürlüğünün 2020/6386 Esas sayılı dosyasında da dava konusu senedin incelenmesinde; 28/03/2017 düzenleme, 05.10.2017 ödeme tarihli, 300.000,00 TL bedelli olup, keşidecisi dava dışı... Şirketi ve lehtarı ... olan bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibi başlatılmıştır.
Takiplere dayanak 28/03/2017 düzenleme, 05/10/2017 ödeme tarihli, 300.000,00 TL bedelli, nakten ihdas edilen, keşidecisi dava dışı ... Hiz. A.Ş. ve lehtarı ... olan bononun arka bölümü incelendiğinde lehdar tarafından ciro imzası sonrası "alttaki beş imza sahibi olan ortakların bu senetten 1/5 oranında sorumludurlar. 28.03.2017" ibaresinin yer aldığı sonrasında sırayla; Ankara 21.İcra Dairesinin 2019/3 İflas dosyasında ... Hiz. A.Ş' nin iflas tasfiye işlemleri olduğu, Ticaret Sicil Gazetesinin 08.04.2019 tarihli nüshasında adi tasfiye ve iflasın açılması ilanı yapıldığı anlaşılmıştır.
Buna göre Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle ticari davalarda menfi tespit istemi yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartının 01.09.2023 tarihinde getirilmiş olmasına, davacının bu tarihten önceki başvurusu üzerine belirlenen arabuluculuk ücretine kendisinin katlanması gerekmesine, takip haksız ise de kötüniyetle yapılmış olduğunun kanıtlanamamasına; dava konusu senedin arka tarafında atılı beş imza sahibinin birlikte senedi lehdardan 1/5 hak sahibi olarak ciro almalarına, birbirlerine kambiyo senedi yönünden icra takibi hakları olmamasına, birbirlerine karşı genel hükümlere dayalı talepte bulunabilecek olmalarına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b)Harçlar Kanunu Genel Tebliği eki (1) sayılı tarifenin A-III-1-e uyarınca işin esası ile ilgili olduğundan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,95 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 08/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."