11. Hukuk Dairesi 2009/11409 E. , 2011/3836 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/369-2008/658 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan navlun alacağına ilişkin fatura bedelinin tahsili için İzmir’de başlatılan icra takibinin davalının yetkiye, borca ve faize itirazıyla durduğunu, BK.
73.madde gereğince ve akdin ifa yerinin İzmir olması nedeniyle İzmir Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin adresinin Ankara olması nedeniyle Ankara İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile herhangi bir ticari ve hukuki ilişkisinin bulunmadığını, takipten önce veya ödeme emri ekinde faturanın kendilerine tebliğ edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişkinin kabul edilmediği, borçlu davalının adresinin Ankara olduğu gerekçesiyle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın kabulü ile yetkili icra dairesince yapılmış takip bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, akdi ilişkinin kabul edilmediğinden ve borçlunun adresinin Ankara olduğundan bahisle yetkiye ilişkin itirazın kabulüne ve yetkili icra dairesince yapılan takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisindeki 23/01/2008 tarihli taşıma senedinde davalının gönderilen, davacının taşıyıcı sıfatında olduğu, davacının bu hukuki ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiği navlun alacağının tahsili için takip başlattığı, taşımanın İspanya-İzmir arasında yapılmasına göre uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 31/b maddesinde “Taşımacının yükü aldığı veya teslim yeri olarak gösterilen yerlerde dava açılabileceğinin” düzenlendiği, aynı şekilde HUMK’nun 10. maddesindeki davanın mukavelenin icra olunacağı yerde de açılabileceği şeklindeki hükme göre, teslim yeri olan İzmir mahkemelerinde dava açılabileceği ve icra takibi yapılabileceği gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.