1. Hukuk Dairesi         2023/4031 E.  ,  2023/6800 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/605 E., 2021/318 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.07.2021 tarihli ve 2019/605 Esas - 2021/318 Karar sayılı hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin olan Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2021/9540 Esas - 2022/6382 Karar sayılı kararının düzeltilmesi, süresinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili, birleştirilen davada davacılar-asıl davada dahili davalılar ... mirasçıları vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleştirilen davada davacılar; dava konusu 709 parsel sayılı taşınmazın ... adına kayıtlı iken, ölümünden çok sonra düzenlenen sahte vekaletname ile oğlu olan asıl davada davalı ... tarafından asıl ve birleştirilen davada davalı ...'a temlik edildiğini, Kazım tarafından da asıl ve birleştirilen davada davalı ...'e aktarıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptaline, eski hale iadesine ve ... mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı ...; iyiniyetli alıcı olduğunu belirtip davaların reddini savunmuş, diğer davalılar savunma getirmemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece, temlikte kullanılan vekaletnamenin sahteliğinin kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, davalı ...’ın da iyiniyetli sayılamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Bozma Kararı

Dairenin 09.10.2018 tarihli, 2015/13624 Esas, 2018/13280 Karar sayılı kararıyla; “Dosya içeriği, toplanan deliller ve İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 1994/3 Esas sayılı dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu taşınmazın vekil ... tarafından ...'a satışında kullanılan vekaletnamenin sahte olduğu ve ... ile ilk el konumundaki ...'un el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri anlaşıldığına göre ... adına oluşan kaydın yolsuz nitelik taşıdığı tartışmasızdır. Ancak, taşınmazı ...'tan satın alan ... üçüncü kişi (ikinci el) konumunda bulunmasından ötürü, koşulların gerçekleşmesi halinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1023 üncü maddesinin koruyuculuğundan yararlanabilecektir. Ne var ki, Mahkemece bu konuda hükme yeterli bir araştırma yapıldığı söylenemez...Hal böyle olunca, toplanmış ve toplanacak deliller ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek son kayıt maliki ... TMK'nın 1023 üncü maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacağının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilip yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçesiyle karar bozulmuş; birleştirilen davada davacılar ve davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin karar düzeltme istemi Dairenin 02.10.2019 tarihli, 2019/1959 Esas, 2019/4940 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.

3.Mahkemesince Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 01.07.2021 tarihli, 2019/605 Esas, 2021/318 Karar sayılı kararıyla; davalı ...’in iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğu, bu nedenle TMK'nın 1023 üncü maddesinin koruyuculuğundan yararlanması gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın davalı ... yönünden esastan reddine, birleştirilen davanın davalı ... ve Hazine yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ...

vekili, birleştirilen davada davacılar -asıl davada dahili davalılar ... mirasçıları ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2021/9540 Esas, 2022/6382 Karar sayılı kararıyla; bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak davalı ... yönünden asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, birleştirilen davada son kayıt maliki Kenan'ın iyiniyetli olması sebebiyle davanın reddedildiği; bu durumda davalı ... ve davalı ... hakkındaki davanın kayıt maliki olmamaları nedeniyle husumetten reddinin doğru olmadığı, ancak bu yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği, öte yandan bu hususta davalı ...'ın temyizi bulunmadığı ve davalı ... yönünden hükmün eleştirilmekle yetinildiği, birleştirilen davada davanın esastan reddi ve ret sebebinin aynı olduğu davalılar Kenan ve Tapu Müdürlüğü lehine tek nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı belirlenerek karar düzeltilerek onanmıştır.

VI. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ...

vekili, birleştirilen davada davacılar -asıl davada dahili davalılar ... mirasçıları vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

1.Asıl davada davacı -birleştirilen davada davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde; iddialarını tekrarlayıp davalı ...'ın tapu kütüğüne güvenen iyiniyetli kişi olduğunun ispatlanamadığını, satışların bir gün arayla yapılmasının ve davalı ... vekilinin tapuda harcı az ödemek için satış bedelinin ilk satışta ki bedel ile aynı gösterildiğini beyan etmesinin, davalının davaya konu taşınmaza komşu parselin maliki olmasının davalının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, tanık beyanlarına yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, yasal hasım olarak davayı açtığını, davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini istemiştir.

2.Birleştirilen davada davacılar -asıl davada dahili davalılar ... mirasçıları vekili; yolsuz tescilin ikinci günü bitişik parselin sahibi olan davalı ...'in gayrimenkulu satın aldığını, hayatın olağan akışına aykırı olan bu durumda davalı yönünden davanın reddi kararının açıkça kanuna ve adalete aykırı olduğunu, Türk Medeni Kanunu'nun 1023 üncü maddesine göre 3. kişi davalı ...'in iyiniyetli olma durumunun tüm Yargılama aşamasında ispatlanmadığını, Kanun'un aradığı 3. şahsın iyiniyetli olması şartının dava konusu olayda gerçekleşmediğini ve davacıların fahiş miktarda vekalet ücreti ödemek zorunda kalarak adeta haklarını aradıkları için cezalandırılmış olduklarını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sahtecilikten kaynaklanan yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705, 1022/1, 1023, 1024/2,1025/1-2 inci maddeleri .

3.Değerlendirme

1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 709 parsel sayılı taşınmazın 1979 yılında ölmüş olan ... adına kayıtlı iken 12.06.1989 tarihli vekaletname ile vekil kılınan oğlu ... tarafından 21.06.1989 tarihinde asıl ve birleştirilen davada davalı ...'a satış yoluyla temlik edildiği, Kazım'ın da taşınmazı 23.06.1989 tarihinde asıl ve birleştirilen davada diğer davalı ...'e devrettiği, derecattan geçerek kesinleşmiş İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2002 tarih 1994/3 Esas, 2002/28 Karar sayılı kararıyla, müteveffa ... adına düzenlenip satışta kullanılan 12.06.1989 tarihli vekaletnamenin sahte olduğu anlaşılmıştır.

2.Her ne kadar; Mahkemece ...’in iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğu belirlenmiş ise de dava konusu taşınmazın bitişik parselinin davalı ...'e ait olduğu; elden ödeme yaptığını beyan etmesine rağmen herhangi bir ödeme belgesi sunamadığı; İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2002 tarih 1994/3 Esas, 2002/28 Karar sayılı kararıyla, sahtecilikten ceza aldığı sabit olan satıcı ... ve alıcı ...'in 23.06.1989 tarihli resmi senette adreslerinin aynı olduğu ve davalı ... ile davalı ... arasındaki temlikte 2 gün bulunduğu anlaşılmasına göre, davalı ...'in yolsuz tescili bildiği kanaatine varılmıştır.

3.Hal böyle olunca; Mahkemece verilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken değinilen hususlar göz ardı edilerek hükmün onandığı anlaşılmakla, asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili ile birleştirilen davada davacılar -asıl davada dahili davalılar ... mirasçıları vekilinin karar düzeltme isteklerinin kabulü ile Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2021/9540 Esas, 2022/6382 Karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili ile birleştirilen davada davacılar-asıl davada dahili davalılar ... mirasçıları vekilinin karar düzeltme isteklerinin kabulüne, Dairenin 04.10.2022 tarihli ve 2021/9540 Esas, 2022/6382 Karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına ve hükmün BOZULMASINA,

Karar düzeltme ve temyiz peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen birleştirilen davada davacılar- asıl davada dahili davalılar ... mirasçılarına iadesine,

27.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
27.11.2023 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu