11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 gün ve 2008/252-2008/131 sayılı kararı bozan Daire’nin 19.10.2010 gün ve 2009/104-2010/10523 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacının vekili,davalılardan Jetpa Holdıng A.Ş.'nin 1997 yılında kurulduğunu,tek imza yetkilisinin diğer davalı ... olduğunu, Jetpa grubunun Almanya 'da dava dışı şirketler kurduğunu ve bu şirketlerin de tek imza yetkilisinin yine ... olduğunu, yurtdışında toplanan paraların Türkiye 'de kurulu bulunan davalı şirkete aktarılmasında kullanıldığını, Almanya ve Liechtenstein'da kurulu şirketler aracılığıyla yatırılan paraların tamamının geri ödenebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği güvenceleri ile milyonlarca DM para toplandığı kendisinin de Jetpa Internatıonal Marketıng and Tradıng AG'ye ortak olmak üzere 30.000 DM tutarında ödeme yaptığını ve kar payı ortaklık sertifikası talep formu adı altında bir belge verildiğini, akabinde ise ortaklık sözleşmesi isimli bir belge verilmek suretiyle istenildiğinde kar payı ile birlikte geri ödeneceğinin vaad edildiğini, şirketin hileli olarak iflas ettirildiğini, şirketin Alman ticaret sicilinden silindiğini, tahsilat yapılması mümkün olmadığı için işbu davayı davalılara yönelttiklerini, paranın ödenmemesi üzerine, gönderdikleri ihtara rağmen yine sonuç alamadıklarını, yurtdışında paravan şirketler tarafından toplanan paraların Türkiye’de davalıların hesaplarına aktarıldığını, davalıların bu suretle sebepsiz zenginleştiğini, yürüttükleri faaliyetlerin hukuka aykırı olduğunu, ... hakkında ceza yargılaması yapılarak mahkumiyet verildiğini ve bu şahsın yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle TTK.nun 336/5 nci maddesi gereğince sorumlu olduğunu, davalıların Bankalar Kanunu, SPK Kanunu, TTK hükümlerini ihlal ettiklerini ileri sürerek, davalıların doğrudan sorumluluklarının bulunduğuna, taraflar arasında kurulan mevzuata aykırı olan ilişkinin hükümsüzlüğüne, toplam 30.000 DM (15.338,75 EURO)'nin karşılığı 29.455,75 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir. Mahkemece, davanın erken açılmış olması sebebiyle reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 19.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur. Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap