11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/5007 E. , 2011/3919 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2009 tarih ve 2008/132 - 2009/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2011 gününde davalı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı taraf duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme gereğince dava dilekçesinde belli edilen araçların trafik ve kasko bedellerinin davacı tarafından ödendiğini ve daha sonra davalıdan tahsil edildiğini ancak, davalının 1.1.2007-14.3.2008 tarihleri arasında ödemesi gereken sigorta primlerini ödemediğini, tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından iddia edildiği gibi taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmenin bulunmadığını, trafik sigorta poliçelerinin vadeli düzenlenmesinin mümkün olmadığını, iddia edildiği gibi 01.02.2007- 14.03.2008 tarihleri arasında hiç bir kasko sigorta bedeli borcu bulunmayan müvekkilinin genelde tüm kasko ödemelerini kredi kartı aracılığıyla doğrudan sigorta şirketine yaptığını savunarak, davanın reddini istemiş ve % 40 dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, sigorta poliçesi bedelinin peşin tahsilinin kural olduğu, ancak davacı ile davalının poliçe bedelleriyle ilgili olarak açık hesap çalıştıkları, davalının poliçe bedellerine mahsuben bir takım kısmi ödemeler yaptığı,bu nedenle taraflar arasında sözleşme ve borç olmadığı yönündeki davalı savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve inkar tazminatına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava, davalıya ait araçların trafik ve kasko sigorta prim bedellerinin davalı adına ödendiği iddiasına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yalnızca davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapan bilirkişi raporu benimsenip hükme esas alınmak suertiyle yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, davacı vekili dava dilekçesinde davalının 1.1.2007-14.3.2008 tarihleri arasındaki ödemesi gereken trafik ve kasko poliçelerine ilişkin prim bedellerini ödemediğini iddia etmiş ise de, davacı tarafça davalıya ait hangi araçlara, hangi tarihte ne tür poliçenin tanzim edildiği, bu bağlamda tanzim edilen poliçelere ilişkin olarak prim alacağının ne olduğu hususu dilekçede açıklanmadığından mahkemece, HUMK'nun 75.maddesi gereğince davacı tarafa dava dilekçesini bu yönde anlaşılır bir biçimde açıklaması için süre verilmeden kapanış tasdiklerinin dahi bulunmadığı anlaşılan davacı defterleri üzerinde inceleme yapan ve denetleme olanağı bulunmayan bilirkişi raporunun hükme dayanak yapılması doğru görülmemiştir. Öte yandan, davacı tarafından davaya konu edilen poliçelerin davacının bağlı olduğu ana sigorta şirketine bildirilip bildirilmediği, davaya konu edilen poliçelerden dolayı davacının hangi tarihte ne kadar ödeme yaptığı, dava dilekçesinde belli edilen davalı şirkete ait araçların zorunlu mali sorumluluk ve kasko sigortasının başka şirketlerce yapılıp yapılmadığı, yine davacı tarafından tanzim edildiği iddia edilen poliçelerin davalı tarafından sözkonusu araçlarda kullanılıp kullanılmadığı denetime elverişli bir şekilde araştırılıp belirlenmeden üstelik davalı şirketin ticari defterleri dahi incelenmeden davacıya ait defterlerin delil değeri tartışılmadan mahkemece eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.