11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/13919 E. , 2010/5417 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2008 tarih ve 2006/318-2008/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. Vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü, zorunlu trafik sigortacısı ve otobüs zorunlu koltuk sigortacısı bulundukları minibüste yolcu olduğunu, davalı sürücünün kusuru nedeniyle meydana gelen kazada ağır yararlanıp ayak kısalığı dolayısıyla sakat kaldığını ileri sürerek, şimdilik (10.000) YTL maddi ve (10.000) YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini (davalı ... şirketlerinin sorumluuğunun maddi tazminat talebinden ve poliçe limitleriyle sınırlı olması kaydıyla) talep ve dava etmiş, 26.03.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini (36.000) YTL'na yükseltilmiştir. Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelen kaza sonucunda davacının meslekte kazanma gücünü % 52 oranında kaybedecek şekilde yaralandığı, buna göre davacının (48.452,92) YTL daimi, 90 gün süreyle çalışamadığından (1.276,32) YTL tam işgöremezlik tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle (36.000) YTL maddi ve (10.000) YTL manevi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketlerinin sadece maddi tazminat talebinden ve dava tarihinden itibaren yürülecek temerrüt faiziyle sorumlu olmalarına, yine davalı ...Ş.'nin sorumluuğunun teminat limiti olan (25.000) YTL ile davalı Batı Sigorta A.Ş.'nın ise (11.000) YTL ile sınırlı olması kaydıyla) karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1.Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu olan davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
Davalı .... vekili, müvekkiline 18.10.2006 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesine karşı 23.11.2006 tarihinde, 31.03.2008 tarihinde tebliğ edilen ıslah dilekçesine karşı da 04.04.2008 tarihinde, zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Her ne kadar dava dilekçesine karşı zamanaşımı def’i HUMK.’nun 195. maddesi uyarınca davaya cevap süresi içerisinde ileri sürülmemiş ise de aynı kanunun 202/2. maddesi uyarınca davacı, savunmanın genişletilmesine itiraz etmediğine göre, mahkemece davalı .... vekilinin bu savunmalarının incelenmesi gereklidir. Ancak mahkemece davalı vekilinin zamanaşımı savunması hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu durum karşısında mahkemece, davalı .... vekilinin hem dava hem de ıslah talebine karşı yaptığı zamanaşımı savunması üzerinde durularak, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2.Kabul şekli açısından da mümeyyiz davalı ...., diğer davalıların ilgilisi bulunduğu aracın otobüs zorunlu koltuk sigortacısıdır. Bu sigorta, sigortalı olarak gösterilen yolcu, sürücü ve sürücü yardımcıları yararına yapılmış bir ferdi kaza sigortası türü olup, bir meblağ sigortası olan otobüs zorunlu koltuk sigortasında sürekli iş görmezlik tazminatının, Zorunlu Otobüs Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları’nın 6. maddesinde belirlenen şartlar uyarınca, iş görmezlik halinin oluştuğu organ veya organlar dikkate alınarak, sigorta bedelinin poliçede belirlenen oranı dahilinde ödenmesi gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı ....’nin yukarıdaki açıklamalar uyarınca yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle tespit edilecek tazminat miktarından sorumlu olacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, meslekten kazanma gücünü yitirme oranına göre tazminat hesabı yaptırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.