Mühür bozma suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan beraetine dair, Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.07.2006 gün ve 2005/342 Esas, 2006/198 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesi'nden gönderme kararı ile Daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Tanık ...'ın soruşturma aşamasında alınan beyanında mührün bozulması talimatının sanık tarafından verildiğini beyan etmesine karşın, kovuşturma aşamasında beyanından dönerek talimatın o tarihteki genel müdür ... tarafından verildiğini beyan etmesi karşısında, ...'in tanık sıfatıyla ifadesine başvurulup, mührün bozulması talimatının kim tarafından verildiğinin saptanması ve gerekirse tanık ... hakkında bu suçtan suç duyurusunda bulunulması ve hakkında açılacak kamu davasının bu dava ile birleştirilerek yapılacak yargılama sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.