Esas No
E. 2023/1236
Karar No
K. 2023/4240
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2023/1236 E.  ,  2023/4240 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/611 E., 2023/12 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen asıl davada tapu iptali ve tescil, birleşen davada alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava reddine, birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davacı- birleşen davada davalı T.H. S.S. Elit Güneykent Konut Yapı Kooperatifi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı yüklenici kooperatif vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil ile aralarında davalının da bulunduğu taşınmaz hissedarları ile Ankara 5. Noterliğinin 19.08.2010 tarih ve 9710 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkilin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirerek iskan ruhsatı aldığını, buna karşın davalının sözleşme gereğince müvekkiline isabet eden 2 numaralı bağımsız bölümü devre yanaşmadığını belirterek söz konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap ve birleşen dava dilekçesinde özetle; sözleşme gereğince davacı tarafa verilmesi gereken 2 numaralı bağımsız bölümün 23.11.2010 tarihli protokol ile 180.000,00 TL bedel karşılığı müvekkiline satıldığını, kat irtifakı tesisi işlemleri sırasında bağımsız bölümün tapu kaydının kooperatif tarafından müvekkil adına çıkartıldığını belirterek asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiş; birleşen davasında ise ödediği 180.000,00 TL satış bedelinin tahsilini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI

İlk Derece Mahkemesi 2014/485 Esas, 2016/ 91 Karar ve 10.03.2016 tarihli kararıyla özetle; davaya konu bağımsız bölümün asıl davada davalı-birleşen davada davacı ...'ya satılmasına yönelik alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığı, taraflar arasında düzenlendiği belirtilen 23.11.2010 tarihli adi yazılı protokolün 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 42/6 maddesi gereğince geçersiz olduğu, bağımsız bölümün satışı karşılığı ödendiği iddia edilen 180.000,00 TL miktarın kooperatifin resmi kayıtlarında bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. BİRİNCİ BOZMA KARARI A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin kararını süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.

2.Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2016/3669 Esas, 2019/2399 Karar ve 28.05.2019 tarihli kararı ile özetle; asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz aşamasında, asıl davada davacı-birleşen davada davalı kooperatife ait yevmiye defteri ve 21.07.2010 tarihli ortaklar kurulu kararı sunulduğu, anılan yevmiye defterinde asıl davada davalı-birleşen davada davacının 180.000,00 TL ödemesinin kayıt altına alındığı, anılan ortaklar kurulu kararında ise 150.000,00 TL bedelden aşağı olmamak üzere bağımsız bölümlerin satışı için kooperatif yönetim kuruluna yetki verildiğinin görüldüğü, mahkemece temyiz aşamasında sunulan belgelerin tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İKİNCİ KARARI

İlk derece mahkemesinin 2020/183 Esas, 2021/167 Karar ve 25.05.2021 tarihli kararı ile özetle; 23.11.2010 tarihli satış protokolünün genel kurul kararına dayanmadığı, belirtilen satış protokolünün 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 42/6 maddesine aykırı olduğu, satış bedeli olduğu belirtilen 180.000,00 TL bedelin davacı kooperatif tarafından Bakanlığa ve Ticaret Sicili Müdürlüğüne verilen 'Gelir Tablosunda'' ve ''Ayrıntılı Bilançoda'' yer almadığı, davacı kooperatifin 2010 yılına ait ticari defterlerinin dava dışı ... tarafından 04.11.2020 havale tarihli dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğu, başka bir ifade ile davacı kooperatifin 2010 yılına ait ticari defterlerinin, 23.10.2010 tarihli satış protokolünün düzenlendiği tarihte muhtemelen kooperatifin elinde bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

VI. İKİNCİ BOZMA KARARI A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin kararını süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.

2.Dairemizin 2021/4601 Esas, 2022/4408 Karar ve 28.09.2022 tarihli kararı ile özetle; taraflar arasında imzalanan 23.11.2010 tarihli adi yazılı protokolde, davalı arsa sahibinin, kooperatife düşen 2 no.lu bağımsız bölümü 180.000,00 TL bedelle satın aldığı ve satış bedelini nakden ödendiği, söz konusu bağımsız bölümün tapu devrinin kat irtifakı kurulurken yapılacağının düzenlendiği, 21.07.2010 tarih ve 1 no.lu Ortaklar Kurulu kararı ile yönetim kuruluna kooperatif adına düşen dairelerden dilediklerini sözleşme veya kat irtifakı kurularak kat irtifakı tapusu ile 150.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satması yönünde yetki verildiği, bu ortaklar kurulu kararından sonra 06.08.2010 tarihli genel kurul kararı ile de ...'nun yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ve bu kişi tarafından imzalanan protokol ile de dava konusu bağımsız bölümün davalıya satışına karar verildiği, genel kurul tarafından yönetim kuruluna verilen yetkiye dayanılarak satış sözleşmesinin yapıldığının mahkemece kabulü gerektiği, bu protokole dayanılarak 19.10.2012 tarihli kat irtifakı ile dava konusu taşınmazın davalı adına tescil edildiği, ayrıca asıl davada davalı tarafça ödenen satış bedelinin gelir tablosunda ve ayrıntılı bilançoda gösterilmediği mahkemece belirtmiş ise de, söz konusu satış bedeli kooperatif tarafından tutulması zorunlu yasal defterlerden olan yevmiye defterinde, “Alınan sipariş avansları: 2 no.lu dairenin ...’ya satışı, 23.11.2010 tarihli ve 180.000,00 TL” olarak kayıtlı olup, davalı, davacı kooperatifin ticari defterlerine dayandığından ve davacının ticari defterleri de kendi aleyhine HMK 222. maddesi uyarınca kesin delil olduğundan mahkemece yevmiye defterine itibar edilerek davalının satış bedelini ödediği hususunun kabul edilmesi gerekirken, kesin delil mahiyetinde olmayan gelir tablosunun ve ayrıntılı bilançonun hükme esas alınmasının doğru olmadığı, mahkemece ayrıca, davacı kooperatifin 2010 yılına ait ticari defterlerinin dava dışı ... tarafından 04.11.2020 havale tarihli dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğu, başka bir ifade ile davacı kooperatifin 2010 yılına ait ticari defterlerinin, 23.10.2010 tarihli satış protokolünün düzenlendiği tarihte muhtemelen kooperatifin elinde bulunmadığı gerekçesine dayanılmış ise de, söz konusu tarihlerde ... kooperatif yönetim kurulu üyesi olup, bu kişiye kooperatif adına ve hesabına işlem yapma yetkisi verildiğinden yönetim kurulu üyesi sıfatıyla kooperatife bir zarar vermiş ise iç ilişkide bu yönetim kurulu üyesinin sorumluluğunu gerektirdiği, davalı–birleşen dosya davacısının aleyhine yorum yapılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle mahkemece asıl davada, genel kurul kararına dayalı olarak yönetim kurulu tarafından yapılan bağımsız bölüm satışının geçerli olduğu kabul edilerek tapu iptal tescil talebinin reddine, asıl davanın reddine karar verildiğinden bedel talebine dair birleşen dava da konusuz kaldığından birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

VII. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI

İlk derece mahkemesinin 2022/6111 Esas, 2023/12 Karar ve 31.01.2023 tarihli kararı ile özetle; bozma ilamına uyularak asıl davanın reddine, birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/555 Esas ve 2015/434 Karar sayılı dosyası üzerinden açılan davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VIII. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı–birleşen dosya davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı–birleşen dosya davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kabul anlamına gelmemekle birlikte adi yazılı belgenin kooperatifin eski yöneticisi tarafından sonradan düzenlendiği, kooperatif kayıtlarında olmadığı, genel kurulda dava konusu bağımsız bölümün satışı konusunda karar alınmadığı gibi yönetim kuruluna da bir yetki verilmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk Yargıtay 4/2/1959 tarih ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı–birleşen dosya davalısı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

IX. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı – birleşen dosya davalısı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden asıl davada davacı- birleşen davada davalı T.H. S.S. Elit Güneykent Konut Yapı Kooperatifinden alınmasına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

14.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.