6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2022/5096 E. , 2023/4288 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tazminat davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davalar ile asıl ve birleşen davalara karşı açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 18.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı-karşı davacı-birleşen davada davalı şirket vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen diğer taraflardan gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, binanın inşaat ve tesisat projesinde ısıtma sistemleri ve kazan dairesinin yapılacağı belirtildiği halde, davalı yüklenici şirketin kazan dairesi tesisat ve montaj işlerini yapmadığını, davalının bu iş için arsa sahiplerinden toplam 63.000,00 TL para aldığını, alınan bu paranın piyasa fiyatının da çok üstünde olduğunu, söz konusu imalatın standartlara ve tekniğe uygun yapılmadığını, ayırca, dış kapı zili imalatının sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, kazan dairesi ve tesisat montaj işleri için her bir müvekkilinden alınan ayrı ayrı tahsil olanan 10.500,00 TL’nin davalıdan ayrı ayrı tahsiline, bu talebin kabul edilmemesi halinde, söz konusu imalat piyasa fiyatının çok üzerinde yapıldığından, aradaki farkın (8.268,00 TL) davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ayıplı ve eksik işleri için 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin inşaatı süresinde teslim ettiğini, dava konusu kazan dairesi ve tesisat montaj imalatının bedelinin daire malikleri tarafından karşılanacağına dair taraflar arasında protokol düzenlendiğini, bu imalat müvekkilince yapılmasına rağmen davacıların üzerlerine düşen ödemeyi yapmadıklarını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiş, açtığı karşı davasında ise arsa sahiplerinin dairelerine sözleşme harici bir kısım fazladan imalat yaptığını ileri sürerek, bu kapsamda 4.088,25 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
2.Karşı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; bedeli talep edilen imalatların sözleşme harici olmadığını savunarak, karşı davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.12.2018 tarihli ve 2018/381 Esas, 2018/337 Karar sayılı kararı, davacıların kazan dairesi ve tesisatı için yaptıkları ödemeye ilişkin taleplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle, her bir davacı için 10.500,00 TL’nin davalı yükleniciden tahsili ile davacılara ödenmesine, kapı zili ile ilgili davanın süreside ayıp ihbarı yapılmadığından reddine, yüklenicinin fazla imalat bedeline ilişkin açtığı karşı davasının kabulü ile 2.830,41 TL’nin ...’ten, 626,92 TL’nin ...’den, 251,57 TL’nin ...’dan, 377,35 TL’nin Dudu Nacar’dan tahsili ile karşı davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, asıl ve birleşen davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 24.09.2020 tarihli ve 2020/1727 Esas, 2020/2558 Karar sayılı ilamıyla, yargılamanın devam sırasında davacılardan ... ve ...’in vefat ettikleri anlaşıldığından, adı geçenlerin veraset ilamlarının temin ile mirasçıları davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenicinin kazan dairesi ve tesisatı imalatı için arsa sahiplerinin her birinden 10.500,00 TL topladığı, işin piyasa fiyatlarının üstünde ve projesinde mevcut bulunan yakıt tankından daha küçük yakıt tankı kullanılarak yeni projesinde olması gereken yerden farklı bir yerde, gerekli tedbirler alınmadan inşa edildiği, söz konusu imalattan yükleniciye isabet eden B bloktaki dairelerde de istifade ettiği halde tüm paranın arsa sahiplerinden alındığı, her ne kadar söz konusu imalatın bedelinin arsa sahiplerince karşılanacağına dair protokol tanzim edilmiş ise de bu protokolün arsa sahiplerinin zararına ve hakkaniyete aykırı olduğu, yüklenici bu protokole dayalı olarak imalatı yapmış ise de bu haliyle sistemin işlemesine imkan bulunmadığı, eksikliklerin giderilmesi gerektiği, küçük yakıt tankı kullanıldığı ve projesindeki yerinde olmadığı, sonuç olarak yüklenicinin protokol hükümlerine göre işi ifa ettiğininin söylenemeyeceği, bu sebeple asıl ve birleşen davalarda davacı tarafın ilk talebinin kabulü gerektiği, karşı davada yüklenicinin fazla yaptığı imalat bedeline ilişkin talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle, her bir davacı için 10.500,00 TL’nin davalı yükleniciden tahsili ile davacılara ödenmesine, kapı zili ile ilgili davanın süreside ayıp ihbarı yapılmadığından reddine, yüklenicinin fazla imalat bedeline ilişkin açtığı karşı davasının kabulü ile 2.830,41 TL’nin ...’ten, 626,92 TL’nin ...’den, 251,57 TL’nin ...’dan, 377,35 TL’nin Dudu Nacar’dan tahsili ile karşı davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; arsa payı karşlığı inşaat sözleşmesinde, ısıtma sistemleri için kazan dairesi tesisatı ve montajı işinin yükleniciye verilmediğini, yönetmelik değişikliği ile bu imalatın gündeme geldiğini, tarafların bir araya gelerek yaptıkları protokolde, imalat bedelini daire maliklerinin karşılaması halinde işin yüklenici tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin işi süresinde teslim ettiğini, davacı arsa sahiplerinin makul sürede ayıp ihbarında bulunmadıklarını, öte yandan, protokolde her bir daire başına 3.000,00 TL para alınmasına karar verildiğini, her bir arsa sahibine düşen bedelin 10.500,00 TL olmadığını, öte yandan davacılardan ...’nın hiç ödeme yapmadığı, bu hususta hakkında yapılan icra takibine itiraz ettiğini, davacıların ödemeleri yaptıklarına dair yazılı belge sunmadıklarını, mahkemece ödeme yapıp yapmadıkları araştırılmadan hüküm kurulduğunu, kazan dairesindeki eksik işlerin tamir edilebilir nitelikte olduğunu, arsa sahiplerinin bu imalatın bedelini ödemeyi protokol ile kabul ettikleri halde bu protokol yokmuş gibi karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada binadaki ısıtma sisteminin yapılması için her bir davacıdan sözleşmeye aykırı olarak haksız tahsil edildiği ileri sürelin bedelin iadesi ile eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı yüklenici şirket vekilinin asıl ve birleşen davaya karşı açtığı karşı davalarına ilişkin tüm, asıl ve birleşen davaya ilişkin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.1. Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında düzenlenen 13.10.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesninin 19 uncu maddesinde bütün dairelerin kombi tesisatının (alt yapı) yüklenici tarafından yapılacağı düzenlenmiş ise de sözleşme sonrası yürürlüğe giren yönetmelik ile merkezi ısıtma sistemi yapılması zorunluluğu getirilmiş olup dava konusu kazan dairesi ve merkezi ısı sistemi tesisatı imalatı bu yönetmelik gereği zorunlu olarak yapılmıştır. Söz konusu imalatın bedelinden davacı arsa sahipleri hisseleri nisbetinde sorumludur. Kendilerine isabet eden dairelerin sayısı oranında söz konusu gidere katılmakla yükümlüdürler. Bu imalatın bedelinin tümüyle yüklenici tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılması isabetsiz olmuştur.
2.2. Diğer taraftan, davacı arsa sahipleri, her birinin bu imalat için yükleniciye 10.500,00’er TL ödeme yaptıklarını iddia etmişseler de dosya kapsamında bu ödemelere ilişkin belgelere rastlanmamıştır.
Davalı taraf ödemelerin yapılmadığını savunmuş, mahkeme gerekçesinde de ödemelerin ne şekilde yapıldığına dair bir açıklama yapılmadan ödemelerin yapıldığının ihtilafsız olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, ödeme konusunda tarafların iddia, savunma ve tüm diğer delilleri üzerinde durularak, ödemelerin yapıldığının sabit görülmesi halinde, az yukarıda açıklandığı üzere, davacı arsa sahiplerinin ancak yükleniciye isabet eden daireler için yaptıkları ödemelerin iadesini talep edebilecekleri, kendilerine düşen dairelere ilişkin gideri karşılamakla yükümlü oldukları kabul edilerek, bilirkişi kurulundan bu hususta ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2.3. Kabul şekli itibariyle, asıl davada her bir davacı için 10.500,00’er TL’nin davalı yükleniciden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş ise de asıl ve birleşen davalarda davacılar ..., ... ve ...’in vefatı üzerine davaya mirasçıları dahil edilerek gerekçeli karar başlığında tüm mirasçılar davacı olarak gösterilmiştir. Hükmün bu haliyle infazı tereddüt doğuracak nitelikte olup miras hisselerine göre, her bir davacı lehine tahsiline hükmedilen tutarın hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesi de hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının, asıl ve birleşen davalarda davalı yararına BOZULMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan, asıl ve birleşen davalarda davalı yararına takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.