12. Hukuk Dairesi

Davalı banka vekili; diğer davalı ...'ın dükkan niteliğinde olan taşınmazı üzerinde 27/01/2016 tarihinde müvekkili banka lehine ipotek tesis ettiğini, müvekkili ile davalı ... arasında sadece ipotek sözleşmesi kurulmuş olup kefaleti bulunmadığını, ipoteğin kefalet ilişkisi kapsamı dışında tesis edildiğini, TBK'nın 603. maddesi gereği eş rızasına ilişkin hükmün sadece kişisel güvence verilmesine ilişkin sözleşmeler bakımından geçerli olup, ayni teminat sağlayan ipotek sözleşmeleri için eş rızası aranmayacağını, ipotek tesis edilen taşınmaz aile konutu olmayıp dükkan niteliğinde olduğundan diğer eşin rızasının alınmasına gerek olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalılardan ...'ın üçüncü şahsın kullandığı ticari krediden dolayı dava konusu bağımsız bölüm üzerine kredinin teminatı olması açısından davalı banka yararına 27/01/2016 tarihli işlemle 1.070.000-TL tutarlı ipotek verdiği, lehdarın davalı banka olduğu, söz konusu ipotek işleminin ticari kredi sözleşmesinin adeta kefaleti durumunda olduğu, bu durumda davalı ...'ın verdiği ipotek işlemine eşi olan davacının onayının alınması gerektiği, ancak bu işlemin yapılmadığı, davanın ikame edilmesinden sonra davalı bankanın taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek ettiği ve tapu kaydının üzerindeki ipoteğin kaldırıldığı,ipotek davanın açılmasından sonra kaldırılmış olmakla, yargılama giderlerinden davalılardan bankanın sorumlu olması gerektiği, diğer davalı ...'a işbu davada husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında hüküm tesis edilmesine yer olmadığına karar verilerek, davalı banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... Bankası vekili; davacının iddiasının aksine müvekkili ile davalı ... arasında sadece ipotek sözleşmesi kurulmuş olup kefaletin söz konusu olmadığını, TBK'nın 603. maddesi gereği eş rızasına ilişkin hükmün sadece kişisel güvence verilmesine ilişkin sözleşmeler bakımından geçerli olup, ayni teminat sağlayan ipotek sözleşmeleri için eş rızasının aranmayacağını, ipotek tesis edilen taşınmaz aile konutu olmayıp dükkan niteliğinde olduğunu, bu nedenle taşınmaz üzerinde hak sahibi eşin hukuki işlem tesis etmesi için diğer eşin rızasının alınmasına gerek olmadığını, davanın açılmasında müvekkili bankaya kusur izafe edilemeyeceğini, bu nedenle haksız olarak açılmış olan davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davanın açıldığı tarihte haksız olan davacı üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek, kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap