12. Ceza Dairesi 2020/12379 E. , 2024/249 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/33 Esas, 2016/274 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılma sına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.12.2020 tarihli ve 2016/328220 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz isteği,
1.Sanık ...'nün beraatine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,
2.Sanığın cezalandırılması gerektiğine,
3.Diğer temyiz sebeplerine, ilişkindir.
B. Sanık ...'nün temyiz isteği,
1.Kararın hukuka aykırı olduğuna,
2.Beraatine karar verilmesi gerektiğine,
3.Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü
1."Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde olayın delilleri; iddia, sanık savunması, keşif zaptı, bilirkişi raporu, arama tutanağı, Pozantı Sulh Ceza Hakimliğinin 22/10/2015 tarih 2015/445 d.iş sayılı kararı, Adana Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 26/10/2015 tarih 1707 sayılı yazısı, olay yeri inceleme raporu, dosyada yer alan rapor ve olaya ilişkin tutanaklar, nüfus kayıt örneği, adli sicil kaydı, şahsi ve sosyal durum araştırması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıklara ait ikamette yapılan arama sonucunda bir adet 42*74 cm ebatlarında üzerinde eski ve tarihi işaret ve yazılar bulunan taş blok ve bir adet 4*6.5 ebatlarında üzerinde motif işleme şekillerinin bulunduğu sert kil olarak değerlendirilen parçalar ele geçirildiği ve el konulduğu, ele geçirilen ve tarihi eser olduğu değerlendirilen parçaların incelenmek üzere Adana Müze Müdürlüğü'ne gönderildiği, Adana Müze Müdürlüğü'nün 26/10/2015 tarihli raporunda söz konusu eserlerin 42*74 cm üzerinde tarihi işaret ve Grekçe yazıt bulunan orjinal mezar steli, bir adet 6.5*9 cm ebatlarında üzerinde motif işleme şekillerinin bulunduğu üzerinde sert kil olarak değerlendirilen orijinal parça olduğu, söz konusu eserlerin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu 6. maddesi kapsamında taşınmaz kültür varlığı olup, tasnif ve tescile tabi olmamakla birlikte yurt içinde alınıp satılması, yurt dışına çıkarılması ve bulundurulmasının yasak olduğunun bildirildiği, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda davaya konu eserlerin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olduğu, taşınabilir kültür varlığı niteliğinde olduğu, söz konusu eserlerin tasnif ve tescile tabi olduğu, eserlerin yurt içinde alınıp satılması ve yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğu bildirilmiştir. Her ne kadar sanık ... hakkında iddianamede yazılı sevk maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalarda alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, hazırlıkta alınan 21/10/2015 tarihli beyanında "tam olarak tarihini hatırlamıyorum ama yaklaşık olarak 4-5 gün önce akşam üzeri kocam olan ...'yü Taner isminde birisi aradı, ben bu şahsı tanımam sadece eşime kim arıyor dediğimde Taner arıyor dedi, daha sonra yarım saat sonra eşim dışarı çıktı ve bana sen dışarı çıkma sakın, evde beni bekle dedi, bende evin ışıklarını söndürdüm ve pencereden dışarı kocamın nere gittiğini görmek için baktım, eşim olan ... evimizin önünde daha önce hiç görmediğim 3-4 erkekle konuştuğunu gördüm, ne konuştuklarını duymuyordum, daha sonra bu şahıslar gri renkli plakasını bilmediğim Ford Connect tarzı bir araçtan evimizin alt kısmına bir şeyler taşıdığını gördüm, daha sonra ismini bilmediğim ve tanımadığım 3-4 erkek şahıs gitti ve eşim de eve geldi, eşime eve ne taşıdınız o neydi diye sordum, eşim de bana sen karışma bilmezsin dedi" şeklindeki savunmasının aksini gösterir mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediği, mahkememizde oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinden aşağıda yazılı şekilde beraatine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar sanık ... üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; arama tutanağı, arama kararı, 21/10/2015 tarihli araştırma tutanağı, diğer sanık ...'in anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından savunmasına itibar edilmeyerek cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir." denilmektedir.
2.Sanık ... savunmasında; "Ben evimin yanındaki araziyi bahçe ve seki yapmak için kazmıştım. Evimin yanında eski bir ev varmış. Ben bu taşların tarihi eser olduğunu bilmiyorum. Halen bu taşlardan evimin yanında var. Komutan fotoğrafını çekmişti. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim, dedi.Sanığa hazırlık ifadesi okundu, benzer olduğu görüldü: Doğrudur, bana aittir, eşimin de bu taşların tarihi eser olduğundan haberi yoktur, eşimin okuma yazması da yoktur, ben maden işi ile uğraşırım. Maden firmasında işçi olarak çalışırım. Benim kültür varlıkları ile daha önce hiçbir işim olmamıştır. Ben bu taşların değerli olduğunu bilmiyordum. Evimin önünde idi. Ben merdiven basamağı olarak kullanıyordum." demiştir.
3.Sanık ... savunmasında; "Ben daha önce savunmada bulunmuştum. O savunmalarımı aynen tekrar ederim. Benim okumam ve yazmam yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim." demiştir.
4.Bağımsız bilirkişi heyeti raporunda, dava konusu iki adet eserin 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi olduklarının tespit edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Sanık Bekiri'in evinde Yunan Kitabesi ile yazılmış tarihi eser bulunduğu yönünde bilgi edinilmesi üzerine kolluk ekiplerince sanığın evinde arama yapıldığı, evin 2 katlı olduğu, 1. katın depo olarak kullanıldığı, 1. katında üzerinde eski yazılar bulunan 1 adet taş blok ve 1 adet obje ele geçirildiği, bağımsız bilirkişi heyeti raporu ile, dava konusu eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi olduklarının tespit edildiği dosya kapsamında,
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Açısından;
1.Sanık ...'in, sanık ...'in eşi olduğu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ...'in de savunmasında, dava konusu eserlerden eşi Muhbet'in haberi olmadığını, eşinin okuma yazması da olmadığını beyan ettiği, sanık ...'in üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...'nün Mahkumiyetine Yönelik Temyiz İsteği Açısından;
1.Sanığın savunmasında, dava konusu eserleri 1 yıl önce evinin yanında, halasına ait evi yıktırdığı esnada bulduğunu, merdiveninin önüne duvar taşı olarak koyduğunu beyan ettiği, bu hali ile sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrasındaki "bildirim yükümlülüğüne aykırılık" suçunu oluşturduğu sabit olmakla, mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3.04.04.2016 tarihli bağımsız bilirkişi heyeti raporu ile 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu tespit edilen 1 adet kireç taşı blok ile, 1 adet pişmiş toprak eserin, 2863 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi gereğince Müze Müdürlüğüne teslimine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (3) nolu bentte belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Açısından;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/33 Esas, 2016/274 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...'nün Mahkumiyetine Yönelik Temyiz İsteği Açısından;
Gerekçe bölümünde (B-3) numaralı bentte açıklanan nedenle Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/33 Esas, 2016/274 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükme son bent olarak "2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi, korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu tespit edilen 1 adet kireç taşı blok ile, 1 adet pişmiş toprak eserin, aynı Kanun'un 75 inci maddesi gereğince Müze Müdürlüğüne teslimine” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.