12. Ceza Dairesi 2021/1299 E. , 2024/262 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
MÜŞTEKİ : Kültür ve Turizm Bakanlığı
Sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan karar verildiği bu nedenle karardan haricen haberi olan ve 19.08.2016 günü kararı temyiz eden kurum yetkilisinin taraf sıfatı bulunmadığından bahisle verilen temyiz talebinin reddine dair kararın yerinde olmadığı anlaşılmakla kaldırılması gerektiği belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan 04.03.2016 tarihli hükmün ve 21.09.2016 tarihli ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli ve 2015/955 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2016 tarihli ve 2015/955 Esas, 2016/237 Karar sayılı ek kararı ile temyiz edenin taraf sıfatı olmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Müşteki vekilinin temyiz nedenleri;
1.Verilen beraat kararının eksik inceleme ile verildiğine, usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Diğer temyiz nedenlerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel mahkemenin Kabulü;
"Sanık ... hakkında yapılan yargılama neticesinde, suça konu sikkenin sanık ...'in cüzdanında bulunduğu, söz konusu sikke ile sanık ...'nin herhangi bir ilgi ve alakasının bulunmadığı, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerine dair dosya kapsamında yeterli, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği anlaşılmakla sanık ...'nin üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."
B. Sanık savunmasında;
"Olay tarihinde yeğenim ...'ın kullanımında olan 60 RC 820 plakalı araçla Ünye'ye gezmeye gitmiştik, geri dönerken Niksar'da polisler aracı durdurdu, rutin kontrollerini yapıyorlardı, bu esnada arkadaşım ...'ın üst aramasını yaptılar ve Ahmet'in üzerinde bir adet madeni para buldular, ayrıca benim, ...'ın üzerini de aradılar, benim ...'ın üzerinden çıkan madeni paradan haberim yoktur, neden bana da dava açıldı anlayamadım, ... benim 10 yıldır arkadaşım olur, biz gezmek için Ünye'ye gitmiştik, benim bu madeni paradan haberim yoktur, zaten söz konusu para Ahmet'in cüzdanının içerisinden çıktı, ben suçsuzum, öncelikle beraatime karar verilsin, mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümler uygulansın dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, müşteki kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
Katılan vekilinin temyiz talebinin sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik olduğu anlaşılmakla, sanık ... hakkında kurulan hükme hasren yapılan inceleme de;
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli ve 2015/955 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.