12. Ceza Dairesi 2023/5835 E. , 2024/927 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2020/51 Esas, 2020/486 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 74/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 21.06.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 94660652-105-07-10375-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85441 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/85441 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için 2863 sayılı Kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, sanığın ilk kez mahkumiyetine ilişkin Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2007 tarihli kararının verilmesi ile zamanaşımının kesilerek yeniden işlemeye başlamasını müteakip, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşerek zamanaşımın durduğu 16.11.2012 tarihine kadar geçen 5 yıl 5 ay 8 günlük süre ile zamanaşımının kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ikinci suç tarihi olan 26.01.2016 tarihi ile son kararın verildiği 15.10.2020 tarihi arasında geçen 4 yıl 8 ay 29 günlük süre birlikte değerlendirildiğinde toplamda 10 yıl 2 ay 7 günlük süre geçmekle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin hüküm tarihinden önce dolmuş olduğu dikkate alındığında, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında yapılan yargılama sonunda Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.04.2007 tarihli, 2006/25 Esas, 2007/79 Karar sayılı ilamı ile, 2863 sayılı Kanunun 74/2, TCK'nın 62, 50, 52/2. maddeleri gereğince sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği, anılan hükmün sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 02.12.2011 tarihli ilamıyla, hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme ve 5728 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanunda getirilen değişiklikler karşısında, suçun niteliği, hükmolunan cezanın tür ve miktarı gözetilip, dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulduğu, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 04.10.2012 tarihli karar ile sanığın, 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeksizin 19.12.2012 tarihinde kesinleştiği ve belirtilen tarih itibariyle beş yıllık denetim süresi başladığından, 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu, daha sonra sanığın 26.01.2016 tarihinde 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli ilamı ile mahkûmiyetine hükmedildiği, anılan hükmün 14.12.2019 tarihinde kesinleştiği, ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada; sanık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiğinden, anılan suçun işlendiği 26.01.2016 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği, zamanaşımını kesen en son işlem olan ilk mahkûmiyet hükmünün verildiği 26.04.2007 tarihine, 8 yıl ve 3 yıl 1 ay 7 günlük durma süresi de eklendiğinde olağan zamanaşımı süresinin 03.06.2018 tarihinde dolduğu anlaşılmıştır.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2020/51 Esas, 2020/486 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.