11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/4015 E. , 2012/9308 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2010/116-2010/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin üç aylık zorunlu seyahat sağlık sigortası yaptırdıktan sonra yurt dışına çıktığını ancak rahatsızlanması üzerine tedavi gördüğünü, tedavi gideri olan 4.912,52 Euro bedeli davalıdan talep ettiğinde, teminatın yurt dışında bulunulan 6 haftalık süre için geçerli olduğundan ödeme yapılamayacağı cevabının verildiği ancak davalının dayandığı poliçenin 5. ve 6. maddelerinin okunamayacak kadar küçük olduğunu ve müvekkili tarafından imzalanmadığını ayrıca müzakere edilmeyen matbu sözleşmenin 4077 sayılı kanuna aykırı olduğunu kaldı ki müvekkilinin okuryazarlığının bile bulunmadığını iddia ederek 4.912,52 Euro’ nun davalıya bildirim tarihi olan 11.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsil tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev itirazında bulunmuş ayrıca sözleşmenin 6. maddesi uyarınca yurtdışı seyahatinin 6 haftayı aşması halinde teminatların duracağını, 6 haftalık sürenin dolmasından sonra meydana gelen sağlık giderinin teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının yurt dışına çıkış tarihi ile ameliyat olduğu tarih arasında poliçenin 5/c ve 6/c maddelerinde öngörülen 6 haftalık sürenin geçmiş olduğu, davacının ameliyat bedelini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.