Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/646 Esas - 2024/233

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/646 Esas
KARAR NO: 2024/233
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/11/2023
KARAR TARİHİ: 19/04/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 02/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı şirketin, davalıya satmış olduğu mallar karşılığında 03.11.2022 tarihli 633,84 TL’lik, 04.11.2022 tarihli 618,54 TL'lik, 08.11.2022 tarihli 611,39 TL'lik, 14.11.2022 tarihli 601,6 TL'lik, 17.11.2022 tarihli 567,30 TL'lik,18.11.2022 tarihli 423,09 TL'lik, 19.11.2022 tarihli 400,44 TL'lik, 21.11.2022 tarihli 587,56 TL'lik, 24.12.2022 tarihli 1.585,70 TL'lik faturalar keserek davalıya iletildiğinin, davalı tarafça faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığının, davalının iş bu fatura bedellerini süresinde ödememesi üzerine davalı aleyhine Sakarya 2. İcra Dairesi 2022/16899 Esas sayılı dosya ile icra takibine başlanıldığını, davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edildiğinin, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk görüşmeleri tamamlanmış olup arabuluculuk son tutanağının dilekçe ekinde sunduklarını, davalının bu takibe borcun kısmi olarak ödendiği ve kalan kısmın ise kendisine ait olmadığı iddiasıyla itirazda bulunduğu, bu sebeple takibin durduğunu, borçlunun her ne kadar itiraz dilekçesinde borcun bir kısmının ödendiğini iddia etmiş ise de taraflarınca davaya konu alacaklar için herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, davalı tarafın Sakarya 2. İcra Dairesi 2022/16899 Esas Sayılı dosyasına itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini Mahkemenizden talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davacının alacağının temini bakımından; yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ileride verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının banka hesapları ile adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/16899 Esas sayılı dosyasının bir sureti Uyap Sistem Üzerinden mahkememize gönderilmiş, evrak çıktıları dosyamız arasına alınmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Açılan dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. Eldeki dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 23.11.2023 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nunda veya diğer kanunlarda, o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.

Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4).maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde, Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır. Somut olayda;

Sakarya Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 15.03.2024 tarihli cevabi yazısından davalının işletme esasına göre defter tuttuğu olduğu görülmüştür. 26.03.2024 tarihli Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin cevabı yazısına göre davacının esnaf kaydının olduğu hususunun bildirildiği görülmüştür. 24.03.2024 tarihli Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğü ve 15.03.2024 tarihli Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası'nın cevabı yazısına göre davalının ticari işletme kaydının olmadığı görülmüştür. Alınan tüm cevabi yazılara ve dosya kapsamına göre davalının tacir sıfatına haiz olmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda eldeki davada, davalının tacir sıfatına haiz olmadığı, davanın konusu dikkate alındığında mutlak ticari dava olmadığı gibi davacının tacir olmaması nedeniyle de davanın nisbi ticari dava da olmadığı, bu haliyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılarak 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

2.Bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

3.Yukarıda belirtilen yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın resen ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceği hususunun İHTARINA,

4.HMK nun 321/2 maddesi gereğince kararın resen taraflara tebliğine,

Dair, Davacı vekili yüzünde davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek yada aynı sürede başka yer Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/04/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
19.04.2024 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı TTK'nın 5.maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 6335 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanunu 6335 sayılı Kanun K6102 md.19/2 HMK md.1 HMK md.114/1 TTK md.19/2 K6102 md.5 K6762 md.1 K6100 md.115/2 TTK md.5 K6335 md.2 K6102 md.4 HMK md.321/2