T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/35 - 2024/507
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/35
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2022
NUMARASI : 2021/690 Esas 2022/710 Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 30/04/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 14.08.2021 tarihinde davalı sürücüsü ...’in sevk ve idaresindeki, davalı şirkete sigortalı araçla seyri sırasında yaya geçidinde yolun sağından soluna doğru geçiş yapmakta olan davacılar yakını yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada yaya ...’ın vefat ettiğini belirterek, davacılar ... ve ... için 250,00'er TL, davacı ... için 500,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her bir davacı lehine 70.000,00’er TL olmak üzere toplam 210.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile davacılar ... ve ... ... için maddi tazminat talepleri olmadığını belirtmiş, maddi tazminata ilişkin dava değerini davacı eş ... için 78.309,50 TL’ye artırmıştır. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılamayı müteakip, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 70.000,00 TL, davalı ... ve ... yönünden 30.000,00’er TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...’ın destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 78.309,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davalılardan ... yönünden alacağa 14/08/2021, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise 01/11/2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, diğer davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, tavzih kararı ile de hükmün 8 nolu bendindeki; "davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 14.400,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılması ile; "davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 12.800,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine" ibaresinin eklenmesiyle kararın tamamlanmasına karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat yönünden diğer davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan sulh evrakından anlaşılacağı üzere taraflar arasında anlaşma sağlanarak söz konusu rakamların ödendiğini, maddi tazminat rakamları yönünden herhangi bir istinaf talepleri bulunmadığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, mahkemenin vekalet ücretleri, harç ve yargılama giderleri açısından hataya düştüğünü, manevi tazminatın reddedilen kısım olan 80.000,00 TL üzerinden kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı reddedilen davacılar açısından lehlerine ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğini, davada kabul ve ret oranına göre harç ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini, kabul edilen talepler ile reddedilen talepler açısından ödenmesi lazım gelen vekalet ücretlerine ilişkin tutarların mahkeme kararında ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğini belirterek, kararı istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf eden taraf vekillerinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 14.08.2021 tarihinde davalı sürücü ...'in, yönetimindeki araç ile seyri sırasında öndeki aracın ani fren yapması üzerine bu araca çarpmamak için sağ direksiyon tedbiri aldığında, yaya geçidi üzerinden yolun sağından soluna doğru karşıya geçmekte olan yaya ...'a çarpmasıyla meydana gelen kazada sürücü ...'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74/a (sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar) kuralını ihlal ettiği, yaya ...’ın ise kural ihlali görülmediğinin belirlendiği, mahkemece alınan kusur raporu uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’in tam kusurlu olduğu, yaya ...’ın ise kural ihlali görülmediğinin belirlendiği, Ankara 20.ASCM’nin 2022/9 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanık ...’in taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği, anılan ceza yargılamasında hükme esas alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...’in tam kusurlu, yaya müteveffanın kusursuz olduğunun belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca, sigorta şirketince yapılan kısmi ödemenin güncellenmesi ile davacı ...’nin destek tazminatının 78.309,50 TL olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
1.İstinaf eden taraf vekillerinin manevi tazminat miktarlarına yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme gerekçesine göre mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşu, kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve ceza yargılamasında maddi vaka olarak kesinleşen kusur durumu ile uyumlu bulunduğu, buna göre kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...’in % 100 oranında kusurlu, müteveffa yayanın kusursuz bulunduğu, 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Yasanın 51. maddesinde de; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, kazaya karışan sürücünün ve müteveffanın kusur durumu, kazada davacıların eş ve babalarını kaybettikleri anlaşılmakla istinaf eden taraf vekillerinin bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
2.Davalı ... vekilinin vekalet ücretlerine yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacılar arasında zorunlu değil ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu, mahkemece destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden davacı ... yönünden tam kabule, diğer davacıların talebinin ise reddine karar verildiği halde destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden davanın kısmen kabulüne şeklinde hüküm tesis edildiği, aynı şekilde manevi tazminat talebi yönünden davacı ... yönünden tam kabule, diğer davacılar yönünden kısmen kabul kısmen redde karar verildiği halde manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne şeklinde hüküm tesis edildiği, davacıların tümü için kabul edilen manevi tazminat toplamı üzerinden davacılar yararına tek vekalet ücretine, davacıların tümü için ret edilen manevi tazminat toplamı üzerinden davalı ... yararına tek vekalet ücretine hükmedildiği, sadece davacı ... lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği halde hükümde bu hususta açıklık getirilmeksizin vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, destekten yoksun kalma tazminatı talepleri reddedilen davacılar ... ve ... yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
Dava arkadaşlığı; davacı taraf ya da davalı tarafta birden fazla kişi bulunması hali olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 57 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nın “İhtiyari dava arkadaşlığı” başlıklı 57. maddesinde; birden çok kişinin kanunda sayılan hallerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabileceği düzenlenmiş, "İhtiyari dava arkadaşlarının davadaki durumu” başlıklı 58. maddesinde ise; ihtiyari dava arkadaşlığında, davaların birbirinden bağımsız olduğu, dava arkadaşlarından her birinin, diğerinden bağımsız olarak hareket edeceği düzenlenmiştir. Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde ise mecburi dava arkadaşlığı vardır (HMK.59). 03 Eylül 2022 gün ve 31942 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinde; manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, davanın kısmen reddi durumunda ise karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Aynı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinde; hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (...10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ... hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak, hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Aynı AAÜT’nin 3/II. maddesinde; müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı öngörülmüştür. 6100 sayılı HMK’nun 323.maddesinde yargılama giderlerinin nelerden oluştuğu düzenlenmiş olup vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti de yargılama giderlerinden sayılmıştır.
HMK’nun 326.maddesinde; kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu, maddi ve manevi tazminat talepleri ayrı ayrı nazara alınmak suretiyle her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine, reddedilen her bir talep yönünden de kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, davacıların her birinin murislerinin ölümü nedeniyle ayrı ayrı hem maddi hem manevi tazminat talep etmiş oldukları, mahkemece her bir davacının davasının diğerinden bağımsız olduğu gözden ırak tutularak, destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden davacı ... yönünden tam kabule, diğer davacıların talebinin ise reddine karar verildiği halde destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, aynı şekilde manevi tazminat talebi yönünden davacı ... yönünden tam kabule, diğer davacılar yönünden kısmen kabul kısmen redde karar verildiği halde manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, sadece davacı ... lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği halde hükümde bu hususta açıklık getirilmeksizin vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm tesis edilmesi, manevi tazminat talepleri kısmen reddedilen davacılar ... ve ... yönünden AAÜT hükmüne göre ayrı ayrı olmak üzere davalı ... lehine vekalet ücreti verilmesi gerekirken, kararda yazılı olduğu şekilde ret edilen manevi tazminat toplamı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi, destekten yoksun kalma tazminatı talepleri reddedilen davacılar ... ve ... yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususta bir hüküm tesis edilmemesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece her bir davacı lehine kabul edilen tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken davacıların tümü için kabul edilen manevi tazminat toplamı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde değil ise de davacılar bu hususta bir istinafta bulunmadıklarından eleştiri ile yetinilmiştir.
3.Davalı ... vekilinin yargılama giderlerine yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde; 6100 sayılı HMK’nın “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326. maddesinde; “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, kısmen haklılık durumu ortaya çıktığında ve kısmen kabul-kısmen red şeklinde hüküm kurulduğunda, mahkemece yargılama giderlerinin haklı çıkma oranında taraflar arasında paylaştırılacağı” “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise; “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır. Mahkemece davacı tarafından yapılan toplam 2.339,50 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 1.895,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği anlaşmıştır.
Somut olayda, davada talep edilen tazminatlar toplamı 288.809,50 TL olup kabul edilen toplam tutar 208.309,50 TL olmakla, yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde mahkemece kabul red oranı belirlenmesi gerekirken bu oranın yanlış hesabı nedeniyle sonuç olarak yargılama giderinin haklılık oranına göre paylaştırılmamış olması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Hükmün vekalet ücretine ve yargılama giderlerine dair kısmının sadece davalı ... tarafından istinaf edilmesi karşısında diğer davalı açısından davacılar lehine usuli kazanılmış hakkın nazara alınmasına da işaret etmek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı ... vekilinin vekalet ücretine ve yargılama giderine dair istinaf sebepleri yerinde görülmekle, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden istinaf konusu yapılmayan kısımlar baki kalmak ve kesinleşen yönler korunarak HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kararın düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
I-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
II-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/10/2022 tarih, 2021/690 Esas - 2022/710 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;
1.Davacı ...’ın manevi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'den tahsili ile bu davacıya verilmesine,
2.Davacı ...’ın manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'den tahsili ile bu davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3.Davacı ...’ın manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'den tahsili ile bu davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4.Davacı ...’ın destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden davanın kabulü ile 78.309,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davalılardan ... yönünden alacağa 14/08/2021 diğer davalı ... Sigorta AŞ yönünden ise 01/11/2021 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, diğer davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine,
5.Alınması gereken 14.229,62 TL harçtan 3.603,36 TL peşin harç, 1.338,00 TL ıslah harcının toplamı olan 4.941,36 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.288,26 TL harcın (davalı Sigorta Şirketi 5.349,32 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve ret oranına göre 1.069,20 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 250,80 TL'sinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 3.603,36 TL peşin harç, 1.338,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.000,66 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
8.Davacılar tarafından yapılan 339,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.339,50 TL'nin davanın kabul ret oranına göre 1.895,00-TL yargılama giderinin (davalı ... 1.687,40 TL'lik meblağ üzerinden sorumlu olacak şekilde) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiyenin davacılar üzerinde bırakılmasına,
9.Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden 12.592,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
10.Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen maddi tazminat miktarı yönünden 250,00 TL vekalet ücretinin (1/2’sinin) davacı ...’dan alınarak bu davalıya verilmesine,
11.Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen maddi tazminat miktarı yönünden 250,00 TL vekalet ücretinin (1/2’sinin) davacı ...’dan alınarak bu davalıya verilmesine,
12.Manevi tazminat talebi yönünden 20.500,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
13.Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen manevi tazminat miktarı yönünden 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...’dan alınarak bu davalıya verilmesine,
14.Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen maddi tazminat miktarı yönünden 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...’dan alınarak bu davalıya verilmesine,
15.Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
16.Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: I-Davacılar tarafından yatırılması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacılar ... ve ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, II-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar ve başvuru harcının talep halinde bu davalıya iadesine, III-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan 188,00-TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, IV-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, V-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,
HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.