T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/487
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 12/020/2024
NUMARASI: 2024/124 Esas (Derdest)
TALEP
İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/04/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, -... Şti. ... ve ...- kollektif şirketinin %50 ortağı ve müşterek temsilcisi, imza yetkilisi olduğunu, hali hazırda şirketi aleyhine dava ikame ettiğini, 6100 Sayılı HMK hükümleri uyarınca usuli işlemlerin süreli olduğunu aksi halde şirket aleyhine sonuçlar doğuran kayıplar yaşanacağını, şirketin kendisini savunabilmesi, avukat tayini, vekaletname çıkarılması; gerektiğinde defter ve belgeleri ve şirket kayıtlarını sunabilmesinin de yöneticilerin eylem ve işlemleri ile gerçekleşeceğini, ancak şirketin müşterek yöneticisinin, şirket aleyhine dava ikame ettiğini, gecikmesinde sakınca bulunan halin açık olduğunu, öncelikle davalının temsil yetkilerinin tedbiren kaldırılmasını, şirketin başka bir ticari faaliyetinin de olmadığı hususu göz önüne alınarak davacı ...'ın tedbiren ilgili şirkete gerektiğinde dava dosyası ile sınırlı iş ve işlemler yapmak üzere münferit temsil yetkisi verilmesini, aksi halde 3.kişi kayyım atanması şeklinde tedbir talebinde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...yargılama sırasında davalının tedbiren şirketteki yetkilerinin kaldırılmasını, davacının şirkete temsilci olarak atanmasını veya 3. Şahsın kayyım olarak atanmasını talep etmiş ise de, kayyım ve temsilci atanmasına ilişkin talebinin geçici hukuki koruma kapsamında istenildiğinden,
HMK 389. Maddesi kapsamında talebinin iddia aşamasında kaldığı ve deliller henüz toplanmadığından, ayrıca ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerektiğinden, haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı, davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği anlaşılmış bu aşamada davacı vekilinin tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ... ile davacının dava dışı ... ŞTİ. ... ve ... oral isimli şirketin müşterek imza yetkilisi temsilcileri ve aynı zamanda şirketin yarı yarıya hissedarları olduklarını, davalının Bakırköy 11. Asliye hukuk mahkemesinin 2014/12 E. Sayılı dosyası ile yetkilisi ve temsilcisi bulunduğu, kolektif şirkete karşı dava açarak şirketin aktiflerini azaltma girişiminde bulunduğu, davalı şirketin gerekli savunmayı yapabilmesi için yöneticilerinin bir araya gelmeleri gerektiğini, davalının şirket aleyhine dava ikame ettiği için şirket menfaatleriyle şahsi menfaatlerinin çatışmakla olduğunu, şirketin bu işlemleri yapabilmesi imkanın kalmadığını, Bakırköy CBS'ye yapılan şikayet üzerine ticari defter ve belgelerinin davacıya vermediğini açıkça ikrar ettiğini, emsal yargıtay kararlarının da tedbir verilmesine yönelik olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının yerinde olduğunu, davalıya güvenerek işlemler yapıldığını, buna karşılık davacının kasadaki paraları aldığını, inşaatı yarım bıraktığını, şirkete karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kollektif şirket ortağının yönetim ve temsil hakkının geri alınması/azli davasında ihtiyati tedbir yolu ile davalı ortağın temsil yetkisinin kaldırılarak davacın dava doyası ile sınırlı işleri yapmak üzere münfetit temsil yetkisi verilmesi, aksi halde 3. Kişinin kayyım atanmasına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, 07/02/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı taraf bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmayarak yeni tedbir talebinde bulunmuş ilk derece mahkemesince 12/02/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6102 sayılı TTK'nun kollektif şirketlere ilişkin Temsil yetkisinin kaldırılması başlıklı 235 maddesinde; haklı sebeplerin varlığı halinde temsil yetkisinin bir ortağın başvurusu üzerine mahkemece kaldırılabileceği, gecikmesinde tehlike bulunan hallerde mahkemenin temsil yetkisini ihtiyati tedbir yolu ile kaldırıp yetkiyi bir kayyıma verebileceği düzenlenmiştir. Temsil yetkisini kaldırılması için haklı bir nedenin bulunması şarttır. Şirketin haklı nedenle sona erme hallerini düzenleyen TTK 245 maddesinin ortağın temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin istemlerde de uygulanabileceği, ancak haklı sebeplerin bu maddede sayılanlar ile sınırlı olmadığı kabul edilmektedir. (Prf.Dr. Hasan Pulaşlı, şirketler hukuku cilt 1 sayfa 410) 6100 Sayılı HMK 389/(2) Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "Ayn yasanını 390 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir. Kural olarak şirketler ana sözleşmelerinde belirlenen veya genel kurullarında seçilen yöneticileri tarafından temsil ve ilzam edilir. TMK'nın 427/4. Maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır.Somut olayda; dosyaya sunulan deliller yargılamanın geldiği aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispata elverişli olmadığı gibi şirkete kayyım atanmasını gerektiren bir organ boşluğu da söz konusu değildir. Davacı ortağın diğer ortağı hasım göstererek ikame ettiği yönetim yetkisinin kaldırılmasına ilişkin eldeki davada, davalı diğer ortağın şirkete karşı açtığı başka bir davadaki şirketin temsili hususu uyuşmazlık konusu olmadığından mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.