Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/5997 E. , 2023/4393 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...,..., ..., ... ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Hırdavat İnşaat Malzemeleri Nak. Oto.Tem. San ve Tic. Ltd. Şti. adına haksız iade nedeniyle re'sen tarh edilen cezalı vergilerden ve bunlara ait gecikme faizlerinden asıl borçlu şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle yeminli mali müşavir olan davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, ... Hırdavat İnşaat Malzemeleri Nak. Oto.Tem. San ve Tic. Ltd. Şti.nin ihtilaflı vergilendirme dönemlerinde Sincan Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olduğundan, alacağın müşterek ve müteselsil olarak borçtan sorumlu olan davacıdan takip ve tahsiline de Sincan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yetkili olduğu, davacının bağlı olduğu Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; 3568 sayılı Kanunun 12. maddesinde sayılan hususlar için verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 7. maddesinde başka konular için Maliye Bakanlığına verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan 18 sıra No.lu Genel Tebliğ ile yapılan, yeminli mali müşavirler hakkındaki takibatın yeminli mali müşavirin bağlı olduğu vergi dairesince yürütüleceği yolundaki düzenlemenin, 213 sayılı Kanunun ve 6183 sayılı Kanunun yetkili vergi dairesi konusunda benimsediği genel kuralı değiştirdiğinin kabulüne olanak bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından, yeminli mali müşavirlerin müteselsil sorumluluktan kaynaklanan yükümlülüğünün vergi mükellefiyeti niteliğinde olduğu, mükellef yönünden vergi kesinleşse bile yeminli mali müşavir yönünden kesinleşmiş bir alacağın söz konusu olmadığı, takip yetkisi Sincan Vergi Dairesi'nde olduğundan, ödeme emrinin de bu vergi dairesi tarafından düzenlenmesi gerektiği, ödeme emri düzenlenmesinin esas yönünden de hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde, Maliye Bakanlığının vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu, bu hükme göre beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı öngörülmüştür. 30/07/1995 tarih ve 22359 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 18 Sıra No'lu Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliğinin müşterek ve müteselsil sorumluluğun tespitine ilişkin bölümünde sorumluluğu tespit edilen yeminli mali müşavirle ilgili takibatın, yeminli mali müşavirin bağlı bulunduğu vergi dairesince yerine getirileceği kurala bağlanmıştır.
İncelenen dosyada, dava konusu ödeme emrinin, davacının bağlı bulunduğu Ostim Vergi Dairesi tarafından düzenlenmesinin usule ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davanın esası hakkında incelenerek karar verilmesi gerekirken, belirtilen gerekçe ile verilen Vergi Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının gerekçe yönünden Üye ... ve Üye ...'ün karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY :
Müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin davacının veya mükelleflerin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenip düzenlenmemesinin, esasa müessir bir hata olmadığı, Vergi Dava Dairesince işin esası incelenerek karar verilmesi ve temyize konu kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.