5. Ceza Dairesi

Nitelikli zimmet ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından sanık ...’nin bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; eyleminin kül halinde basit zimmet suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2005 gün ve 2005/307 Esas, 2005/215 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Vergi Dairesi tahsildarı olup Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü’nde yapılan işlemler dolayısıyla alınması gereken harçları tahsil etmekle görevlendirilen sanığın tahsilat makbuzlarının vergi dairesine gönderilen nüshasına asıl nüshadaki miktardan daha düşük bir harç miktarı yazarak aradaki farkı mal edinmesi eyleminin hileli davranışlar nedeniyle daire içi olağan denetimle ortaya çıkarılamayacağından, nitelikli zimmet suçunu oluşturacağının anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK.nun 247/1. maddesi uyarınca tayin edilen temel cezanın 247/2. maddesi uyarınca artırılmaması ile aynı Yasanın 212. maddesinde yer alan düzenleme nedeniyle, sanık hakkında sahtecilik suçundan da hüküm kurulması zorunluluğuna uyulmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK.nun 53/2. maddesi uyarınca sanığın hapis cezasına mahkümiyetin kanuni sonucu olarak 53/1-a maddesindeki haklardan da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi, Aynı Yasanın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetlerin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümün çıkarılarak bunun yerine “hükümlünün 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap