5. Ceza Dairesi
"İçtihat Metni"Irza geçme ve alıkoyma suçlarından sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 29/07/2008 gün ve 2006/185 Esas, 2008/188 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş, sanık yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 26.05.2010 Çarşamba saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi. Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 09.06.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı. Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle alıkoyma suçundan kurulan hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Irza geçme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 4810 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 7/f ve 23/B maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporuna dayanılarak karar verilmesi, Lehe yasa tespiti sırasında temel cezanın 765 sayılı TCK.nun 416/1. maddesi uyarınca asgari hadden 3 yıl uzaklaşılarak belirlendiği halde; 5237 sayılı TCK.nun 103/2. maddesi gereğince alt sınırdan 4 yıl uzaklaşılarak ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddesi uyarınca sanığın lehine alt hadden 1/6 oranında arttırım yapıldığı halde lehe yasa değerlendirilmesi sırasında 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi ile yapılan arttrımın en alt olan 1/4 yerine teşdiden 1/2 oranında alt hadden uzaklaşılıp karşılaştırma yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle orantılılık ilkesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, katılanlar vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 02.06.2010 tarihinde verilen işbu karar 09.06.2010 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın