Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11959 E. , 2023/5054 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA)
… Anonim Şirketi
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:Van İli, Erciş İlçesi sınırlarında ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi tarafından kurulması planlanan "... Regülatörü ve Hidroelektrik Santralinin (HES) (6,32 MWm/6,07 MWe) Proje Revizyonu ve Kapasite Artışı" projesine ilişkin olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca verilen 20/07/2015 tarihli ve E-201523 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 16/02/2022 tarih ve E:2021/10376, K:2022/1713 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, yeniden yapılan yargılama neticesinde, bu dosya ile arasında bağlantı kararı bulunan Mahkemenin E:... sayılı dosyasında yapılan keşif sonrasında hazırlatılan bilirkişi heyeti raporundaki tespitler dikkate alınarak, her ne kadar, anılan raporlarda yer alan inşaat, ziraat ve jeoloji uzmanlarınca, dava konusu işlemin ilgili uzmanlık alanları itibarıyla uygun olduğu yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş ise de, özellikle ekolojik canlılığın devamı için gerekli olan can suyu miktarının dere yatağına ne kadar bırakılacağının proje tanıtım dosyasında belirtilmemiş olması ve (buna bağlı olarak DSİ tarafından ölçülecek akım gözlem istasyonu (AGİ) verilerinin hangi referans değer esas alınarak yeterli olup olmayacağı konusunun değerlendirilemeyecek olması) bunun sonucu olarak da alanda can suyuna ihtiyaç duyacak ekolojik çeşitliliğin ihtiyaç duyacağı su miktarının yeterli olamayacağı, yine alanda bulunan su ürünlerinin ve flora-faunanın endemik çeşitliliği bakımından proje tanıtım dosyasının yeterli kapsamda olmadığı, bu durumda, Van ili, Erciş ilçesi sınırlarında ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi tarafından kurulması planlanan "... Regülatörü ve HES (6,32 MWm/6,07 MWe) Proje Revizyonu ve Kapasite Artışı" projesine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararıyla ilgili olarak, Çevre Kanunu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında çevre üzerindeki olumsuz etkilerini, projenin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalarla alınacak önlemlerin ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olmayan, projenin çevreye olabilecek olumsuz yöndeki etkilerinin önlenmesi ya da zararının çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için gerekli önlemlerin alınmadığı ve literatür bilgilerine dayalı hazırlanan ve proje özelinde uygun ve yeterli olmayan Proje Tanıtım Dosyasına göre verilen dava konusu "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. .
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1.Davalı idare tarafından; flora ve fauna uzmanlık alanlarına ilişkin yapılan aksine değerlendirmelere iştirak edilmesinin mümkün olmadığı, bahse konu rapor ile yaban hayatının devamlılığı için gerekli su miktarının belirlendiği, ekosistem değerlendirme raporunda can suyuna ilişkin sayısal verilerin mevcut olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2.Davalı idare yanında müdahil tarafından; karara dayanak bilirkişi raporunda can suyu miktarının dere yatağına % olarak ne kadar bırakılacağının proje tanıtım dosyasında belirtilmemiş olduğu tespitinin bulunduğu, oysaki proje tanıtım dosyasının ek 14 nolu ekinde bulunan Ekosistem Değerlendirme Raporu içerisinde, çevresel akış miktarının % olarak değerlendirmesinin yapıldığı, ayrıntılı tablo halinde verildiği, bilirkişilerin bu sayfayı okumadıkları, bilirkişi raporunun eksik bilgi ile oluşturulduğu, ek rapor alınması gerekir iken eksik inceleme ile karar verildiği, fauna, su ürünleri, arkeoloji, flora yönünden raporun bilimsel olmadığı, proje tanıtım dosyasının akademik yeterliliği bulunan uzmanlar tarafından hazırlandığı, raporun kendi içinde çelişkiler içerdiği, Danıştay denetimine uygun olmadığı, yokluklarında yapılan keşif sonucu tebliğ edilen bilirkişi raporunu esas alan kararın yasal olmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Van İli, Erciş İlçesi sınırlarında ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi tarafından kurulması planlanan "... Regülatörü ve Hidroelektrik Santralinin (HES) (6,32 MWm/6,07 MWe) Proje Revizyonu ve Kapasite Artışı" projesine ilişkin olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca verilen … tarihli ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemi ile bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; Proje Tanıtım Dosyası: Gerçekleşmesi plânlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı ifade eder.'' hükmüne, 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak, "Çevresel Etki Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler için ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum ve kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdiklere taahhütlere uymakla yükümlüdürler... (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelere hiçbir teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez...' kuralına yer verilmiş olup;
7.maddesinde, Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler sayılmış, buna göre anılan Yönetmeliğin EK-1 listesinde yer alan projeler ile Seçme Eleme Kriterlerine tabi olup "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilen projeler için Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu;
15.maddesinde ise, Bu Yönetmeliğin EK-2 listesinde yer alan projeler ile kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi EK-2 listesinde belirtilen projelerin seçme, eleme kriterlerine tabi olduğu, hükme bağlanmış, 17. maddesinde ise; "Bakanlık, Proje Tanıtım Dosyalarını ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir. Bakanlık, bu aşamada gerekli görülmesi halinde Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan proje ile ilgili geniş kapsamlı bilgi vermesini, araç gereç sağlamasını, yeterliği kabul edilebilir kuruluşlarca analiz, deney ve ölçümler yapmasını veya yaptırmasını isteyebilir... (2) Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yönetmeliğin EK-IV bölümünde Proje Tanıtım Dosyasının Hazırlanmasında Esas Alınacak Seçme Eleme Kriterleri belirtilmiş, 1. Projenin Özellikleri kısmında: a) Projenin ve yerin alternatiflerinin (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenlerinin), b) Projenin iş akım şemasının, kapasitesinin, kapladığı alanın, teknolojisinin, çalışacak personel sayısının, c) Doğal kaynakların kullanımının (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), ç) Atık miktarının (katı, sıvı, gaz ve benzeri) ve atıkların kimyasal, fiziksel ve biyolojik özelliklerinin, d) Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riskinin, 2. Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri kısmında: a) Mevcut Arazi Kullanımı ve kalitesi (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), Ek-V’deki Duyarlı Yöreler Listesi dikkate alınarak korunması gereken alanlar, 3. kısmında; Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler ile Notlar ve Kaynakların, Ekler kısmında ise:
1.Proje için seçilen yerin koordinatlarının, 2- Proje alanı ve yakın çevresinin mevcut arazi kullanımını değerlendirmek için; yerleşim alanlarının, ulaşım ağlarının, enerji nakil hatlarının, mevcut tesislerin ve ek-5'de yer alan Duyarlı Yöreler Listesinde belirtilen diğer alanların (proje alanı ve yakın çevresinde bulunması halinde) yerlerine ilişkin verileri gösterir bilgiler 1/25.000 ölçekli halihazır harita (çevre düzeni planı, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, topografik harita) üzerine işlenerek kısaca açıklanmasının, jeoloji haritasının ve depremselliğin belirtilmesi gerektiği şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğe ekli EK-2 Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesinin 41. maddesinde; "Kurulu gücü 1-10 MWm olan hidroelektrik santralleri" seçme-eleme kriterine tabi tutularak bu projeler için sunulan Proje Tanıtım Dosyası üzerinden ÇED raporu hazırlanmasına gerek olup olmadığına karar verilebileceği, düzenlenmiştir. Yine dava konusu işlemde yer aldığı şekliyle; 25.11.2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesi kapsamında uygulanan 03.10.2013 tarih ve 28784 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin EK-2 Listesi (Seçme-Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesi), 46. maddesi “Kurulu gücü 1- 25 MWm arasında olan hidroelektrik enerji santralleri" seçme-eleme kriterine tabi tutularak bu projeler için sunulan Proje Tanıtım Dosyası üzerinden ÇED raporu hazırlanmasına gerek olup olmadığına karar verilebileceği, düzenlenmiştir.
Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için İdare Mahkemesince, bu dosya ile arasında bağlantı kararı bulunan Mahkemenin E:... sayılı dosyasında yaptırılan keşif sonrasında hazırlatılan bilirkişi heyeti raporundaki tespitler dikkate alınmış olup, İnşaat Mühendisi, Su Ürünleri Uzmanı, Arkeolog, Flora Uzmanı, Çevre Mühendisi, Fauna Uzmanı ve Ziraat Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında hazırlanan söz konusu bilirkişi raporunda özetle; I- Projenin İnşaat Mühendisliği ve Hodroloji Uzmanlığı Açısından Değerlendirilmesi:
1.Genel Değerlendirme:
Dava konusu edilen ... Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali Üretim Tesisi Van İli Erciş İlçesi Ağaçören Mahallesi sınırları dâhilinde bulunmaktadır. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün (TKGM’nin) kayıtlarına göre; … Mahallesi sınırları dâhilinde bulunan …-… ve … nolu parseller de Regülatör sahası (su alma yapısının), …-…----…-----…-----…-----…---…-----…- istikametin de açık trapez kanalın,… nolu parselin toplama havuzunun, … ve … nolu parselin cebri boru ve … nolu parselin ise “ Regülatör ve Hidroelektrik Santral Alanı” olduğu tespit edilmiştir.
Trapez açık kanalın yaklaşık 4,00 km uzunluğunda olduğu, cebri borunun (kapalı borunun) 1.100 metre olduğu tespit edilmiştir.
Projenin 03.10.2013 tarih ve 28784 sayılı ÇED Yönetmeliği Seçme Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesi 46. maddeye göre hazırlanmıştır. Kurulu güç limiti o dönemde aynı statüdeki projeler için 1-25 MWm arasında iken güncel yönetmelik 41. maddede (25.11.2014 tarih ve 29186 sayılı yönetmelik) 1-10 MWm güç değerindedir. Bu tesis ilk planlamasında 5.149 MWm Kurulu güç olarak planlanmış sonrasında kapasite artışı yapılarak kurulu gücü 6.32 MWm olarak tasarlanmış ve işletme de bu güç ile devam etmektedir. Proje sahibi firma da proje başlaması iş ve işlemlerinde Gök Akım Elektrik Üretim A.Ş. olan adını ... Elektrik Üretim A.Ş. olarak değiştirmiş ve o süreden sonra işlemler bu isim üzerinden devam etmiştir.
Kurulu güç limiti değerine bakıldığında Yönetmeliğin ilgili maddesinde belirlenen sınırlar içinde olduğundan (25.11.2014 tarih ve 29186 sayılı ÇED Yönetmeliği Seçme Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesi 41. Madde) Van Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 30.03.2021 tarih ve 14 numaralı ÇED Gerekli Değildir kararı ÇED Yönetmeliği kapsamında uygundur.
Tesisin alanının büyük bir kısmı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne ait olup, diğer kısmı kamulaştırılmıştır. İnşaat aşamasından kalma toprağın tahrip edildiği gözlenmiştir. Can suyunun kontrollü bir şekilde verildiği ve bu kontrolün Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürlüğü tarafından denetlendiği davalı taraflarca beyan edilmiştir.
Yapılan inceleme ve elde edilen verilerle can suyunun kontrollü olarak verildiği kanısına varılmıştır.
2.Hidrolojik İnceleme ve Değerlendirme: ... Regülatörü ve Hes (6,32 mwm/6,07 mwe) Proje Revizyonu ve Kapasite Artışı Proje Tanıtım Dosyasında (PTD); "Projenin üzerinde yer alacağı ... çayı üzerinde regülatör yerinde veya yakınında her hangi bir resmi kurum tarafından işletilmiş yakın yerde Akım Gözlem İstasyonu (AGİ) yoktur. Projenin sularının ölçülmesi amacıyla 22 Mart 2011 tarihinde firma tarafından regülatör yerinde bir adet AGİ açılmıştır. AGİ’nin 22 Mart 2011 - 5 Temmuz 2011 arası değerlendirilmiştir.
Ancak bu süre proje çalışmaları için çok kısadır. Projenin üzerinde yer aldığı ... çayı üzerinde DSİ tarafından Koçköprü baraj aks yerinde Ilıca dereyi de içine alacak şekilde işletilen 25-02 no’lu ... Çayı-Koçköprü Akım Gözlem İstasyonu (AGİ) vardır. AGİ, 1959 yılında açılmış olup baraj işletmeye açıldıktan sonra 1979 yılında kapatılmıştır. AGİ’nin 1960-1977 yılları değerlendirilmiştir. ... regülatörünün akımları için önemli ölçüde bu istasyonun değerlerinden faydalanılmıştır..." denilmektedir. Yerinde bırakılması gereken su miktarı (can suyu) miktarına ilişkin ... Regülatörü ve Hes (6,32 mwm/6,07 mwe) Proje Revizyonu ve Kapasite Artışı Proje Tanıtım Dosyasında (PTD); "... Regülatörü ve HES projesi ile ilgili olarak “HES Projeleri ve Diğer Hidrolik Faaliyetler Değerlendirme Raporu” (Ekosistem Değerlendirme Raporu) hazırlanarak, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısı ile uygun bulunmuş (Bkz. Ek:2.16) olup, Ek: 2.14’te verilen Ekosistem Değerlendirme Raporu’nda belirtilen hususlar ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu yazısına riayet edilecek, Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği kapsamında gerekli izinler ile HES Projeleri ve Diğer Hidrolik Faaliyet Değerlendirme Raporunda belirtilen tüm önlemler alınacak, bırakılan çevresel akış miktarları ile ilgili olarak da debimetre takılarak yapılan ölçümler 6 aylık periyotlarda Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğü’ne gönderilecektir...
Proje kapsamında bölgedeki balık türleri için balıkların yaşamının sürekliliğinin sağlanması ve dere ortamında doğal dengenin bozulmaması için, balıkların akarsuyun kaynağına gidip gelmelerini sağlamak amacıyla regülatör yerine de balık geçidi yapılacaktır. Bırakılan can suyu, regülatör yerlerine kurulacak otomatik debi ölçer cihaz ile günlük akım değerleri ölçülecek ve aylık olarak DSİ XVII. Bölge Müdürlüğü’ne (Van) ve Van İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne veri aktarımı sağlanacaktır..." denilmektedir. Bölgede yapılan keşifte, dava konusu alanın doğu ve batı kesimlerinde birkaç adet mevsimsel dere bulunmaktadır. Bu mevsimsel dereler yılın yağışlı dönemlerinde aktif/akar olup, yılın kuru/kurak dönemlerinde su akışı olmamaktadır. Bu dereler yağışlar ile beslenmekte olup yaz aylarında kurumaktadır. Keşif esnasında yapılan incelemelerde bu mevsimsel derelerde su akışı olmadığı tespit edilmiştir. ... Deresi dışındaki mevsimsel dereler, dereleri beseleyen ve derelerden ayrılan kollarda da herhangi bir su akışı gözlenmemiştir. Dava konusu alan içerisinde, keşif esnasında ve daha sonrasında yapılan literatür çalışmasında herhangi bir kaynak suyuna rastlanılmamıştır. Dava konusu alan içerisinde herhangi bir yüzeysel su kaynağı, kaynak suyu çıkışı veya aktif bir su birikintisi bulunmamaktadır. Keşif esnasında yapılan incelemelerde dava konu olan sulama suyu ihtiyacını karşılayan sulama arkının bir bölümünün beton kanal yapılmak suretiyle yenilendiği tespit edilmiştir.
Hidrolojik açıdan yapılacak değerlendirmede; dava dosyasına sunulan PTD’da; "... HES Projesi’nin su kaynağı 25 no’lu Van Gölü havzasında yer alan ... Çayıdır. ... Çayı yaklaşık 3200 m kotlarındaki kaynak sularından beslenir. Akışını genellikle güney ve güneydoğu istikametinde sürdürerek regülatör kesitine ulaşır. ... Çayının, ... regülatör yerindeki kot 1850 m yağış alanı ise 218 km²’dir. Kündüksuyu deresi de alınırsa bölgenin su kaynakları daha verimli kullanılmış olabilir." denilmektedir. Dosyasına sunulan bilgiler ışığında; hidrolojik açıdan ortalama akımların m3/s cinsinden son 49 yıla ait (1965 ile-2014 yılları arasındaki) bölgenin kayıt altına alınan yağış rejimine ilişkin değerlerin proje tasarımında kullanıldığı tespit edilmiştir.
Ortalama değerlere göre bölgenin düşük akış rejimine “Eylül-Ekim-Kasım ve Aralık” aylarında rastlandığı, tesisin tasarımında ilgili değerler alınmış olsa da can suyu miktarına ilişkin PTD'da işletmenin % ce bırakması zorunlu olan can suyu miktarına ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığı, dolayısıyla balık geçidi tasarımı ve AGİ verilerine göre bırakılan can suyu miktarının yeterliliği hususunda hidrolojik açıdan bir değerlendirme yapılamamaktadır.
3.İnşaat Tekniği Açısından Yapılacak Değerlendirmede:
Keşif esnasında yapılan inceleme ve gözlemler ile dosyasına sunulan PTD’daki tesis yapısına ilişkin incelemelerde dava konusu ... Elektrik Üretim A.Ş. denetiminde çalıştırılan santralin PTD dokümanındaki tesis ana yapısında belirtilen ana unsurlar ile tesisin, inşaat bölümleri bakımından aynı sayı ve nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
Tesisin; faal olarak çalıştığı, regülatör göletinde suların toplanmış olduğu, inşaa edilen kanal içerisinden suyun büyük kısmının enerji üretim santraline doğru aktığı, can suyunun tespit edilmiştir.
Dava konusu projede inşaa edilen beton kanal üzerinde birçok geçiş noktasının olduğu, keşif esnasında gözlemlenmiştir. Tesis ana unsurlarına ait uygulama projeleri ile bu tesise ait kesit ve görünüşler PTD’da gösterilmiş olup yerindeki uygulama bakımdan inşaat teknik değerlendirmelere aykırı olarak değerlendirilecek bir hususa rastlanmamıştır.
4.Sonuç ve Kanaat:
Dava dosyasında yer alan Proje Tanıtım Dosyasında proje kapsamında yapılması planlanan yapıların “Deprem Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik” ve “Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği” ekinde bulunan Deprem Etkisi Altında Binaların Tasarımı İçin Esaslara uyulması halinde bu yapıların deprem sırasında herhangi bir olumsuzlukla karşılaşılmayacağı kanaatine varılmıştır. HES projesi ... Deresi üzerine kurulmuştur. Proje yapıları ve iletim kanalı güzergâhı boyunca yapılan incelemelerde herhangi bir olumsuz durumla (... Deresi yatağına dolgu yapılması, dere yatağından malzeme alınması vb.) karşılaşılmamıştır. HES projesi ve yakın çevresinde herhangi bir su kaynağı, pınar, göze vb. gözlemlenmemiştir. Projede yer alan iletim kanalının açık beton kanal olması, iletim kanalının geçtiği güzergâh boyunca yer alan tarımsal arazilerin sulanabilmesine olanak sağladığı tespit edilmiştir.
Dava konusu ... Elektrik Üretim A.Ş. denetiminde çalıştırılan santralin PTD dokümanındaki tesis ana yapısında belirtilen ana unsurlar ile tesisin, inşaat bölümleri bakımından aynı sayı ve nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
Can suyu miktarına ilişkin PTD da; “ Belirlenen can suyu miktarı regülatörden kesintisiz olarak bırakılacaktır.” denilmişse de; işletmenin zorunlu olarak %’ce bırakması gereken can suyu miktarına ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığı, AGİ verilerine ilişkin kurumlarca herhangi bir kaydın tutulmadığı, dolayısıyla balık geçidi tasarımına göre bırakılan can suyu miktarının yeterliliği hususunda hidrolojik açıdan bir değerlendirmenin yapılamayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. II- Projenin Çevre Mühendisliği Açısından Değerlendirilmesi: Keşif esnasında incelenen tesis Van ili Erciş İlçesi, … Köyü civarı, ... Deresi üzerinde yer alan ve ... Elektrik Üretim A.Ş tarafından işletilen 6,32 MWm/6,07 MWe) kapasiteli HES santralidir.
Can suyu adıyla bırakılan az miktardaki su, dere boyunca yayılmış olan ve kuvvetli yağışlarda suyun önünde bir set gibi duran bitki örtüsünün yaşaması için yeterli olmayabilir. Hafriyatla daraltılmış ve üzerinden örtüsü uzaklaştırılmış dere yatakları, özellikle bahar aylarında sellere karşı korumasız kalabilir. Farklı büyüklükteki su toplama yapıları (regülatörler) nehir üstüne oturtulmuş bir baraj etkisi oluşturmaktadır. Büyük barajlara oranla su altında kalacak alan fazla büyük olmasa da bu havuzlar akarsuyun bütünlüğünü bozacak ve peyzajda değişikliklere sebep olacaktır. Ayrıca akarsuyun doğal akışı ve akış miktarı engellendiğinden, suyun taşıdığı oksijen miktarı ile kimyasal yapısında da değişiklikler ortaya çıkacaktır. Bu durum, ortamdaki canlıları, özellikle ortam değişikliklerine çok hassas olan sazan balıklarını olumsuz yönde etkileyebilir.
HES projelerinin inşa edileceği su kaynaklarından alınıp, elektrik üretiminden sonra bırakılacak olan suda ve kaynakta bırakılan can suyunda ortaya çıkacak olan biyolojik, fiziksel ve kimyasal değişimler sucul ekosistem açısından son derece önemlidir. Su sıcaklığı veya oksijen miktarındaki küçük değişimler sucul yaşamı ciddi şekilde etkilemektedir.
HES projelerinde çevresel akışın sağlanabilmesi için bırakılacak suyun belirlenmesi çok önemlidir. Türkiye’deki HES projelerinde, bırakılacak can suyu miktarlarının belirlenmesine yönelik bilimsel çalışma yapılmamıştır. Bazı projelerde Tennant metodu kullanıldığı göze çarpmaktadır. Ancak bu yöntemde belirtilen “zayıf-asgari” oranlar kullanılmaktadır. Tennant Metodu’na göre; “ortalama yıllık su akış debisinin %50’sinin Nisan-Eylül arasında, %30’unun Ekim-Mart ayları arasında bırakıldığı zaman habitatın çok iyi bir şekilde korunacağı” belirtilmektedir. Bırakılması gereken su miktarına ilişkin olarak diğer önemli noktalar ise; su miktarının akarsuyun kendi kendini temizleyebilmesi (çürümüş, toksik maddelerin birikmemesini önlemesi) ve canlı yaşam için çok önemli olan ince kumların akarsu yatağına depolanmasını engellemesi için yeterli olmasıdır. Bırakılması planlanan can suyu ile çevredeki tarım ve bahçe arazilerinin sulanmasının sağlanması, halkın içme ve farklı kullanımları, doğal yaşamın sağlıklı yaşamasının mümkün olması beklenmektedir. Bu nedenle can suyu miktarı belirlenirken tüm bu unsurlar göz önünde bulundurulmalıdır.
HES’lerin kuruluş maliyetlerinin diğer elektrik üretim santrali çeşitlerine göre daha düşük olması ve ortalama kullanım ömürlerinin daha uzun olması gibi nedenlerle bu santrallerin daha ekonomik oldukları ve diğer santrallerin tersine sera gazı salınımına sebebiyet vermemeleri nedeniyle daha çevreci oldukları, öz kaynaklarımızdan olan ve ülkemizde bol bulunan su gücüne dayandığından elektrik üretiminde dışa bağımlılığı azaltması ve böylece ulusal kalkınmanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesine olanak sağlamaları nedeniyle stratejik yönden ülkemiz için daha elverişli oldukları söylenmektedir.
Nehir tipi HES'lerin, akarsulardan suyu alıp daha aşağı kotlarda elektrik üretiminden sonra yeniden akarsu yatağına bıraktıkları için doğaya zarar vermedikleri söylenmektedir. Ancak HES’lerin su alma yapıları (regülatörler) küçük birer baraj etkisi yaratarak akarsuyun bütünlüğünü bozmaktadır. HES’lerin işletimi aşamasında çoğu zaman nehrin akış̧ hızı azaldığından; suyun havalanması ve sudaki çözünmüş oksijen miktarı azalmaktadır. Oksijenin belirli bir değerin altına düşmesi; toplu balık ölümlerine neden olabilmekte, aynı zamanda suyun sıcaklığında önemli ölçüde değişikliklere neden olabilmektedir.
Keşif esnasında yapılan incelemelerde; can suyunun kontrollü olarak verildiği kanısına varılmıştır ve bu kontrolün Devlet Su işleri 17. Bölge müdürlüğü tarafından denetlendiği tesis müdürü tarafından beyan edilmiştir. Tarım arazilerinin sulanmasında kullanılacak suyun büyük bir çoğunluğunun eski haline devam edildiği, projenin uygulandığı yaklaşık 3 km alanda bulunan arazilerin can suyu akış miktarlarının ve debileri dikkate alındığında eski sulanabilecek tarım arazileri için yeterli olabileceği ve bölgedeki hayvan popülasyonu dikkate alındığında, mevcut can suyunun yeterli olabileceği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; ... Regülatörü ve HES yaklaşık 6322 kw enerji üretiminden dolayı doğal enerji kaynağı olarak ülkemiz ekonomisine katkı sağlayacaktır. Ayrıca tesiste işletme kaynaklı katı, sıvı ya da gaz halinde bir atık çıkmamaktadır. Yukarıda sayılan önlemlerin alınması durumunda yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak ve ekonomiye kazandırmak önemlidir. Ayrıca büyük ölçüde işsizliğin yaşandığı bölgede yapılan böyle bir yatırım, bölge ekonomisinin canlanmasını sağlayacaktır. III- Projenin Fauna Uzmanlığı Açısından Değerlendirilmesi:
Van 1. İdari Mahkemesinin E:... sayılı dosyası kapsamında; Van ili, Erciş ilçesi sınırlarında bulunan 6,32 MWm kapasiteli ... Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali kapasite artışı projesinin gerçekleşmesi halinde yöredeki bitki örtüsüne, canlılara, ekolojik dengeye, tarımsal üretime, orman varlığına, çevre ve insan sağlığına olumsuz önemli bir çevresel etkinin olup olamayacağının ayrıca Çevresel Etki Değerlendirme Projesine ilişkin raporun yeterli olup olmadığının tespiti amacıyla alanda 17.06.2022 tarihinde keşif incelemesi yapılmıştır.
Proje tanıtım dosyası içerisinde verilen fauna listesinde bazı türlerin küresel anlamda IUCN listesinde kritik kategoride olduğu ve popülasyonlarının izlenmesi gereken türler olduğu görülmektedir. Bu türlerden biri tosbağa (Testudo greaca) olup VU- Hassas kategorisinde yer almaktadır. Bununla birlikte kuş türlerinden biri olan Çaylak (Milvus milvus) NT- Tehdite yakın kategoride yer alıp populasyon sayısı gittikçe azalmaktadır.
Proje sahasında yapılan gözlemler ve proje tanıtım dosyasında belirtildiği gibi regülatörden santrale kadar su kendi yatağından 3900 metre uzunluğunda 2.5 metre yüksekliğindeki kanala alınıp daha sonra 1070 metre uzunluğundaki cebri boru ile santrale taşınmaktadır. Ortalama 4970 metre mesafe mevcut su dere yatağından uzak kalmaktadır. Proje sahası içerisinde yer alan ... deresi boyunca yapılan incelemelerde dere kenarında yer alan Ulupamir köyünün fosseptik atıkları dere yatağında bulunan can suyuna boşaltılmaktadır. Projenin yükleme havuzu ve deşarj kanalı etrafında yapılan incelemelerde deşarj kanalının etrafının beton ile kaplandığı ve eğiminin yaban hayvanları için yüksek olduğu, kanala su içmek için giren canlıların çıkmakta zorlandığı tespit edilmiştir.
Sonuç olarak; bölge faunistik açıdan oldukça zengindir. Bu zengin faunanın yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı etkilenmemesi mümkün değildir. Bu sebeple alanın faunistik yapısının tespit edilerek hassas ve nadir türlerin varlığı, popülasyon yoğunluğu ve su kaynağını hangi amaçla (üreme, beslenme, korunma) hangi dönemlerde kullandığı tespit edilmelidir. Özellikle üreme dönemi olan ilkbaharda kıyı çizgisine bağlı olarak su durumunun başta suya zorunlu olan Amfibiler (çift yaşar) olmak üzere türleri nasıl etkilediğinin net bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Bilimsel veriler doğrultusunda, alan ekolojik ve faunistik olarak değerlendirildiğinde; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarihli ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının uygun olmadığına, hazırlanan raporun yetersiz olduğu ve mutlaka konunun uzmanları tarafından faunistik açıdan çevresel etki değerlendirilme raporunun hazırlanması gerektiği görüş ve kanaatindeyim. IV- Projenin Flora Uzmanlığı Açısından Değerlendirilmesi:
Bu raporun yazılmasına gerekçe teşkil eden Van İli, Erciş İlçesi sınırlarında ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi tarafından kurulması planlanan "... Regülatörü ve HES (6,32 MWm/6,07 MWe) projesine ilişkin mahkeme sürecinde bilir kişi olarak 17.06.2022 tarihinde proje sahasına gidilmiş, proje sahasında floristik, ekolojik ve biyolojik ön incelemeler gerçekleştirilmiştir. Farklı tarihlerde (02.07.2022, 16.07.2022 ve 30.07.2022) toplamda 4 gün Köycük’ten …’e ve oradan da Koçköprü Baraj alanına kadar olan dere yatağında arazi çalışmaları yapılmıştır. Rapora söz konusu olan ... Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali, Van Gölü’ne dökülen en büyük akarsulardan birisi olan ... Çayı üzerinde yer alan Koçköprü Baraj gölünü besleyen iki koldan biri olan Mağara Deresi üzerine kurulmuştur. ... Regülatörü ve HES’in su toplama bendi ile Mağara Deresi’nin baraj gölüne döküldüğü noktanın uzaklığı, mevsimlere göre değişmekle birlikte, yaklaşık 6 km dir.
Proje tanıtım dosyası içerisinde sunulan floristik listesinde bazı türlerin küresel anlamda IUCN listesinde kritik kategoride olduğu ve popülasyonlarının izlenmesi gereken türler olduğu görülmektedir. Bu türlerden biri Campanula radulanın Türkiye Florası için yeni bir kayıt olarak verilmiş, bu taksonun alandaki durumu ayrıntılı olarak araştırılmalıdır.
Proje sahasında yapılan inceleme ve gözlemler sonucunda ve proje tanıtım dosyasında belirtildiği gibi regülatörden santrale kadar su kendi yatağından yaklaşık olarak 3900 metre uzunluğunda 2.5 metre yüksekliğindeki iletim kanala alınıp daha sonra 1070 metre uzunluğundaki cebri boru ile santrale taşınmaktadır. Yaklaşık olarak proje alanında 4970 metre mesafe mevcut su dere yatağından uzak kalmaktadır. Proje sahasına yapılan inceleme ve gözlemlerde dava konusu ... Regülatör ve HES su bendi, iletim kanalları ve HES santralinin aktif halde olduğu tespit edilmiştir. ... Regülatörü ve HES Proje tanıtım dosyası ve alanda daha önce yapılan flora ve vejetasyon ile ekolojik literatürler incelenerek dosyada verilen floristik listeler incelenmiştir. Proje tanıtım dosyasında verilen floristik listede yer alanda taksonlar alanı temsil etmediği görülmüştür. Özellikle alana en yakın iki araştırma olan aşağıdaki çalışmalardan yararlanılmakla birlikte proje tanıtım dosyası ve ekosistem değerlendirme raporundaki floristik liste alanı temsil etmediği görülmüştür. Proje sahası içerisinde yer alan ... Deresi boyunca yapılan incelemelerde dere kenarında yer alan …, … ve … köylerinin içinde gelen çoğu organik maddece zengin kirli atık sular Mağara dere yatağında bırakılmaktadır. ... Regülatörü ve HES projesi kapsamındaki faaliyetlerin gerçekleştirilmesi esnasında ortadan kaldırılacak başlıca bitki örtüsü, Regülatörü ve santral yerindeki flora türleridir. Bu türler için, projenin ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’ kapsamında yapılacak çalışmalar sırasında detaylı araştırma yapılması gerekmekteydi. Ayrıca kesilecek ağaçlar için ilgili Tarım ve Orman Bölge Müdürlüğünden izin-irtifa hakkı alınması gerekirdi. Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir kararına binaen bu işlemler yapılmamıştır. Bölgede yaşayan birçok endemik ve nadir taksonun akarsular ile ilişkileri tanımlanmamış durumdadır. Bu taksonların proje alanı içindeki yayılışları, akarsu sistemleriyle yakından ilişkilidir. Dolayısıyla bu taksonların yerinde korunabilmesi ve popülasyonlarının geliştirilmesi için ... Regülatörü ve HES projelerinden nasıl etkilenebileceklerinin bilimsel olarak ortaya konulması, ayrıntılı bilimsel çalışmalar gerektirmektedir. Ancak yapılacak çalışmaların inşaası öncesi ve aşamasında mevcut doğal yapıya en az zarar verecek şekilde planlanma yapılması ve endemik ve nadir türlerin izlenmesi ve korunması gerekmektedir.
Sonuç olarak; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 20.07.2015 tarihli ve E-201523 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının uygun olmadığına, hazırlanan raporun yetersiz olduğu ve mutlaka konunun uzmanları tarafından floristik açıdan çevresel etki değerlendirilme raporunun hazırlanması gerektiği görüş ve kanaatindeyim. Projenin Floristik çalışmalarında çevresel etkilerinin daha detaylı incelenmesi ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hazırlanmasının gerektiği kanaatine varılmıştır. V- Projenin Su Ürünleri Uzmanlığı Açısından Değerlendirilmesi:
Rapora söz konusu olan ... Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali, Van Gölü’ne dökülen en büyük akarsulardan birisi olan ... Çayı üzerinde yer alan Koçköprü Baraj gölünü besleyen iki koldan birisi (Mağara Deresi) üzerine kurulmuştur. HES’in su toplama bendi ile Mağara Deresi’nin baraj gölüne döküldüğü noktanın uzaklığı, mevsimlere göre değişmekle birlikte, yaklaşık 6 km’dir.
Akarsu yatağından iletim kanalına alınan HES’in üzerinde kurulu olduğu Mağara Deresi ve derenin döküldüğü Koçöprü Baraj Gölü’nde yaşayan balık türleri Tablo 1’de gösterilmiştir. Tablo 1’de yer alan türlerden Cyprinus carpio (sazan) hariç diğer türlerin tamamı Van Gölü Havzasına endemik, Dünyada sadece Van Gölü Havzasında yaşayan, türlerdir. Özellikle, Erciş Bıyıklısı havzada yalnızca ... Çayı ve kolları ile (Mağara Deresi, ... Çayı’nın bir koludur) Deliçay’da yaşamaktadır. Koçköprü Baraj Gölü’nde yaşayan inci kefalleri Nisan ve Temmuz aylarında üremek için Mağara Deresi ve Ilıca Çayına, sürüler halinde, üreme göçü gerçekleştirmektedir.
Proje tanıtım dosyasında bulunan (sayfa 85-86) “Fauna türlerinden endemik bir balık türüne rastlanmamıştır” ifadesi yer almaktadır. Tablo 1’de görüleceği üzere bu alanda yaşayan 5 adet balık türün 4 tanesi (% 80’i) endemiktir. Ülkemizin’de taraf olduğu IUCN (Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği) sözleşmesine göre HES’İn kurulu olduğu akarsuda yaşayan balıklardan, Erciş Çöpçüsü (Oxynoemacheilus ercisianus) IUCN sınıflarında, EN sınıfında (endangered: yakın zamanda nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya) olan bir türdür. Tabloda yer alan diğer türlerden, İnci Kefali (Alburnus tarichi) ise IUCN sınıflarından NT sınıfında (near tehreatened: yakın zamanda nesli tehlikeli sınıfına girebilir) sınıfında yer almaktadır. Bu yüzden proje tanıtım dosyasında yer alan "Fauna türlerinden endemik bir balık türüne rastlanmamıştır" yanlış bir ifadedir.
Sonuç olarak, yukarıdaki yapmış olduğum değerlendirmeler doğrultusunda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 20.07.2015 tarih ve E-201523 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının uygun olmadığına ve Çevresel Etki Değerlendirilme raporunun mutlak surette hazırlanması gerektiğini düşünmekteyim. VI- Projenin Ziraat Mühendisliği Açısından Değerlendirilmesi: Bilirkişi heyetleriyle birlikte dava konusu HES alanında yaptığımız inceleme sırasında ve yine dava dosyası üzerinde yaptığım tetkik ve inceleme sonucunda; a- HES için inşa edilen beton kanalın dere yatağından daha yüksek kotlarda olduğu, etrafında mera bitkileri ve çalılardan oluşan bir bitki örtüsü ile kaplı olduğu gözlemlenmiştir, b- Projenin bu hali ile uygulanmasında tarımsal alanların ekonomik ve zirai açıdan olumsuz etkilenmesinin söz konusu olmayacağı, c- Can suyu akış miktarı ve debisinin planlandığı şekilde tutulması halinde projenin uygulandığı alanda bulunan bitkilerin olumsuz etkilenmeyeceği, mevcut hayvan potansiyeli dikkate alındığında eski dere yatağında planlanan ve bırakılan can suyunun hayvanların içme suyu için yeterli olacağı, d- Ancak can suyu olarak bırakılması gereken suyun DSİ yetkililerince denetlenerek mevsim şartlarına göre dere yatağında en az 20-25 cm derinlikte tutulması diğer canlıların yaşam döngüsü için de gerekmektedir.
Sonuç olarak; yukarıdaki yapmış olduğum değerlendirmeler doğrultusunda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 20.07.2015 tarih ve E-201523 sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının, bitki örtüsü, tarımsal üretim ve hayvancılık yönünden bir tezat oluşturmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. VII- Projenin Arkeoloji Uzmanlığı Açısından Değerlendirilmesi:
Bilirkişi heyetleriyle yapılan inceleme sırasında; HES için inşa edilen beton kanalın Ulupamir Mahallesinin 1,5 km kadar güneydoğusunda, dere kıyısındaki bir eski yerleşim yerine ait olduğu anlaşılan mezarlığı tahrip ettiği tespit edilmiştir.
Sözü edilen eski yerleşim ile hemen üst kesimindeki mezarlığın hangi dönemden ve kimlerden kaldığı bilinmekle birlikte, mezar yapıları ile yerleşim kalıntılarının durumu Osmanlı döneminden kalma olabileceğine işaret etmektedir. Ayrıca dere kenarı boyunca, HES için inşa edilen beton kanala paralel uzanan ve hangi döneme ait olduğu bilinmeyen eski sulama kanalları olduğu görülmüştür.
At yetiştiriciliği, üzerinde Türkiye Cumhuriyeti topraklarının kültür tarihinin önemli bir ögesidir. Örneğin bu topraklarda kurulan Hitit Krallığı (kuruluşu MÖ 1600 yılları) ve Urartu Krallığı (kuruluşu yaklaşık MÖ 860) arşivlerinde at yetiştiriciliği ile ilgili kayıtlar ve bilgiler mevcuttur. At yetiştiriciliği ile ilgili kültürel birikimin Ortaçağ’dan günümüze yaşatıldığı da ayrıca bilinmektedir. Erciş ilçesi ... vadisinde, HES tesis ve kanalının inşa edildiği arazi söz konusu ata kültürünün halen yaşatılmaya çalışıldığı bir alandır ve yapılan inşaatın Türk at yetiştiriciliği kültürüne büyük zarar verdiği ortadadır. HES türü yatırımlar yerine söz konusu alanda at yetiştiriciliği gibi ata sporlarımızı teşvik edici projelerin hayata geçirilmesi için yatırımlar yapılmalıdır.
Tüm bu nedenlerden dolayı, HES tesis ve kanalının inşa kararından önce dikkate alınıp raporlanmadığı anlaşılan arkeolojik ve kültür-tarihsel yüzey araştırmalarının davaya konu olan bölgede, tarihsel kalıntılar ile artık unutulan eski geleneklerin ortaya çıkarılma potansiyeli yüksek olması itibarıyla acilen gerçekleştirilmesi gerektiği kanaati oluşmuştur. VIII- Projenin Depremsellik Açısından Değerlendirilmesi:
Keşif sırasında yapılan arazi incelemelerinde herhangi bir tektonik faaliyete (fay, yüzey kırığı vb.) rastlanılmamıştır. Maden Tetkik Arama (MTA) tarafından hazırlanan diri fay haritasında HES projesine en yakın fay hattı Erciş Fayı'dır. Yapılan ölçümlerde HES projesinin Erciş Fayı'na 950 metre uzaklıkta olduğu hesaplanmıştır.
HES projesinin bulunduğu vadi tabanının jeolojisini Seki (Os) formasyonuna ait eski akarsu çökelleri olan çakıl, kum, kil birimleri oluşturmaktadır. Vadi yamaçlarının jeolojisini genel olarak volkanik kayaçlar olan Gürgürbaba Lavı (Ogu) ve Yalındam Volkanitine (Tmya) ait andezit, bazalt, obsidyen ve piroklastik birimler oluşturmaktadır. Bölgede eğimin yüksek olduğu yamaçlarda volkanik kayaların bol kırık-çatlaklı olması nedeniyle yamaç molozları gözlenmiştir.
Keşif sırasında yapılan arazi incelemelerinde HES projesi sahasının bulunduğu bölge ve yakın çevresinde herhangi bir toprak/kaya hareketine (toprak akması, toprak kayması, kaya düşmesi vb.) rastlanılmamıştır. Maden Tetkik Arama (MTA) tarafından hazırlanan heyelan haritasında (Şekil 10.) HES projesi sahasının bulunduğu bölgede herhangi bir toprak/kaya hareketi olmadığı tespit edilmiştir. HES projesi sahası ve yakın çevresi deprem bölgeleri 1996 haritasında 1. Derecede deprem bölgesi, 2018 haritasında ise 0.291 g (orta tehlikeli alanlar) içinde yer almaktadır.
Dava dosyasında yer alan Proje Tanıtım Dosyasında proje kapsamında yapılması planlanan yapıların “Deprem Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik” ve “Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği” ekinde bulunan Deprem Etkisi Altında Binaların Tasarımı İçin Esaslara uyulması halinde bu yapıların deprem sırasında herhangi bir olumsuzlukla karşılaşılmayacağı kanaatine varılmıştır. şeklinde görüş, kanaat ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Mahkeme tarafından karara esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; proje kapsamında bırakılması gereken can suyu miktarına ilişkin proje tanıtım dosyasının eki olup aynı zamanda proje tanıtım dosyası ile bir bütün olan ve birlikte değerlendirilmesi gereken Ekosistem Değerlendirme Raporunda mevcut olan verilerin (aylara göre % olarak yer alan veriler de dahil olmak üzere 65 ve 68. sayfalar) bilimsel değerlendirmesinin yapılmadığı anlaşılmakta, ayrıca bilirkişi heyeti içerisinde hidrolog bulunup bulunmadığı tespit edilememektedir.
Bu durumda, yukarıda verilen bilgiler ışığında, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, yukarıda belirtilen eksikliğin giderilerek, gerekirse mevcut bilirkişi heyetine hidrolog da eklenmesi suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak ya da ek bilirkişi raporu düzenlenerek (raporda imzası bulunan İnşaat Mühendisi Sercan Kıran'ın hidrolog olup olmadığı hususunda dosya kapsamında veri bulunmadığından, bu hususun Mahkemece açıklığa kavuşturulması gerektiği, hidrolog ise aynı bilirkişinin hidrolog sıfatıyla heyete dahil edilmesi suretiyle ek bilirkişi raporu alınması; aksi halde yeni bir inşaat mühendisi/hidrolog heyete dahil edilmek suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak) uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan; aynı işlemin iptali istemiyle farklı bir davacı tarafından açılan davada, Van 1. İdare Mahkemesinin 17/11/2022 tarih ve E:..., K:2022/2678 sayılı, dava konusu işlemin iptaline yönelik kararı, Danıştay Altıncı Dairesinin 12/04/2023 tarih ve E:2023/229, K:2023/3733 sayılı kararı ile yukarıda belirtilen aynı gerekçe ile bozulmuştur. Bu itibarla, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının, istemi halinde davalı yanında müdahile iadesine,
3.Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak 21/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.