11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/1098 E. , 2012/9258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/09/2010 tarih ve 2006/513-2010/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı birleşen davanın davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, asıl davada, 2005/03364 sayılı soba döküm kapağı tasarımının davacı adına tescilli olduğunu, müvekkili firmadan alış veriş yapmakta olan davalının izin almaksızın davacıya ait soba döküm kapağını birebir üreterek veya ürettirerek ve kendi logosunu bastırarak satışını yaptığını, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/72-72 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalının satışını yaptığı soba döküm kapağının müvekkiline ait tescilli ürünle birebir benzer olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün önlenmesine, davalı tarafından satışı yapılan soba kapaklarına el konulmasına, hükmün ilanına ve fazlaya dair hakları saklı kalmak şartı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen davanın davacısı vekili, asıl davanın reddini istemiş; birleşen davada, taraflara ait ürünler arasında benzerlik bulunmadığını, tasarıma konu şeklin sobanın kullanılması için zorunlu unsurları içerdiğini, bu unsurların tescil ettirilerek tekel hakkının tescil sahibine verilmesinin yasaya uygun olmadığını, yenilik kriterinin oluşmadığını, tasarıma konu şeklin kamuya malolduğunu, müvekkilinin dava konusu ürün üzerinde gerekli değişiklikleri yaparak kendi markasını bastırdığını ileri sürerek, müvekkilinin eyleminin karşı tarafın tasarımına tecavüz oluşturmadığının tespiti ile 2005/03364 nolu tasarım tescil belgesinin yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını ihtiva etmemesi nedeni ile iptalini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının tasarımını yaparak adına tescil ettirdiği ürünün piyasaya ilk kez davacı tarafından sunulduğu, davalının bu ürünü davacıdan satın alarak haberdar olduğu, daha sonra aynı ürün üzerinde benzerlik niteliğini ortadan kaldırmayacak kısmi değişiklikler yaparak Konya'da bulunan dökümhanelerde imal ettirerek piyasaya sunduğu, davalının bu eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından piyasaya sürülen döküm soba kapağının davacıya ait 2005/03364 nolu tasarım ile aynı olduğunun tespiti ile davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve davalı tarafından satışı yapılan döküm soba kapaklarına el konulmasına, kanıtlanamayan maddi tazminata yönelik istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davanın davacısı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleşen davada davalı tarafından imal edilen ürünlerde kullanılan tasarımının davacıya ait 2005/03364 sayılı tasarımdan belirgin bir farklılık içermemesi nedeniyle mahkemece 554 Sayılı KHK'nin 61. maddesine dayalı menfi tespit davasının reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Ancak, davalı davacısı olduğu ve asıl dava ile birleşen davada dava konusu 2005/03364 sayılı soba döküm kapağı tasarımının yeni olmadığını iddia ederek hükümsüzlüğünü istemiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince düzenlenen 10/02/2010 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafça dosyaya sunulan ve önceki tarihli tasarımlara ilişkin olduğu öne sürülen belgelerin kullanım tarihleri belli olmadığından bahisle yenilik incelemesinde dikkate alınamayacağı mütalaa edilerek dava konusu tasarımın yeni olduğu sonucuna ulaşılmış ise de, duruşmada dinlenen ve seracılık işi ile uğraşan davacı tanıkları söz konusu soba kapaklarının çok eskiden beri kullanıldığını ve tasarımda yer alan unsurların teknik zorunluluktan kaynaklandığını ifade etmişlerdir. O halde; mahkemece aralarında seracılık alanında uzman bir kişinin de olduğu yeni bir bilirkişi heyetinden görüş istenilmek suretiyle uyuşmazlık konusu tasarımının yeni olup olmadığı, bu tasarımla koruma altına alınan unsurların 554 Sayılı KHK'nın 10. maddesi uyarınca teknik zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve yine tasarımcıya seçenek özgürlüğü bırakıp bırakmadığı hususlarında görüş alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre asıl dava ve hükümsüzlüğe ilişkin birleşen dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı-birleşen davanın davacısı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.