4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkil aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, müvekkil şirketin yetkilisi takip konusu edilen senetleri düzenlemediğini, davalı ...' a da borcunun olmadığını, bu sebeple müvekkil şirket yetkilisi yanılarak şahsı adına ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... esas, .../... karar sayılı dosyasında imzaya itiraz ettiğini ancak bu itirazın husumetten reddedildiğini, müvekkil şirket yetkilisinin bu sırada ayrıca takipte alacaklı görünen ...'ı kıymetli evrakta sahtecilik ve dolandırıcılıktan şikayet ettiğini, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../... soruşturma numaralı dosyasında ... tarihli imzaya ilişkin rapor alındığını ve müvekkil adına atılı imzaların şirket yetkilisi ...' a ait olmadığı, müvekkilin asıl imzalarının model alınarak sahte olarak atıldığının tespit edildiğini, Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .../.. esaslı dosyasında alacaklı ... hakkında dava açıldığını fakat delil yetersizliği nedeniyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraat ettiğini, ancak her şekilde Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyasındaki senetler üzerindeki imzaların müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığının ortaya çıktığını, müvekkil şirket yetkilisinin, takibe konu senetler üzerindeki imzalar kendisine ait olmadığı tespit edildiğinden ve davalı ...' a hiçbir borcu da olmadığından, taraflar yönünden masraf oluşmaması için ve ayrıca alacaklı görünen ...'ın takibe devam etmeyeceği, takibe devam etmesinin bariz kötü niyet ve suç oluşturacağını kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden bilebilecek durumda olduğunu düşünerek şimdiye kadar menfi tespit davası açma gereği duymadığını, buna rağmen Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyasında ... tarihli ekli haciz tutanağından görüleceği üzere müvekkil şirkete ait mallar haciz ve muhafaza altına alındığını, takip şekli olarak devam etse de takibe konu senetler üzerindeki imzaların müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığının net olduğunu, davalının açıkça kötü niyetli olduğunu, anlatılan nedenlerle Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... esaslı dosyada müvekkilin borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit davamızın kabulü)ile takibin iptalini, haksız ve kötü niyetle takip yapan ve anıldığı üzere takibe kötü niyetle devam ederek haciz ve muhafaza işlemi yapan, müvekkili zarara uğratan davalının alacağın %20’sinden aşağı olmayacak tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. Dava, menfi tespit talebinden ibarettir. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012) Bu genel açıklamalar ışığında, dosyaya dönüldüğünde; dava dilekçesinde geçen dosyalar uyap üzerinden istenmiştir. Davalı, ilk duruşmaya katılmış ve özetle; davacı vekilinin dediği gibi, ceza dosyasında tüm delillerin, incelemelerin olduğunu beyan etmiştir. Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... esas, .../... karar sayılı dosyasına bakıldığında, davanın, ... tarafından açıldığı, mahkemece de takipte taraf olmayan kişi tarafından dava açılamayacağından husumetten ret kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın