11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/11856 E. , 2014/15925 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BURSA (KAPATILAN) 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/01/2014
NUMARASI : 2014/20-2014/20 D. İŞ
Bursa (Kapatılan) 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.01.2014 tarih ve 2014/20-2014/20 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme gereğince davalıya kredi kullandırıldığını, diğer davalının da sözleşmeye kefil olarak imza attığını, borçlunun sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle hesabın kat edilerek ihtarname tebliğ edildiğini, 06.01.2014 itibariyle davalının nakdi borcunun 531.543,06 TL olduğunu, ayrıca davalı lehine çek taahhütlerinden ve gayri nakdi kredilerden dolayı da 80.835 TL alacaklı olduklarını, borçlunun mal kaçırma girişimi içinde olduğunu ileri sürerek, borçluların 531.543,06 TL borca yetecek miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, alacaklı tarafın ihtiyati haciz istemesi için gerekli şartların oluşmadığı, ihtiyati haciz talebinin haklı sayılabilmesi için öncelikle muaccel bir alacağın varlığının ispatının gerektiği, dava dilekçesine ekli hesap kat ihtarı incelendiğinde, bu ihtarnamede yazan meblağları belirten ve ihtara ekli özet tablosundaki rakamların uyumsuz olduğu, her bir kredi kalemini (hesabını) gösteren özet tablolarının ekli olmadığı, bu ihtarın hukuki sonuç doğurmayacağı, davalıya teslim edilen çek yapraklarından kaynaklanan alacağın da muaccel olmadığı, henüz çek yapraklarının ödenmemesi riskinin doğmadığı, davacı bankanın çek yaprağı teslimi ve çek hesabı açılması aşamasında yeterli özen ve dikkati göstermek, gerekli istihbarat çalışmalarını dikkatlice yapmak, icab-ı hale göre ilave teminatlar almak yükümlülüğünde olduğu, borçluya çek yaprağı verilirken gösterilmeyen özenin sonuçlarına da bankanın katlanmasının gerektiği, bu miktarda ticari kredinin teminatsız kullandırılmasının da ticari hayatın gerçeklerine aykırı olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı banka vekili temyiz etmiştir. Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak,
İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir. Somut olayda, alacaklı banka vekili tarafından sunulan kat ihtarı ve kredi sözleşmesi kapsamı itibarı ile borçluların nakdi kredi sözleşmesi müteselsil borçlu ve kefili sıfatlarının bulunduğu ve hesabın alacaklı banka tarafından kat edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, alacaklı yönünden ihtiyati haciz isteme koşullarının oluştuğu göz önüne alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.