11. Hukuk Dairesi 2023/3498 E. , 2024/1304 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 2016/85025 başvuru numaralı “AZUR AVİATİON+şekil” markasının tescil talebinin reddedildiğini, oysa müvekkilinin daha önceden tescil ettirmiş olduğu 2014/87358 başvuru numaralı “AZURAİR+şekil” ve 2014/84888 başvuru numaralı “AZURAIR” markalarının sahibi olduğunu, reddedilen marka başvurusunu da diğer markalara dayalı seri marka üretme amacıyla yapıldığını, müvekkilinin “azur aviation + şekil” markasının 37, 39. sınıflarda yer ... bir takım mal ve hizmetlere ilişkin tescili için 25.10.2016 tarihli başvurusunun davalı Kurum tarafından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun'nun (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince “şekil + AZUR ORGANİZASYON” ve “şekil + AZUR” markaları ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, tescili talep edilen markanın müvekkili adına daha önce tescil ettirilmiş olan “AZURAİR” ibareli markalarının bir parçası niteliğinde olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin 2014/87358 başvuru numarası ile tescil edilmiş markası ile birebir aynı olduğunu, benzer olarak gösterilen markalardan 2010/00216 başvuru numaralı “şekil + AZUR ORGANİZASYON” markasının 35, 39, 41, 43. sınıflarda tescil edildiğini, müvekkilinin tescilini istediği söz konusu markanın 37. ve 39. sınıflarda olduğunu, benzer gösterilen markanın 37. sınıfta tescilli olmadığını, 39. sınıf kapsamındaki hizmetlerden ise sadece “Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. ... barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri” için tescilli olduğunu, benzer gösterilen markalardan 2014/111733 başvuru numaralı “şekil+AZUR” markasının tescil tarihinden önce müvekkiline ait 2014/87358 başvuru numaralı “AZURAİR” markası ve 2014/84888 başvuru numaralı markasının 39. sınıfta tescil edilmiş olduğunu, davaya konu markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıklarını, kullanım sonucunda ayırt edici nitelik kazanmış bir markanın tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2018 tarih, 2017/226 E. ve 2018/14 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli 2019/1157E. ve 2021/321 K. sayılı kararıyla; başvuru markası ile redde mesnet markaların asıl unsurlarının "Azur" ibaresinden oluştuğu, markalarda yer ... diğer şekil ve tanımlayıcı nitelikteki kelime unsurlarının, markaları ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaktan çıkarmadığı, davacının önceki markalarının kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 21.11.2022 tarih, 2021/4263 E. ve 2022/8130 K. sayılı kararıyla davacı markası ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olmadığı, davacı markasının 37. ve 39. sınıflarda tescilin talep edildiği, redde mesnet markalardan 2014/111733 sayılı "AZUR+şekil" ibareli markanın davacının tescil edilmiş markalarından sonra tescil edildiği, redde mesnet 2010/00216 sayılı markada ise 37. sınıf hizmetinin bulunmadığı, 39. sınıfta ise "..., ... ve ... taşımacılığı hizmetleri ve ... ... ve ... taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri"ni içermediği, davacının "AZUR" ibaresini içeren "AZURAİR" ibareli tescilli markalarını kullanmakla redde mesnet gösterilen markalar arasında herhangi bir iltibas oluştuğuna dair bir iddianın da olmadığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinde belirtilen sebeplerle başvurunun reddedilip reddedilmeyeceği değerlendirilebilse de KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre başvurunun reddi kararının doğru olmadığı, davacının tescilli markalarındaki "AZURAİR" ibaresi ile şekli dava konusu marka başvurusunda aynen kullandığı, tescilli markasındaki Türkçe karşılığı ... olan "air" ibaresinin yerine havacılık anlamına gelen "aviation" ibaresini yerleştirdiği ve tescilli markasının da 39. sınıf hizmetleri kapsadığı, dolayısıyla dava konusu markada davacının tescilli markasının esas ve ayırt edici unsurunun aynen kullanıldığı ve yardımcı unsur olan air (...), aviation (havacılık) ibarelerinin iştigale yönelik yakınlığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının tescilli markasına dayalı kazanılmış hakkının varlığının kabulü gerektiği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile redde mesnet markalar arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kararının yerinde olduğunu, davacının markası ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, davacının kazanılmış hakkı bulunmadığını, kazanılmış hak olması için gerekli koşulların sağlanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.