11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/3041 E. , 2010/6005 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Hatay 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.11.2009 tarih ve 2008/6-2009/288 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 10.03.1997 tarihinde Hatay ili sınırları içinde endeks okuma işinin endeksörle yapılması ile ilgili 3 yıllık sözleşme imzalandığını, bu işin tamamlandığını, davalının yeniden yaptığı ihale sonucunda gene müvekkilinin ihaleyi kazandığını, bu dönem içinde davalının 1. dönem sözleşmesinin 11. maddesini yanlış yorumlayarak, fiyat farkına fiilen işe başlama tarihinin esas alındığını, olduğunu, bunedenle 1. döneme ilişkin olarak 37.643,29 TL fazla ödeme yaptıklarını bildirip yeni dönem hak edişlerden bu miktarın bir kısmını faiz yürüterek kestiklerini, bir kısmının ise müvekkili tarafından ihtirazi kayıtla ödendiğini, fiyat farkı tarihinin sözleşme tarihi olduğuna dair mahkeme kararlarının da bulunduğunu ileri sürerek, toplam 38.188,49 TL'nın kesinti/ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bir yıllık zamanaşımının geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, ”taraflar arasındaki ilişki hizmet sözleşmesinden kaynaklandığından davanın BK'nun 125. maddesi hükmüne göre 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesine göre fiyat artırımında sürenin işe fiilen başlama tarihi değil sözleşmenin yapıldığı tarihin esas alınmasının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.