10. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ile sanıklar... ve ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen hapis cezasının süresine göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2013 tarihli ve 2012/302 Esas, 2013/223 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., Önder ve ...'in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 2. Sanık ...'nin, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 3. Sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2013 tarihli ve 2012/302 Esas, 2013/223 Karar sayılı kararının, sanıklar ..., Fevzi, ..., Önder, Veysi ve ... müdafileri ile sanıklar..., ..., ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.04.2016 tarihli ve 2015/5403 Esas, 2016/1127 Karar sayılı kararı ile; "A) Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesi: ...yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Suç tarihinin gerekçeli karar başlığına "21.07.2009, 22.07.2009 ve 24.07.2009" yerine “12.06.2009-24.07.2009” olarak yazılması, 2- Suç konusu 46480 gram esrarın miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığına göre, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi yerinde ise de, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen orantılılık ilkesine aykırı olarak, temel hapis cezasının alt sınır fazla aşılarak 12 yıl olarak belirlenmesi, 3- Sanığın, temin ettiği esrarın 26,1 gramını hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan Abdullah'a sattığı, kalanını ise satmak için bulundurduğu, tek olan fiilinin "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu oluşturduğu, TCK'nın 188.maddesinin 3. fıkrasında sayılan seçimlik hareketlerden herhangi birinin tekrarı söz konusu olmadığından zincirleme suçun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden, cezasının TCK'nın 43. Maddesi gereğince artırılması, 4- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması; B) Sanıklar ..., ..., ..., Önder, ..., Coşkun ve Fevzi hakkındaki hükümlerin incelenmesi: ... yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Suç tarihinin gerekçeli karar başlığına "21/07/2009, 22/07/2009 ve 24/07/2009" yerine “12.06.2009-24.07.2009” olarak yazılması, 2- Suç konusu 46480 gram esrarın miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığına göre, temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi yerinde ise de, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen orantılılık ilkesine aykırı olarak, temel hapis cezalarının alt sınır fazla aşılarak 12'şer yıl olarak belirlenmesi, 3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 4- Sanık ...'ın üzerinde ele geçirilen paranın sadece 700 lirasının suçtan elde edildiği gözetilmeden, sadece bu miktarın müsaderesine ve kalan paranın kendisine iadesine karar verilmesi gerekirken, tamamının müsaderesine hükmolunması; ayrıca müsaderenin dayanağı olarak TCK'nın 55. maddesi yerine 54. maddesinin gösterilmesi; C) Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesi:... yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Suç tarihinin gerekçeli karar başlığına "21/07/2009, 22/07/2009 ve 24/07/2009" yerine “12.06.2009-24.07.2009” olarak yazılması, 2-Temel cezanın alt sınır aşılarak tayin edilmesi yerinde ise de; suç konusu esrarın, diğer sanıklardan... ile birlikte oturduğu evde depolanmasını kabul etmekten ibaret fiili ve olaydaki konumu dikkate alınmadan, TCK'nın 61. maddelerindeki ölçütler ile 3. maddesinin 1. fıkrasındaki orantılılık ilkesine aykırı olarak, temel hapis cezasının alt sınır fazla aşılarak 10 yıl olarak belirlenmesi, 3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2018 tarihli ve 2016/229 Esas, 2018/289 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 1. Sanıklar ..., ..., ..., ...,....'nin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 2. Sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Samimi ikrarına rağmen lehe hükümlerin uygulanmadığına, 2. Bozma ilamına uygun ceza tayin edilmediğine ilişkindir. B. Sanıklar... ve ... ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, 2. Eylemin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğuna ilişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eksik inceleme ile karar verildiğine, 2. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. DAİREMİZİN GEREKÇESİ A. Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "21.07.2009, 22.07.2009 ve 24.07.2009" yerine, "12.06.2009" olarak gösterilmesi, B. Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, ulaşılan kanıya göre sanıkların fiillerinin sabit olup olmadığının belirlenmesi, sabit kabul edilen fiillerinin açıklanarak, bunların nitelendirilmesi, sonucuna göre ayrı ayrı hukukî durumlarının saptanması gerektiği gözetilmeden; sanıklar hakkında soyut ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, C. Sanık ...'in, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 01.05.2019 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, D. Kabule göre de; 1. Suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesi ile hüküm tarihinden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la ve 25.08.2017 tarihinde yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (7078 sayılı Kanunla yasalaşan) ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesi hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilip karşılaştırma yapılması, sonucuna göre lehe kanunun tespit edilerek sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, belirtilen nitelikte karşılaştırma yapılmadan hüküm kurulması, 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2018 tarihli ve 2016/229 Esas, 2018/289 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ile sanıklar... ve ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, diğer yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap