Danıştay 12. Daire Başkanlığı
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3940 E. , 2023/2827 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idarede 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 34. maddesi kapsamında sözleşmeli statüde yabancı uyruklu öğretim elemanı olarak görev yapan davacı tarafından; davalı idareyle imzalanan 01/01/2011 - 31/12/2011, 01/01/2012 - 31/12/2012, 01/01/2013 - 31/12/2013 dönemlerini kapsayan ve birbirini takip eden hizmet sözleşmelerinin, haksız ve kötüniyetle iptal edildiğinden bahisle, 01/01/2011-31/12/2013 tarihleri arasında tahakkuk eden 4.400,00-TL ücret üzerinden hesaplanacak 9.000,00-TL kıdem tazminatı, 9.000,00-TL ihbar tazminatı ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 434. maddesi uyarınca ihbar tazminatının 3 katı tutarındaki 27.000,00-TL tazminatın (kötüniyet tazminatının), hizmet akdinin fesih tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; daha önce verilen davanın görev yönünden reddine ilişkin kararın, Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/12/2018 tarih ve E:2015/14614, K:2018/8456 sayılı kararı ile bozulması üzerine; bozma kararına uyularak, işin esası hakkında yapılan değerlendirme neticesinde; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 34. maddesiyle, yükseköğretim kurumlarında ilgili fakülte, enstitü veya yüksekokul yönetim kurulunun önerisi ve üniversite yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine sözleşme ile yabancı uyruklu öğretim elemanı görevlendirilebilmesine imkan sağlandığı, davacı ile davalı idare arasında, söz konusu maddeye istinaden 14/10/1983 tarih ve 83/7148 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan "Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanı Çalıştırılması Esasları"nda belirlenen esaslar çerçevesinde tip hizmet sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmeyle, sözleşmenin tarafı yabancı öğretim elemanlarına yapılacak ödemeler ile öğretim elemanlarının özlük ve parasal haklarının detaylı şekilde düzenlenmesi yoluna gidildiği, anılan Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca belirlenen ödemeler dışında (ücret alacağı, ülkesinden gelme masrafı, ülkesine gitme masrafı, vefat halinde ülkesine nakil masrafı, görev yeri dışında geçici olarak görevlendirilenlerin gündelik ve yol giderleri) yabancı öğretim elemanlarına herhangi bir ödeme yapılamayacağının açıkça kurala bağlandığı; bu durumda, davacının 28/04/2011 tarihinde göreve başladığı, devam eden süreçte akdedilen sözleşme uyarınca çalıştıktan sonra görev süresinin uzatılmasının uygun olmadığına ilişkin davalı idare Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı toplantısında alınan kararın YÖK Başkanlığına bildirilmesi üzerine 31/12/2012 tarihinde işten ayrılışının yapıldığı, 01/10/2013-31/12/2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere görevlendirilebileceğine ilişkin davalı idarenin davetine icabet etmemesi nedeniyle 2013 yılı için kendisiyle sözleşme imzalanmadığı, davacıya fiilen görevde bulunduğu dönemde hak ettiği aylık ücretinin ödendiği; ayrıca, gerek davacı ile akdedilen sözleşme hükümlerinde gerekse anılan Esaslar'da yabancı öğretim elemanlarına kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 434. maddesi kapsamında kötüniyet tazminatı ödeneceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı dikkate alındığında; davacının söz konusu taleplerinin hukuken kabul edilemez olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarede görev yaptığı dönemlere ilişkin olarak … İş Mahkemesinde açılan (E:…) hizmet tespit davasının sonucu beklenmeksizin verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı; 01/01/2011-31/12/2013 döneminde tip hizmet sözleşmesi imzalamak suretiyle okutman olarak görev yaptığı, sözleşmesinin haksız bir şekilde feshedildiğini basın yoluyla öğrendiği; sözleşme feshi nedeniyle tarafına tazminat ödenmemesinin Anayasa'ya ve Danıştayın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının 28/04/2011 - 31/12/2012 tarihleri arasında sözleşmeli yabancı uyruklu öğretim elemanı olarak görev yaptığı, 2013 yılı için kendisiyle hizmet sözleşmesi imzalanmadığı ve Üniversitede fiilen görev yapmadığının … İş Mahkemesinde açılan hizmet davasında kanıtlandığı; hizmetlerinin karşılığı olarak davacıya hak ettiği tüm ücretlerin ödendiği, kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek yasal bir mevzuatın bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 7. maddesinin ikinci fıkrasının göndermede bulunduğu Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 7. maddesinde öngörülen ve iş sonu tazminatı ödenebilmesi için gerekli olan "en az 2 hizmet yılını tamamlamış olma" şartını taşımayan davacıya, davalı idaredeki hizmetlerine karşılık iş sonu tazminatı ödenmesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca işçilere ödenen ihbar tazminatı ve kötüniyet tazminatının, sözleşmeli personele de ödenmesine yönelik mevzuatta hüküm olmadığı dikkate alındığında; söz konusu tazminatların davacıya ödenmesinin mümkün bulunmadığı; bu nedenle temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/04/2022 tarih ve E:2021/1926, K:2022/2898 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY : … Üniversitesinde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 34. maddesi kapsamında sözleşmeli statüde yabancı uyruklu öğretim elemanı olarak görev yapan davacı tarafından; davalı idareyle imzalanan 01/01/2011-31/12/2011, 01/01/2012-31/12/2012, 01/01/2013-31/12/2013 dönemlerini kapsayan ve birbirini takip eden hizmet sözleşmelerinin davalı idare tarafından haksız ve kötüniyetle iptal edildiğinden bahisle, 01/01/2011-31/12/2013 tarihleri arasında tahakkuk eden 4.400,00-TL ücret üzerinden hesaplanacak 9.000,00-TL kıdem tazminatı, 9.000,00-TL ihbar tazminatı ve Borçlar Kanunu'nun 434. maddesi uyarınca ihbar tazminatının 3 katı tutarındaki 27.000,00-TL tazminatın (kötüniyet tazminatının), hizmet akdinin fesih tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle, temyizen bakılmakta olan dava açılmıştır. Dava dosyasında yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında, davacının işe başlama tarihi 02/05/2011, işten ayrılış tarihi ise 31/12/2012 olarak gösterilmiştir.
Öte yandan, davacı tarafından 01/01/2011 - 02/05/2011 dönemi ile 01/01/2013 - 31/12/2013 dönemine ilişkin olarak açılan hizmet tespit davasında; … İş Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 01/01/2013 - 13/11/2013 dönemi yönünden davanın kısmen kabulüne, kalan kısımlar yönünden reddine karar verilmiş; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, İş Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmı kaldırılarak dava tümüyle reddedilmiş ve bu karar da Yargıtay … Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun, dava tarihinde yürürlükte olan "Yabancı uyruklu öğretim elemanları" başlıklı
34.maddesinin birinci fıkrasında, "Yükseköğretim kurumlarında, sözleşme ile görevlendirilecek yabancı uyruklu öğretim elemanları, ilgili fakülte, enstitü veya yüksekokul yönetim kurulunun önerisi ve üniversite yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine rektör tarafından atanırlar. Bunlar, öğretim görevleri bakımından, bu kanunda aylıklı öğretim elemanları için konulmuş olan hükümlere tabidirler." kuralı; ikinci fıkrasında da, "(Değişik: 17/8/1983 - 2880/17 md.) Yabancı uyruklu öğretim elemanlarının bu şekilde atanmaları veya görevlendirilmeleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Bakanlar Kurulu kararını gerektiren hükümlerine tabi olmadan, Yükseköğretim Kurulunca İçişleri Bakanlığına bildirilir ve iki ay içinde alınacak olumlu görüş neticesinde ilgili üniversitesi ile sözleşmesi yapılır." kuralı yer almıştır. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun, dava tarihinde yürürlükte olan "Yabancı öğretim elemanlarına ödenecek ücretler" başlıklı 16. maddesinde, "2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 34 üncü maddesine göre sözleşmeli olarak çalıştırılacak yabancı uyruklu öğretim elemanlarına ödenecek ücret, Bakanlar Kurulunca belirlenecek esaslar dahilinde Yükseköğretim Kurulunca tespit edilir." kuralına yer verilmiştir.
Anılan düzenlemeye istinaden 14/10/1983 tarih ve 83/7148 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan "Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanı Çalıştırılması Esaslar'da, söz konusu personelin mali ve sosyal hakları düzenlenmiş olup; sözleşme sonunda personele kıdem/iş sonu tazminatı ve ihbar tazminatı ödenip ödenmeyeceğine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Ayrıca, aynı Esaslar'ın 6. maddesinde, "Sözleşme ile çalıştırılacak personele sözleşme ücreti ile görevlendirme süresi, bir yarıyıl ise yalnız kendisi için, görevlendirme süresi iki yarı yıl veya daha fazla süreli olduğu takdirde kendisi ve eşi için ülkesinden gelme ve gitme masrafları dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve sözleşmelere bu yolda hüküm konulamaz. " hükmüne ve 14. maddesinde de, "Bu kararda düzenlenmeyen hususlar hakkında yürürlükteki genel hükümler uygulanır. " hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, 25/06/2009 tarih ve 5917 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile eklenen Ek 7. maddesinin birinci fıkrasında, "190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen kamu idare, kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuatı uyarınca kadro karşılıksız, 657 sayılı Kanunun ek geçici 16 ncı maddesi ile yükseköğretim mevzuatı uyarınca sözleşme ile çalıştırılacak personelin belirlenmesine ilişkin herhangi bir işlem yapılmadan önce Maliye Bakanlığından izin alınması şarttır. Bu idare, kurum ve kuruluşlarda mali yılla sınırlı olmak üzere sözleşmeyle çalıştırılacak personel pozisyonlarına ilişkin birim, unvan, nitelik, sayı ve/veya isim, ücret ile sözleşme örneği; kadro karşılığı çalıştırılan sözleşmeli personel için sadece sözleşme örneği Maliye Bakanlığının vizesine tabidir. Söz konusu vize işlemlerine ilişkin iptal ve değişiklikler de aynı usule tabidir." kuralı; ikinci fıkrasında, "Özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla birinci fıkra kapsamında sözleşmeyle çalıştırılan personel hakkında 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uygulanır." kuralına yer verilmiştir. 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, dava tarihinde yürürlükte olan 2. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname,
a)Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler ve (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunlarla kurulan, fonlar ve kefalet sandıkları ...
c)Özel kanunla kurulan kuruluş ve teşekküller ve hizmetlerini genel bütçenin transfer tertiplerinden aldıkları ödeneklerle yürüten kamu kurum ve kuruluşları, hakkında uygulanır." hükmüne yer verilmiş ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler arasında (61. sırada) Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi de sayılmıştır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 7. maddesinin ikinci fıkrasında atıfta bulunulan ve 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın, 2005/9245 ve 2006/10557 sayılı Bakanlar Kurulu Kararlarıyla değiştirilen ve dava tarihinde yürürlükte olan 7. maddesinde; "Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmak üzere,... fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; ...
b)Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi,
c)İlgilinin ek 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeyi feshetmesi, ... hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, ... çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır. ..." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 34. maddesi kapsamında yabancı uyruklu öğretim elemanı olarak istihdam edilmekte iken sözleşmesi feshedilen/yenilenmeyen davacıya; kıdem tazminatı (iş sonu tazminatı), ihbar tazminatı ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun, 434. maddesinde düzenlenen tazminatın (kötüniyet tazminatının) ödenip ödenemeyeceğinden kaynaklanmaktadır.
Türk kamu personel sisteminde, kamu kurum ve kuruluşlardaki görevleri çeşitli nedenlerle sona eren kamu personeline, ilgili mevzuatta aranan koşulların gerçekleşmesi kaydıyla, geçmiş hizmetlerine karşılık olarak ve hukuki statüleri dikkate alınarak kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya emekli ikramiyesi gibi adlar altında toplu ödeme yapılmaktadır.
Bu kapsamda, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesiyle işçilere "kıdem tazminatı"; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasına istinaden 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 7. maddesiyle, sözleşmeli personele "iş sonu tazminatı"; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesiyle de memurlara ve diğer kamu görevlilerine "emekli ikramiyesi" ödenmektedir.
Davacı tarafından, dava dilekçesinde kıdem tazminatı ödenmesine karar verilmesi istenilmiş ise de; sözleşmeli personele (kural olarak) kıdem tazminatına karşılık gelen "iş sonu tazminatı" ödenmekte olduğundan, yabancı uyruklu sözleşmeli öğretim elemanı olarak görev yapan davacıya "iş sonu tazminatı" ödenip ödenemeyeceği hususunda hukuka uygunluk incelemesi yapılması gerekmektedir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 34. maddesine göre yükseköğretim kurumlarında istihdam edilen yabancı uyruklu sözleşmeli öğretim elemanlarının mali, sosyal ve diğer özlük hakları, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun 16. maddesine istinaden 14/10/1983 tarih ve 83/7148 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanı Çalıştırılması Esaslar'da, düzenlenmiş olup; söz konusu personele kıdem/iş sonu tazminatı veya ikramiye ödenip ödenmeyeceği hususunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 7. maddesinin ikinci fıkrasında; 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesi kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında kadro karşılıksız olarak sözleşme ile çalıştırılan personel ve yükseköğretim mevzuatı uyarınca istihdam edilecek sözleşmeli personel hakkında, özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrasına istinaden yürürlüğe konulan 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın uygulanacağı ifade edilmiştir. 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'yla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 7. maddesinde de, sözleşmeli personele ödenecek iş sonu tazminatı ve bu tazminatın ödenmesine ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenlemeye göre, "personelin hizmetine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi" halinde, en az 2 hizmet yılını tamamlamış olması kaydıyla, iş sonu tazminatı ödenmesi öngörülmüştür.
Yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesi kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında kadro karşılıksız olarak sözleşme ile çalıştırılan personel ve yükseköğretim mevzuatı uyarınca istihdam edilen sözleşmeli personel hakkında, özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın uygulanacağı; anılan Esaslar'ın 7. maddesinde de sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenmesine ilişkin usul ve esaslara yer verildiği, böylece yükseköğretim mevzuatı uyarınca istihdam edilen sözleşmeli personele, anılan Esaslar'ın 7. maddesinde öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde iş sonu tazminatı ödenmesi gerektiği; bununla birlikte anılan Esaslar'ın 7. maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmemesi halinde ise sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Buna göre, 2547 sayılı Kanun'un 34. maddesi kapsamında davalı idarede 02/05/2011-31/12/2012 tarihleri arasında yabancı uyruklu sözleşmeli öğretim elemanı olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 7. maddesinin ikinci fıkrasının göndermede bulunduğu Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 7. maddesinde öngörülen ve iş sonu tazminatı ödenebilmesi için gerekli olan "en az 2 hizmet yılını tamamlamış olma" şartını taşımadığı dikkate alındığında; davalı idaredeki hizmetlerine karşılık davacıya iş sonu tazminatı ödenmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafından, davalı idarede 01/01/2011-31/12/2013 döneminde (toplam 3 yıl) sözleşmeli olarak görev yaptığı ileri sürülmüş ise de, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından 02/05/2011-31/12/2012 tarihleri arasında davalı idarede görev yaptığının anlaşıldığı, ayrıca hizmet süresinden sayılmayan 01/01/2011 - 01/05/2011 ve 01/01/2013 - 31/12/2013 dönemlerine ilişkin olarak adli yargıda açılan hizmet tespit davasının reddedildiği ve kararın kesinleştiği dikkate alındığında; davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Öte yandan, işbu davayla "kıdem tazminatı (iş sonu tazminatı) yanında, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesinde düzenlenen "ihbar tazminatı" ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 434. maddesinde düzenlenen "kötüniyet tazminatının" da ödenmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de; bu tazminatlar, özel hukuk hükümlerine tabi olan ve iş sözleşmesiyle istihdam edilen işçilere yönelik olup; söz konusu tazminatların, aksine yasal düzenleme olmadıkça, idare hukuku kuralları kapsamında ve idari hizmet sözleşmesiyle sözleşmeli personel statüsünde istihdam edilen davacıya ödenmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde olmamakla birlikte; bu husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın reddi yolundaki …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının, yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5.2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.