11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/5966
- Karar No
- 2011/5127
- Karar Tarihi
- 28.04.2011
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2009/5966 E. , 2011/5127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DOSYA : Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2009 tarih ve 2006/63-2009/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmedikleri, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, bu ve birleşen davalarda, müvekkillerinin 21.07.1993 tarih 27 sayılı karar ile davalı kooperatif ortağı olduklarını, tüm başvurularına rağmen davalı kooperatifçe ortak olduklarına dair belge verilmediğinden ilgili yerlerden çalışma belgesi almak için yaptıkları müracaatların sonuçsuz kaldığını, davalı kooperatif hattında ortak olmayan başka kişilerin çalıştırıldığını, müvekkilerinin açtıkları davalar sonucunda davalı kooperatife ortak olduklarının tespitine karar verilip kesinleştiğini ileri sürerek, müvekkillerinin uğradığı zarar karşılık şimdilik müvekkillerinden Metin için (3.000) TL maddi ve (3.000) TL manevi, Bahattin için (2.500) TL maddi ve (3.500) TL manevi, Mehmet için (1.000) TL maddi ve (4.000) TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacıların davalı kooperatif ortağı olduklarının kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edildiği, ancak bir kişinin herhangi bir taşıyıcılar kooperatifine ortak olmasının mutlaka hat hakkı alacağı anlamına gelmediği, bir kooperatife ortak olmadan da hat sahibi olunabileceği, dolayısıyla davacıların kooperatifin eylemi nedeniyle bir zarara uğradıklarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1.Dava, davalı kooperatif ortağı olan davacılara ortaklık belgesi verilmemesi nedeniyle çalışma izni alınamamasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacıların davalı kooperatif tarafından önceleri ortak olarak kabul edilmediği, bu nedenle açtıkları dava sonucunda davacıların davalı kooperatif ortağı olduklarının tespitine karar verilip kararın kesinleştiği, bu arada davalı kooperatif ile il ve ilçe trafik komisyonları arasında gerçekleşen yazışmalar sonucunda, davalı kooperatifin amacına uygun araç sahibi olan 20 ortağına çalışma izni verilmişken daha sonra bu sayının 34’e çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla mahkemece her ne kadar Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin davalı kooperatife yazdığı 29.12.2006 tarihli yazısından hareketle çalışma izni verilmesi ile kooperatif ortaklığının bir ilgisinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de bu gerekçenin dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılan ve yukarıda açıklanan oluşa uygun düşmediği açıktır.
Yukarıda da belirtildiği gibi dava konusu minibüs hattı Gölcük İlçe Trafik Komisyonu’nun 05.08.1993 tarih ve 12 sayılı kararı ile tamamı davalı kooperatif ortaklarına ait 20 araçla dondurulmuşken, aynı komisyonun 18.09.2001 tarih ve 14 sayılı kararıyla bu sayı 34’e çıkarılmıştır. Mahkemece belirtilen tarihlerde davalı kooperatifin ortak sayısı araştırılmadığından, anılan sayıların o tarihteki kooperatif ortaklarının tamamını mı ifade ettiği, diğer bir deyişle anılan tarihlerde davalı kooperatif ortağı olduğu ve gerekli diğer tüm şartları taşıdığı (kooperatifin amacına uygun araç sahibi olmak gibi) halde hat alamayan ortak bulunup bulunmadığı anlaşılamamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davalı kooperatifin ortaklarını hat hakkından ne şekilde faydalandırdığının ve gerekli tüm şartları taşıdığı halde bir kısım ortaklara hat hakkı tanınmamışsa bunun nedeninin ne olduğunun (örneğin bir genel kurul kararına dayanıp dayanmadığının) araştırılması, bu araştırma sonucunda ortaya çıkacak sonucun Koop. K.’nun 23. maddesinde düzenlenen kooperatif ortakları arasında eşitlik ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi, davacılara eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı sonucuna ulaşılırsa davacıların ortak oldukları halde çalışma izni alamamaktan kaynaklanan zararlarının, bu konudaki meslek kuruluşları görüşlerinden de faydalanılmak suretiyle tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda açıklanan bozma neden ve kapsamına göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.