11. Hukuk Dairesi 2010/5722 E. , 2010/7337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verile10.04.2008 gün ve 2007/177 - 2008/94 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.10.2010 gün ve 2008/9665 - 2010/692 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ile davalı TPE Başkanlığı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “FORM” ve “SULTANİ” ibarelerini içeren tescilli ve tanınmış birçok markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalarla iltibas yaratacak şekilde “ŞİFA SULTAN FORM” ibaresinin marka olarak adına tescili için başvuruda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın diğer davalı TPE’ce kısmen reddedildiğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nun 07.06.2007 tarih ve 2007/M-2269 sayılı kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalı temsilcisi duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, tarafların marka olarak kullandıkları ibareler yönünden karıştırılabilecek seviyede bir benzerlik bulunduğu, davalı başvurusundaki 35/8.sınıf hizmetler bakımından 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi uyarınca başvurunun reddinin gerektiği, ayrıca davacı markalarının tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalı başvurusunun 5/5, 6, 7. sınıf emtialar bakımından da tescilin, davacı markalarının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız yarar sağlayacağı ve ayırt edicilik karakterini ve itibarını zedeleyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı TPE YİDK’nun 2007/M-2269 sayılı kararının 5.sınıfın 5, 6 ve 7.alt gruplarında yer alan ürünler ile 35/8.sınıfta yer alan hizmetler yönünden iptaline, davalı başvurusu halen marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacı ve davalı TPE vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 25.01.2010 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili ile davalı TPE Başkanlığı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ile davalı TPE Başkanlığı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.