11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/3403
- Karar No
- 2012/7240
- Karar Tarihi
- 07.05.2012
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2012/3403 E. , 2012/7240 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/07/2010 tarih ve 2009/649-2010/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili müvekkillerinden ...'ın eşi ...'ın oğlu diğer davacıların kardeşi...'ın davalı ...'in yönetimindeki diğer davalı şirkete ait aracın devrilmesi sonucu 14.06.2008 tarihinde vefat ettiğini, ölenin desteğinden yararlanan annesi ..... ile eşi ...'nin desteklerinden yoksun kaldığını, ölüm nedeni ile manevi üzüntüye uğradıklarını ileri sürerek ... için 1.000,00 TL destek tazminatı ile 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri olmak üzere maddi tazminat, 30.000,00 TL manevi tazminat, ... için 1.000,00 TL destek, 15.000,00 TL manevi tazminatın ve diğer her bir davacı için 5.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, olayın sürücü ... yönetimindeki aracın önünde seyreden başka bir aracın aniden aracın önüne direksiyon kırması nedeniyle çarpışmayı önlemek amacı ile hareket eden ... in yönettiği aracın devrilmesi sonucu meydana geldiğini, kemer takmaması sonucu araçtan fırlayan ...ın vefat ettiğini, müvekkilinin olayda kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davalı şirkete ait aracın sigortası tarafından davalı ... ve ...'a ödenen destekten yoksun kalma tazminat miktarının bilirkişiler tarafından hesaplanan miktardan daha fazla olduğundan bu davalıların destek zararlarının kalmadığı, davacı tarafa cenaze ve defin giderleri yönünde ödeme yapılmadığı ve talep edilen rakamın BK. 43 ve 44'üncü maddesi gözönüne alındığında kadri marufunda görüldüğü, vefat eden...'ın kan hısımları olan davacı kardeşleri, annesi ve eşi için uğradıkları manevi üzüntü karşılığı olarak manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı ... ve ...'ın destek tazminatı isteklerinin reddine, 1.000 TL cenaze ve defin giderinin, davacı ... için 10.000 TL ve diğer davacılar için ayrı ayrı 5.000'er TL manevi tazminatın olay tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde, dava, taşıma sırasında meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemlerine ilişkin olup, manevi tazminatın amacı, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmektir. Hakim, manevi tazminat miktarını tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak takdir etmelidir. Takdir edilecek miktar, manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da gözönünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davacılar vekili, davacı eş ... için 30.000.00 TL, davacı anne ... için 15.000 TL manevi tazminat istemiş, mahkemece davacı eş ... için 10.000 TL, davacı anne ... için 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, olayın oluş şekli, davacıların ölen kişiye yakınlığı dikkate alındığında duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletebilmek için hükmedilen manevi tazminat miktarı makul değildir, azdır. O halde mahkemece yukarıda açıklanan ilkelere göre, olay tarihi gözetilerek daha makul bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.