8. Ceza Dairesi 2022/575 E. , 2024/2654 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında suç uydurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 271 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 17.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.12.2021 tarihli ve 2021/25828 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2022 tarihli ve KYB-2021/155918 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2022 tarihli ve KYB-2021/155918 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın kimliği belirsiz kişiler tarafından zorla parası ile cep telefonunun alındığı yönündeki şikayeti üzerine, yapılan soruşturma sırasında ailesinden korktuğu için bu şekilde beyanda bulunduğunu bildirmesini takiben, yapılan yargılama neticesinde, "asgari hadden ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığı" biçimindeki gerekçe ile Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 271/1 maddesi uyarınca takdiren temel ceza olarak 1 yıl hapis cezası belirlenmiş ise de, anılan Kanun'un 271/1. maddesinde yer alan "İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir." şeklindeki düzenlemede alt sınıra ilişkin bir belirlemenin yer almadığı, aynı Kanun'un 49. maddesince de süreli hapis cezalarının alt sınırının 1 ay olduğu, temel cezanın tayini sırasında cezanın takdirinde asgari hadden ayrılmayı gerektirir bir sebebin bulunmadığına yönelik açıklama yer aldığının anlaşılması karşısında, gerekçesine yer verilmeksizin temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılıp 1 yıl olarak belirlenmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un "Suç uydurma" başlıklı 271 inci maddesinin birinci fıkrası; "(1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir."
2.5237 sayılı Kanun'un "Süreli hapis cezası" başlıklı 49 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz." Şeklinde düzenlenmiştir.
3.5237 sayılı Kanun'un 271 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç uydurma suçunun cezasının aynı Kanun'un 49 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince alt sınırının bir ay olduğu nazara alındığında, sanık hakkında temel ceza belirlenirken "asgari hadden ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığı" belirtilmesine rağmen alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Bursa 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2024 tarihinde karar verildi.