Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/7786
Karar No
K. 2023/5105
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/7786 E.  ,  2023/5105 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/7786
Karar No: 2023/5105
TEMYİZ EDENLER: 1- DAVALI : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
2- DAVALI YANINDA MÜDAHİL: …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: İstanbul ili, Şişli ilçesi, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde "... Park" ünvanı ile içkili cafe faaliyet konulu, sıhhi işyeri açma ve çalışma ruhsatı uyarınca faaliyet gösteren işyerinin, ruhsat dosyasında yapılan incelemede kat maliklerinden alınmış muvafakatname olmadığının tespit edildiğinden bahisle, anılan eksikliğin giderilmesi için onbeş gün süre verilerek söz konusu eksiklik giderilmediği takdirde işyerinin mühürlenerek faaliyetten men edileceğine ilişkin … tarih ve … sayılı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü işlemi ile anılan işlem uyarınca işyerinin 11/08/2018 tarihinde mühürlenmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Mahkemenin 02/10/2018 tarihli ara kararına verilen cevap ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu iş yerine ait … tarih ve … sayılı iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmeksizin iş yerinin mühürlendiği; işyerinin tapu kaydında "mesken" olarak belirtilen kullanım şeklinin, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesine istinaden alınan … tarih ve … sayılı Yapı Kayıt Belgesi ile "ticari" olarak düzenlendiği, bu nedenle de söz konusu iş yerinin faaliyet gösterebilmesi için kat maliklerinden oy birliği ile muvafakat alma zorunluluğu bulunmadığı gibi dava konusu iş yerinin faaliyet alanı da dikkate alındığında 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun yukarıda zikredilen 24. maddesinde belirtilen açılamayacak işyerleri arasında sayılmadığı; neticeten, dava konusu iş yerinin 14/12/2017 tarihli iş yeri açma ve çalışma ruhsatının halen yürürlükte olduğu ve 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesi kapsamında kullanım şeklinin ticari olarak değiştirildiği bu nedenle de kat maliklerinden muvafakat alma zorunluluğu bulunmadığı gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; işyerine ait ruhsatın davalı idarece iptal edilmediği dolayısıyla ruhsatın hukuken geçerliliğini koruduğu açık olduğundan ruhsatlı bulunan işyerinin mühürlenmesine ilişkin işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık ve istinafa konu kararda sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare ve davalı yanında müdahilin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVALI İDARELERİN İDDİALARI : Davacının ruhsat başvurusu sırasında sunduğu tapunun Savaş Aksoy adına olduğu, buna karşın, müdahil …'ın 07/03/2018 tarihli şikayeti üzerine yapılan incelemede işyerinin 3/8 hissesinin müdahil adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı ve davacından istenilen muvafakatnamenin de doğrudan işyeri maliklerinin muvafaki olduğu, idari işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARE YANINDA MÜDAHİLİN İDDİALARI : Dava konusu içkili lokantanın bulunduğu 82 m2 kargir apartman vasıflı binada hissedar olduğu ve halen binada oturduğu, işyerinin diğer malikler tarafından kendisinin muvafakati alınmaksızın kiraya verildiği ve içkili yer şartlarını taşımadığı, insanların kaldırımlarda oturtulduğu; ruhsat verildikten sonra imara aykırı tadilat ve uygulamalar yapıldığı; tapu kaydının 82m2 olmasına karşın, ruhsattaki kullanım alanının 70m2 ve yapı kayıt belgesinin ise, 40m2 olarak düzenlenmesinin, davacının hileli davranışlarını ortaya koyduğu belirtilerek idari işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin, davalı idare yönünden esastan ve davalı yanında müdahil yönünden ise, süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesinden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idare yanında müdahilin temyiz isteminin incelenmesinden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında: Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinde itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği hükmü yer almaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmü yer almaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının, müdahilin işte olması sebebiyle Bozkurt Mahallesi muhtarına 16/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı ve isim vermeyen yakın komşusuna haber verildiği; Müdahilin, Danıştay Onuncu Dairesi Başkanlığına hitaben el yazısıyla hazırladığı ve temyiz kanun yoluna başvurma iradesi içermeyen 06/02/2020 Danıştay evrak kayıt tarihli dilekçesiyle, İdare Mahkemesi tarafından verilen yürütme kararının iptalini istediği; doğrudan Danıştay Birinci Dairesi Başkanlığı'na hitaben ve elyazısıyla hazırladığı 11/04/2023 evrak kayıt tarihli dilekçesinde ise İdare Mahkemesi kararının bozulmasını istediği; her iki dilekçesinde de süre aşımının nedenine ilişkin açıklamaya yer vermediği anlaşılmıştır.

Buna göre müdahilin, yargılamanın geldiği aşamadan en geç 06/02/2020 tarihinde haberdar olduğu açık bulunduğundan; yasal süre geçirildikten çok sonra 11/04/2023 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakta olup, bu haliyle temyiz dilekçesinin kanuni süresi içinde verilmediği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idare tarafından yapılan temyiz isteminin reddine, davalı yanında müdahil tarafından yapılan temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine,

2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.