DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3734 E. , 2023/1261 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : .. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı Kabahat Bürosu'nun … sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/11. maddesi uyarınca verilen 2.251.693,80-TL tutarlı idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı;
58.maddesinde ise, kendine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ilgili mahkemeye itirazda bulunabileceği hükmüne yer verildiği,
Dosyanın incelenmesinden; davacının, … Cumhuriyet Başsavcılığı Doğubayazıt Kabahat Bürosunun … sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet Kanunu'nun 3/11 maddesi uyarınca 2.251.693,80-TL'lik idari para cezası ile tecziyesine karar verildiği, bu cezaya yapmış olduğu itirazın … Sulh Ceza Mahkemesinin … tarih ve … D.İş sayılı kararıyla reddedildiği, bu karara yapılan itirazın da ... Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve … D.İş sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmesi üzerine, söz konusu miktarın tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiğinin anlaşıldığı,
Olayda; davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların, ödeme emri safhasında ileri sürülebilecek iddialar (borcun olmadığı, kısmen ödendiği, zamanaşımına uğradığı) niteliğinde olmadığı gibi süresinde ödenmediği anlaşılan ve iptali istemiyle açılan davanın da kesin olmak üzere reddine karar verilen idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde mevzuata ve hukuka aykırılık görülmediği,
Öte yandan, her ne kadar davacı tarafından, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce, yeni yasal düzenleme nedeniyle lehe kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinin … Cumhuriyet Başsavcılığından istenildiği ve buna istinaden … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek yaptırım kararı alındığı ileri sürülmüş ise de; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce verilen kararın kanun yararına bozma talebi olmadığı ve bu talep üzerine kararın kanun yararına bozulması gibi bir durumun söz konusu olmadığı anlaşıldığından, söz konusu gelişmenin mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde ödeme emrinin kesinleşmesine engel olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 28/10/2022 tarih ve E:2021/5710, K:2022/3926 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre, ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacağının takibine geçilebilmesi için alacağın usulüne uygun bir şekilde ilgiliye tebliğ edilmesi ve ödeme için bir aylık süre tanınması gerektiği, 6183 sayılı Kanun uyarınca takip işlemlerini yürüten davalı idarenin, Kanunda belirtilen şekilde ödeme zamanının belirlenip belirlenmediği hususunu resen inceleyerek, ödeme zamanı belirlenmemiş alacaklar için bir aylık ödeme süresi tanıyarak vade tarihini belirlemesi, akabinde süresi içerisinde ödenmeyen alacaklar için ödeme emri düzenlemesi gerektiğinin açık olduğu,
Dairelerinin 09/02/2022 günlü ara kararı ile, 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesinin 2. fıkrasında “Hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir.” hükmü, 3. fıkrasında da "Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür." hükmü yer almakta olduğundan, para cezasının tahsili için anılan madde hükmü uyarınca, alacağın bir ay içinde ödenmesi hususunda davacıya tebligat yapılıp yapılmadığı sorularak; yapılmış ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesine karar verildiği; davalı idarece ara kararına cevap olarak gönderilen belgeler içerisinde, davacıya anılan sürenin verildiğine dair bir belgeye rastlanmadığı ve tahakkuk aşamasında davacıya tebligat yapılmadığının belirtildiğinin görüldüğü,
Bu durumda, 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca, davalı idarece usulüne uygun yapılacak tebligattan itibaren bir aylık ödeme süresi tanınmadan ve vade tarihi belirlenmeden alacağın tahsili yolunda tesis edilen dava konusu ödeme emrinde ve davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği sonucuna varılarak ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Mahkeme tarafından kamu alacağının kesinleştiği belirtilmiş ise de idari yaptırım kararını düzenleyen Cumhuriyet Savcılığı tarafından ek idari yaptırım kararı alındığı, bu karara yapılan itirazların ise dava konusu ödeme emrinin düzenlenme tarihinden sonra kesinleştiği, bu haliyle kesinleşmiş bir amme alacağından bahsedilemeyeceği, dava konusu ödeme emrinin temelinde yer alan idari para cezasının dayanağı olan 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesinin yürürlükten kaldırılması sebebiyle dava konusu işlemin temelindeki idari para cezasının varlık sebebinin ortadan kalktığı, bu haliyle dava konusu işlemin dayanaksız kalacağı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Erzurum 1. İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY
X- Dosyanın incelenmesinden; davacının, … Cumhuriyet Başsavcılığı … Kabahat Bürosunun … sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet Kanunu'nun 3/11 maddesi uyarınca 2.251.693,80-TL'lik idari para cezası ile tecziyesine karar verildiği, söz konusu kararda, "idari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz yoluna başvurulmadan önce ödenmesi halinde 3/4'ünün tahsil edileceği, bu süre içerisinde ödenmemesi halinde idari para cezasının tamamının 6183 sayı Yasa hükümlerinde göre tahsil edileceği, peşin ödemenin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemeyeceği(nin)" belirtildiği, bu idari para cezasına yapmış olduğu itirazın … Sulh Ceza Mahkemesinin … tarih ve … D.İş sayılı kararıyla reddedildiği ve anılan karara yapılan itirazın da … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve … D.İş sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmesi üzerine, söz konusu miktarın tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre, ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacağının takibine geçilebilmesi için alacağın usulüne uygun bir şekilde ilgiliye tebliğ edilmesi ve ödeme için bir aylık süre tanınması gerektiği, 6183 sayılı Kanun uyarınca takip işlemlerini yürüten davalı idarenin, Kanun'a belirtilen şekilde ödeme zamanının belirlenip belirlenmediği hususunu resen inceleyerek, ödeme zamanı belirlenmemiş alacaklar için bir aylık ödeme süresi tanıyarak vade tarihini belirlemesi, akabinde süresi içerisinde ödenmeyen alacaklar için ödeme emri düzenlemesi gerektiği açık olmakla birlikte; davacının idari para cezası ile tecziyesine ilişkin kararda, "idari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz yoluna başvurulmadan önce ödenmesi halinde 3/4'ünün tahsil edileceği, bu süre içerisinde ödenmemesi halinde idari para cezasının tamamının 6183 sayı Yasa hükümlerinde göre tahsil edileceği, peşin ödemenin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemeyeceği(nin)" belirtildiği dikkate alındığında, idari para cezasının ödeme süresinin belirlendiği anlaşıldığından, temyize konu davanın reddine yönaelik Mahkeme kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz. KARŞI OY
XX- Dosyanın incelenmesinden; davacının, … Cumhuriyet Başsavcılığı … Kabahat Bürosunun 2012/191 sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Muhalefet Kanunu'nun 3/11 maddesi uyarınca 2.251.693,80-TL'lik idari para cezası ile tecziyesine karar verildiği, bu idari para cezasına yapmış olduğu itirazın … Sulh Ceza Mahkemesinin … tarih ve … D.İş sayılı kararıyla reddedildiği ve anılan karara yapılan itirazın da ... Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve … D.İş sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmesi üzerine, söz konusu miktarın tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde "Amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olduğu" kuralına yer verilmiş, aynı Kanun'un dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 'Ödeme Emri' başlıklı 55. maddesinde “Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir ödeme emri ile tebliğ olunur.” hükmü yer almış, işlem tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle "Ödeme Emrine İtiraz" başlıklı 58. maddesinde ise "kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itirazda bulunabileceği" hükme bağlanmıştır.
Aktarılan mevzuat hükümlerinden, ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacağının takibine geçilebilmesi için alacağın usulüne uygun bir şekilde ilgiliye tebliğ edilmesi ve ödeme için bir aylık süre tanınması gerektiği, 6183 sayılı Kanun uyarınca takip işlemlerini yürüten davalı idarenin, Kanun'da belirtilen şekilde ödeme zamanının belirlenip belirlenmediği hususunu resen inceleyerek, ödeme zamanı belirlenmemiş alacaklar için bir aylık ödeme süresi tanıyarak vade tarihini belirlemesi, akabinde süresi içerisinde ödenmeyen alacaklar için ödeme emri düzenlemesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Olayda, davacının idari para cezası ile tecziyesine ilişkin karara karşı yapmış olduğu itirazın yargı mercilerince kesin olarak reddedilmesi üzerine, kamu alacağı kesinleşmiş ise de, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte özel kanunlarında ödeme süresi belirlenmemiş olan kamu alacağının tahsili adına takip ve tahsil işlemlerine geçilmeden önce 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca ödeme süresinin belirlenmesi, başka bir ifadeyle tahakkuk ettirilmesi gerekmekteyken, doğrudan ödeme emri aşamasına geçilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, temyize konu Mahkeme kararının belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.