7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE 1.El konulmayan ve iddianame ile müsaderesi de talep edilmeyen nakil aracı hakkında mahkemece herhangi bir hüküm kurulmadığı dolayısıyla ortada temyize konu edilebilecek bir karar bulunmadığından katılan kurum vekilinin nakil aracı yönüyle yaptığı temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır. 2.Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 10.09.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. 3.Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, sanığın suça konu çayları ...'ın yetkilisi olduğu... Dış Ticaret Ltd. şirketinden satın aldığını ileri sürüp buna ilişkin fatura sureti sunduğu, ...'ın satmış olduğu çayların bir kısmının yurt dışından ithal ettiğini, bir kısmını da ihaleyle alındıklarını beyan etmesi, dosya içerisinde yer alan ÇAY-KUR raporunda ise; suça konu çayların orta kalitede BOP tipi yabancı menşeili siyah çay olduğunun tespit edilmesine rağmen, bozma sonrasında yapılan araştırmada... Dış Tic. Ltd Şti'nin tasfiye işletmesinden ihale yoluyla çay alımı yaptığına dair bir kayda rastlanmadığının tespit edildiği, suça konu yabancı menşeili çayların yasal olarak yurda girişlerini ispatlayacak herhangi bir belge de sunulmadığı anlaşılmakla kaçak oldukları sabit olan çayların müsaderesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın