11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/11982 E. , 2010/6896 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2005/117 Esas sayılı dosyası
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2003/625-2008/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı şirket vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalılar avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin 15.03.1996 tarihinde tekstil piyasasına girip, özel şekil ve biçime sahip "RİVA COLLECTİON" ibareli tekstil ürünleri ürettiğini, güvenilir bir marka oluşturduğunu, faturalarda "RİVA" ibaresini kullandığını, müvekkili firmada çalışan ... ' ın firmadan çıkarılması sonrasında bu markayı babası ile birlikte kendi işyerlerinde kullanmaya başladığını ve babası ... adına marka tescilini 13.11.2000 tarihinde sağladığını, ... ve ...' in asıl davalısı ... Ltd. Şti.'ni 31.12.2001 tarihinde kurduğunu, 24.06.2002 tarihinde ...' in markayı bu şirkete devrettiğini, müvekkilinin marka başvurusunun anılan davalı şirketin markası nedeniyle kısmen reddedildiğini, birleşen davanın davalıları ... ve ...' in kötüniyetli olduklarını, markanın gerçek sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, markanın hükümsüzlüğüne ve davacı adına tesciline, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesine, malların toplatılarak imhasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili asıl davada, davalılar vekili birleşen davada, ... ' ın 1995 yılından beri davacının fason dikim işlerini yaptığını, ...' in kendisinin bulduğu müşterilerden çek alıp, dikim bedelini çeklerin davacıyaa ciro etmek suretiyle ödediğini, davacının marka sahibi olmadığını, 1996 yılından beri ...' in dava konusu markayı babası ... ile birlikte işyerinde kullandığını, birleşen davada davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, marka sahibinin şirket olduğunu savunarak, her iki davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacının "...tekstil" işletme adıyla, 1998 yılından beri "RİVA" markasını tekstil ürünleri satışına ilişkin faturalarda aralıksız ve yoğun olarak kullandığı, 15.03.1996 yılında faaliyete başladığının vergi kaydı ile sabit olduğu, davalının davacıya fason işi yaptırdığına ilişkin defterlerde bir kayda rastlanmadıı, davalı ...' in teklif ettiği yemini davacının eda ettiği, marka üzerinde davacının öncelik hakkı bulunduğu, ayırtedici unsurun "RİVA" ibaresi olduğu, markanın ilk tescil edildiği 13.11.2000 tarihinden önce davacının kullandığı markanın, terkininin kesinleşmesine kadar kullanımın yasal olması nedeniyle haksız rekabet oluşmayacağı, asıl davadan önce markanın davalı şirkete devri yapıldığından birleşen davanın davalılarına hükümsüzlük istemi bakımından husumet yöneltilemeyeceği, birleşen davanın aynı istem bakımından konusuz kaldığı, birleşen davanın davalılarının şirket adına markayı kullandıkları, bireysel kullanımın kanıtlanamadığı, kullansalar dahi terkine kadar haksız rekabet oluşmayacağı gerekçesiyle, asıl davada hükümsüzlük isteminin kabulüne, diğer taleplerin reddine, birleşen davada hükümsüzlük isteminin konusuz kalması, diğer talepler yönünden marka kullanımının yasal olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, her iki davada davacı vekili, asıl davada davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ispat yükü kendisinde olan davacı ... (...tekstil) yemin dışında kalan delillerle asıl davadaki hükümsüzlük istemini kanıtlamış olup, davalıya yemin teklif hakkının hatırlatılması ve davacının yeminini eda etmesi icapsız olup, "davacının yemini eda etmesine" ilişkin gerekçeye de dayanılması isabetsiz ise de, diğer doğru gerekçelere göre, her iki davada davacı vekilinin, asıl davada davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile asıl davada ve birleşen davada verilen hükümlerin onanması gerekmiştir.