T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/194

KARAR NO: 2024/698

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/09/2022

NUMARASI : 2021/924 Esas - 2022/700 Karar

DAVACI: MMC ELEKTRİK NAKLİYE İNŞAAT MÜHENDİSLİK SAN. TİC. LTD. ŞTİ. ...
VEKİLİ: Av. ...- ...
DAVALI: TTM BİLGİSAYAR ENERJİ İNŞAAT ELEKTRİK SAN. VE TİC. A.Ş. - ...
VEKİLİ: Av. ...- ...
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/12/2021
KARAR TARİHİ: 22/04/2024
KR. YAZIM TARİHİ: 02/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari faaliyet bulunmadığını, cari hesap alacağı ve/veya bir fatura alacağının söz konusu olmadığını, davalı alacaklının icra takibinde ödeme emrinde alacak sebebi olarak gösterdiği alacakların müvekkili ile bir ilgisi olmadığını, dava dışı şirketlerden alacaklarını talep ettiğinin anlaşıldığını, davalı alacaklının dava dışı firmalardan alacağı var ise onlara icra takibi başlatabileceğini, yasal haklarını kullanabileceğini, söz konusu dava dışı firmalardan müvekkilinin hesaplarına davalı alacaklıya ödenmek üzere gelen herhangi bir ödemenin de söz konusu olmadığını, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, ticari defter ve kayıtların düzenli olarak tutulduğunu, davalı alacaklı firmanın müvekkilinin itibarını zedelediğini, menkul mallarına haciz koyduğunu, 3. Şahıs firmalara 89 birinci haciz ihbarnamesi göndermek sureti ile firma itibarını zedelediğini, bu sebepler ile kötü niyet tazminatına hükmolunması gerektiğini, ayrıca İİK 72/3 gereğince tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, mahkememizin icra takip toplam alacağı olan 93.097,60 TL üzerinden belirleyeceği teminatı nakti ve/veya teminat mektubu olarak sunacaklarını bu cihetle icra dosyasının kapak hesabını yapmak sureti ile nakti ve/veya teminat mektubu olarak icra dosyasına ödemelerin yapılması halinde dava sonuna kadar davalıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile İİK 72/3 gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini, teminat ve icra dosya borcunun nakdi ve/veeya teminat mektubu karşılığında ödenmesi sureti ile alacaklıya ödenmemesi hususunda karar verilmesini, davalarının kabulü ile müvekkilinin borcu olmadığının tespitini, kötüniyetli olan alacaklı davalının %20'den az olmamak üzere %100 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili adına açılan menfi tespit davasında davacı şirket sahibi ...'in, müvekkili şirketin eski ortağı olduğunu, 01.09.2020 tarihinde imza altına alınan anonim şirket pay devri sözleşmesi ile şirketleri ile ilişiği kalmadığını, müvekkili şirketin ve davacı borçlu şirketin faaliyet alanlarının benzer nitelikte olduğunu, dava konusu Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/19984 Esas sayılı dosyasında takibe konulan alacak kalemlerinin, belirli tarihler aralığında dava dışı şirketlere verilen hizmetlerin karşılığının bizzat hizmet veren müvekkili şirkete ödenmesi gerekirken, davacı borçlu şirketin kestiği faturalar üzerine kendisine ödenmesi sebebiyle açıldığını, dava dışı şirketler Güç Transformatör Mühendislik Danışmanlık Elektrik Sanayi ve Tic. A. Ş.'ye 01.01.2018 - 31.12.2020 tarihleri arasında müvekkili şirketince bizzat verilen hizmet karşılığı alması gereken ödemelerin davacı borçlu şirkete ödendiğini, davacı şirket hesaplarından kestiği faturalardan, dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarından, banka hesaplarından müvekkil şirketin hizmeti kendisi verdiğine dair teklif, hizmet, iş vs. formları ile şirketlerine ait ticari evrak ve kayıtlarından anlaşılacağını, yine aynı şekilde Erkoç Makina Elektrik İnşaat Ve Emlak Sanayi ve Tic Ltd. Şti'ne yukarıda belirtilen süre zarfında müvekkili şirket tarafından bizzat hizmet verilmiş olmasına rağmen hizmet karşılığı yapılması gereken ödemelerin davacı borçlu şirkete yapılmış olması üzerine, kendisinin borçlu hale geldiğini, davacı borçlunun, dava dilekçesinde müvekkili şirket ile arasında herhangi bir ticari faaliyet bulunmadığını yine müvekkili ile arasında cari hesap ve/veya bir fatura alacağının söz konusu olmadığını iddia ettiğini, oysa ifade ettikleri gibi davacı borçlu şirketin sahibinin uzun yıllar müvekkil şirketin ortağı olduğunu, ayrıca kendi şirketi MMC Elektrik Nakliye İnşaat Mühendislik San. Tic. Ltd. Şti'nin almış olduğu işleri dava konusu örnekteki gibi müvekkili şirkete yaptırdığını, bedellerini de kendisinin tahsil ettiğini, özetle, müvekkili şirketin dava dışı diğer şirketlerle yaptığı/gördüğü iş karşılığında hak ettiği ücreti davacı borçlu şirketin kendisinin tahsil ettiğini, davacı borçlunun, dava dilekçesinde alacaklarını kendisi ile ilgili olmadığını öne sürdüğünü, oysa müvekkili şirketin gördüğü iş karşılığı kesilen faturalara bakıldığında, fatura içeriklerinin müvekkili şirketçe verilen hizmet olduğunun ortaya çıkacağını, davacı borçlunun Mahkememize açtığı menfi tespit davası sonucunda tedbir kararı aldırdığını ve Gebze İcra Müdürlüğü'nde başlattıkları ilamsız icra takibi sonucu kesinleşen alacaklarının ödenmesine mani olduğunu, borçlu şirketin kötü niyetli olarak ödeme sürecini geciktirdiğini, ticari defterler ve kayıtlar ile banka hesapları incelendiğinde davacı borçlu şirketin beyanatlarının haksızlığının ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin iş yaptığı dava dışı şirketlere ve davacı borçlu şirkete de söz konusu işin kimin tarafından görüldüğünün sorulması durumunda da müvekkili şirketin alacağa mevzu bahis işleri gördüğünün ortaya çıkacağını, kötü niyetli davacı borçlunun haksız yere dava açarak müvekkilinin alacağını zamanında almasına mani olduğunu ve şirketin mali olarak zarara uğramasına yol açtığını, müvekkili şirketin yaptığı iş gereği hakkı olan ücreti kendi hesabına yatan davacı borçlu şirketin, müvekkili şirketinin hakkı olan alacağını vermediği gibi aynı zamanda haksız ve kötü niyetli olarak menfi tespit davası açarak şirketi zarara uğrattığını, alacaklarını zamanında alamayacakları için başka masraflar için yapılacak ödemelerde şirketlerinin sıkıntılar yaşadığını, bu nedenlerle menfi tespit davasının reddi ve davacı borçlu şirketin icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddini, İcra İflas Kanunu 68. maddesi gereği kötü niyetli olan davacı borçlunun takip konusu olan alacağın %20'sinden az olmayan bir bedelle icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜNE, Gebze İcra Müdürlüğünün 2021/19984 Esas sayılı takip dosyası nedeni ile 93.097,60.-TL takip çıkışı miktar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "alacak miktarı fahiş miktardadır. Öyle ki incelenen ticari defterlerde dahi kabul anlamına gelmemek ile birlikte davalının kendi ticari kayıtlarında dahi 36854 TL alacak miktarı bulunmaktadır. Oysa icra takibi 93.097 TL üzerinden başlatılmıştır. Bu durum da davalının kötü niyetini ortaya koymaktadır. Ayrıca davalının kötü niyeti ağır ihmal ve kusur içermekte olup %20'den uzaklaşılması ve % 100 oranında kötü niyet tazminatına hükmolunması hakkaniyete uygun olacaktır. Zira davalının yalan beyanları ile başlatılmış icra takibi karşısında hem müvekkilimizin ticari itibarı zedelenmiş hem de haciz tehdit ve baskısı ile karşı karşıya kalmıştır" beyanı ile yerel mahkeme kararının red edilen kısım yönünden kaldırılmasına, %20'den az olmamak üzere %100 oranında kötü niyet tazminatına davalının aleyhine hüküm kurulmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Kötü niyetli davacı borçlunun, haksız yere dava açarak müvekkil şirketimizin alacağını zamanında almasına mani olmuş ve şirketimizin mali olarak zarara uğramasına yol açmıştır. Alacaklarımızı zamanında alamadığımız için başka masraflar için yapılacak ödemelerde şirketimiz büyük sıkıntılarla karşılaşmıştır. Gerekçeli kararda da açıkça belirtildiği üzere 21.06.2022 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre davacının müvekkil şirkete 25.172,94 TL borçlu olduğu, buna karşın müvekkil şirketin ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre davacının müvekkil şirkete 36.854,94 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2022 tarih, 2021/924 Esas - 2022/700 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı, buna bağlı olarak taraflar arasında cari hesap alacağı ve/veya bir fatura alacağının da söz konusu olmadığı, ancak davalı tarafından davacı aleyhine Gebze İcra Müdürlüğü’nün 2021/19984 Esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı ve davacının bir takım menkul mallarına haciz konulduğu, bu durumun kaksız ve hukuka uygun olmadığı bu nedenle de aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olunmadığına karar verilmesi için davacı tarafından eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabul edildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.

Menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır. 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.6100 sayılı HMK'nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.

Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).

Dosya arasına alınan 21/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ile davalının ticari ilişki içinde olduğu, davacının ticari defterlerine göre; davacının davalıya 25.172,94 TL borçlu olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise, davalının davacıdan 36.854,94 TL alacaklı olduğu, davacı ile dava dışı Erkoç Makine Elektrik İnşaat ve Emlak Sanayi Tic. Ltd. aralarında ticari ilişki olduğu, dava dışı Erkoç makineden mal ve hizmet aldığı, ödemesini yaptığı, dava dışı bu şirkete 217,24-TL borcu bulunduğu, davacının dava dışı Güç Transformatör Mühendislik Danışmanlık Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, davalının dava dışı Güç Transformatör Mühendislik Danışmanlık Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Erkoç Makine Elektrik İnşaat ve Emlak Sanayi Tic. Ltd. Şti ile ticari ilişki içinde bulunduğu, davalının dava dışı Güç Transformatör Mühendislik Danışmanlık Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Erkoç Makine Elektrik İnşaat ve Emlak Sanayi Tic. Ltd. Şti'ne hizmet verdiği, dava dışı şirketlere fatura kestiği ve fatura bedellerini tahsil ettiği, davalının dava dışı Güç Transformatör Mühendislik Danışmanlık Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.ye dava dönemine ilişkin olarak 31.186,60 TL fatura kestiği ve 2020 yıl sonu itibariyle bir alacağının bulunmadığı, yine davalının dava dışı Erkoç Makine Elektrik İnşaat ve Emlak Sanayi Tic. Ltd.Şti'ne dava konusu dönemde 52.433,24 TL lik fatura kestiği ve 2020 yıl sonu olarak 2.948,70 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.

Eldeki davada; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/19984 Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu, müzekkere cevapları hep birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından başlatılan icra takibinde davacının borçlu olduğu, takibe dayanak istemlerin; Güç Transformatör Müh. .... A. Ş.'den 01.01.2018-31.12.2018 dönem arası alacak, Güç Transformatör Müh. .... A. Ş.'den 01.01.2019-31.12.2019 dönem arası alacak, Güç Transformatör Müh. .... A. Ş.'den 01.01.2020-31.12.2020 dönem arası alacak, Erkoç Makine ... Ltd. Şti'den 01.01.2018-31.12.2018 dönem arası alacak, Erkoç Makine ... Ltd. Şti'den 01.01.2019-31.12.2019 dönem arası alacak, Erkoç Makine ... Ltd. Şti'den 01.01.2020-31.12.2020 dönem arası alacak, olduğu görülmüş olup, esasen davalının başlattığı icra takibinde taraflar arasındaki bir ticari ilişkiye dayalı alacağın takibe konu edilmediği, dava dışı şirketlerden olan alacakların davalı tarafından davacıdan istendiği anlaşılmıştır.

Eldeki davada; davalının cevap dilekçesinde; davacı şirket sahibi ...'in, davalı şirketin eski ortağı olduğu, 01.09.2020 tarihinde imzalanan anonim şirket pay devri sözleşmesi ile davalı şirketten ayrıldığı, dava konusu takibe konulan alacak kalemlerinin, 01.01.2018 - 31.12.2020 tarihleri arasında dava dışı Güç Transformatör Mühendislik Danışmanlık Elektrik Sanayi ve Tic. A. Ş.'ye ve Erkoç Makine Elektrik İnşaat ve Emlak Sanayi Tic. Ltd. Şti'ne davalı şirket tarafından verilen hizmet karşılığı alması gereken ödemelerin davacı şirket tarafından kesilen faturalar nedeniyle davacı şirkete ödenmesi nedeniyle bu ödemelerin tahsili için icra takibi başlatıldığının belirtildiği görülmüştür.

Eldeki davada; tarafların ticari defter ve kayıtları ile dava dışı Güç Transformatör Müh. .... A.Ş. ve Erkoç Makine ... Ltd. Şti'nin kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda davacı tarafın dava dışı Güç Transformatör Müh. .... A.Ş. ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, dava dışı Erkoç Makine ... Ltd. Şti. ile ticari ilişki bulunduğu tespit edilmiş ise de bu ticari ilişkinin, davacının dava dışı Erkoç makineden mal ve hizmet alması niteliğinde olup, davacının dava dışı bu şirkete mal- hizmet alımı nedeniyle borçlu olduğu tespit edilmiş olmakla; davacının dava dışı bu şirketlere fatura kesmediği, herhangi bir şekilde ödeme almadığı incelenen ticari defter ve kayıtlar ile sabit olduğundan, her ne kadar bilirkişi incelemesi ile davacı ve davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafların ticari defterlerine göre birbiri ile uyumlu olmayacak şekilde davacının ticari defterlerine göre; davacının davalıya 25.172,94 TL borçlu olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise, davalının davacıdan 36.854,94 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de davaya konu icra takibinde taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı bir talep bulunmadığı, yalnızca dava dışı şirketlerden olan alacağa dayanılmış olduğu, davalı alacaklının talebi ile bağlı olduğu dikkate alınarak, davacı tarafın dava dışı şirketler dolayısıyla davalıya borcu bulunmadığı anlaşılmakla; açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davalının başlattığı icra takibinde kötü niyetli olduğuna dair dosyada bir delil bulunmadığından ve davalının kötü niyetli olarak takip başlattığı ispatlanamadığından bu istemin reddine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin tarafların istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, tarafların istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Gerekçeli karar başlığında; davacı şirket ile taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, tarafların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının ve davalının istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,

3.Davacı yönünden; Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile kalan 346,90-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4.Davalı yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 6.359,50 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.590,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.769,50 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

5.İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üstlerinde bırakılmasına,

6.İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,

7.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

8.6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

9.Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/04/2024 ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Karar Etiketleri
22.04.2024 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK İcra İflas Hukuku 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İİK md.72/3 HMK md.359/4 HMK md.353 İİK md.72/6 HMK md.333 HMK md.302 K6100 md.362 K6100 md.297 HMK md.355 HMK md.190 K6100 md.359/4 K4721 md.6 HMK md.302/5 K6100 md.355 HMK md.353/1 K6100 md.190 HMK md.362 HMK md.297 K2004 md.72