2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 44 maddesinde düzenlenen fikri içtima kaidesinin objektif koşullarının “tek bir fiilin bulunması” ve “birden fazla kanun hükmünün ihlali”nden ibaret olduğu, sanığın işlediği fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet verdiği ve bu tarihte 2863 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinin yürürlükte bulunduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükmünün uygulanarak, eylemine temas eden en ağır hüküm olan 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesi gereğince cezalandırılmasında isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede bu hususta bozma öneren (1) numaralı görüşe, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/10/2011 tarihli ve 2011/7-171 Esas, 2011/196 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerini kısa kararda uygulamayan mahkemenin, fiziki müdahalenin eski hale getirilmediği, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığından bahisle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmadığını gerekçeli kararın gerekçe kısmında belirtmesinin, 5271 sayılı CMK'da yer alan açık düzenlemeler karşısında usul ve yasaya aykırılık oluşturmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı, belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde,

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
07.02.2014 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5320 sayılı Kanun 5728 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 2863 sayılı Kanunu 7201 sayılı Tebligat Kanunu 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunu 5237 sayılı TCK'nın 44 maddesinde düzenlenen fikri içtima kaidesinin objektif koşullarının “tek bir fiilin bulunması” ve “birden fazla kanun hükmünün ihlali”nden ibaret olduğu, sanığın işlediği fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet verdiği ve bu tarihte 2863 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinin yürürlükte bulunduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükmünün uygulanarak, eylemine temas eden en ağır hüküm olan 2863 sayılı Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K6498 md.7 TCK md.53/3 K2863 md.184 K5237 md.53/3 K5320 md.8 TCK md.44 K5237 md.44 K1412 md.321 TCK md.184