Aramaya Dön

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/1718
Karar No
K. 2024/36
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1718 E.  ,  2024/36 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/1718
Karar No: 2024/36
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı adına

… Gümrük Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Derzleri

Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı şirket adına 2013 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ödeme şekli nedeniyle tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı, bu fon payından kaynaklanan katma değer vergisi ile anılan fon payı ve katma değer vergisi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın vergi ve ceza tutarının azaltılması suretiyle düzeltilerek reddine dair işlemin 12 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesine isabet eden kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinde, "gümrük vergileri" deyiminin, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü; "gümrük yükümlülüğü" deyiminin, yükümlünün gümrük vergilerini ödemesi zorunluluğunu; "ithalat vergileri" deyiminin, eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri ve tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ithalatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 234. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümünde şu düzenlemeye yer verilmiştir: "1. Serbest dolaşıma giriş rejimi veya kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;

a)15 inci maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark %5’i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası alınır.

b)Kıymeti üzerinden ithalat vergilerine tabi eşyanın beyan edilen kıymeti, 23 ila 31 inci maddelerde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymete göre noksan bulunduğu takdirde, bu noksanlığa ait ithalat vergilerinden başka vergi farkının üç katı para cezası alınır..." 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 21. maddesinde aşağıdaki düzenleme yer almaktadır: "İthalatta, verginin matrahı aşağıda gösterilen unsurların toplamıdır:

a)İthal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri,

b)İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar,

c)Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler." Aynı Kanun'un 48. maddesinin ilk fıkrasında ise "Bu Kanuna göre vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek yurda sokulan eşyanın hiç alınmamış veya eksik alınmış katma değer vergileri katma değer vergileri hakkında Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem yapılır..." hükmü yer almaktadır. 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı mülga Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu Hakkında Karar'ın 3. maddesinde kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekline göre yapılan ithalatlardan kaynak kullanımını destekleme fonu payı alınacağı, 4. maddesinde ise, bağlı muamele veya takas halinde fona kesinti yapılmayacağı, 8. maddesinde ise müeyyide uygulaması hükümlerine yer verilmiştir. Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 4684 Sayılı Kanun'un geçici 3.maddesinin (a) işaretli fıkrasının ilgili bölümü şu şekildedir: "a) Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintileri, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunur ve doğrudan genel bütçeye gelir yazılmak üzere Hazine hesaplarına intikal ettirilir. Kesinti oranlarını sıfıra kadar indirmeye veya onbeş puana kadar yükseltmeye veya kesintiyi tümüyle kaldırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu kesintiler vergi kanunlarındaki tahakkuk ve tahsilat hükümlerine göre takip edilir ve kesintilerin tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Hakkında Kanun hükümleri uygulanır..."

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalara ilişkin ödemenin özel takas yoluyla yapıldığı beyan edilmiştir. İlgili beyannamede belirtilen aracı bankalar nezdinde süresi içerisinde ithalat bedelini karşılayacak şekilde bir takas işleminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması neticesinde ihracat bedelinin karşılanmayan kısmı mal mukabili kabul edilerek dava konusu tahakkuk ve para cezası işlemlerinin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Mülga Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu Hakkında Karar'ın 3. maddesinin (d) fıkrasında kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatların kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Karar'ın 4. maddesinin (12) numaralı bendinde takas, fon kesintisi yapılmayacak işlemler arasında sayılmıştır. 06/06/2006 tarih ve 26190 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2006/4 Seri No.lu Takas veya Bağlı Muamele Yoluyla Yapılacak İhracata İlişkin Tebliğ ile de takas veya bağlı muamele yoluyla yapılacak ihracatın usul ve esaslarının belirlendiği; takas veya bağlı muamele başvurularının ihracatçı birliklerine yapılacağı; ihracat ve ithalat bedellerinin mahsup ve transfer işlemlerinin kambiyo mevzuatı çerçevesinde işleme aracılık eden bankalarca sonuçlandırılacağı; takas veya bağlı muamele izinlerinin, süresi altı ayı aşmamak kaydıyla firmanın ibraz ettiği sözleşmede yer alan süre kadar olacağı ifade edilmiştir.

Ancak bu Tebliğ 12/07/2008 tarih ve 26934 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Takas veya Bağlı Muamele Yoluyla Yapılacak İhracata İlişkin Tebliğin (Tebliğ No: 2006/4) Yürürlükten Kaldırılmasına İlişkin 2008/10 sayılı Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Kambiyo takibini kaldıran 2008/10 sayılı Tebliğden sonra, takasa ilişkin ithalat ve ihracat işlemlerinin takibinin nasıl yapılacağına dair usul ve esasları düzenleyen mevzuatın yürürlükten kalkmasıyla takas işlemleri yapılamaz hale gelmiştir. Bankacılık sisteminin kullanılmadığı ülkelerle yapılan ticarette peşin ödeme şeklinin ispatı için herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilemediğinden takas ödeme şeklinin zorunlu olduğu bu ülkelerle sınırlı olmak üzere kaynak kullanımını destekleme fonu payı istisnasının uygulanabilmesini teminen, Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından takas işlemlerinde takibin sağlanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen 28/06/2013 tarihli ve 2013/21 sayılı genelge yayımlanmıştır. Bu genelge ile bankacılık sisteminin kullanılmadığı durumlarla ve bu ülkelerle sınırlı olmak üzere yapılan ticarete mahsus olmak üzere, ödeme şeklinin takas olarak beyan edildiği hallerde belirli şartların yerine getirilmesi halinde söz konusu takas işlemlerinde kaynak kullanımını destekleme fonu payı kesintisi yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Ancak 2011-2013 yılları arasında ödeme şekli takas olarak beyan edilen ithalat ve ihracat beyannameleri için kambiyo mevzuatı takibi ile ilgili herhangi bir mevzuat olmadığı, idarenin bu yıllar için yazışmalarla bir çözüm bulmaya çalıştığı, firmaların banka ve muhasebe kayıtlarının tetkiki ile takas işlemleri kapsamında yapılan ihracatlarının ithalatlarını karşılaması halinde Karar'ın 4. maddesinin (12) numaralı bendi çerçevesinde takas işlemlerinde kaynak kullanımını destekleme fonu payı kesintisi yapılmaması, karşılamaması halinde ithal edilen eşya bedeli kısmen veya tamamen döviz transferi ile karşılanmış ise döviz transferinin beyanname tescil tarihinden önce olması durumunda kaynak kullanımını destekleme fonu payı istisnası uygulanması, sonra olması durumunda ise ödeme şekli mal mukabili olarak değerlendirilerek kaynak kullanımını destekleme fonu payı istisnasının uygulanmaması yoluna gittiği anlaşılmıştır.

Davacı şirket ile ilgili olarak yapılan incelemede, 2011-2013 dönemlerinde özel takas kapsamında ödeme şekli takas olarak beyan edilen, dava konusu serbest dolaşım beyannamelerinin de aralarında bulunduğu toplam 184 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi tespit edilmiştir.

Davacı şirket ... (Almanya) firmasından toplam 15.181,62 EUR, 1.892.497,46 TL ithalat, buna mukabil özel takas kapsamında ... firmasına 1.854.040,65 TL ihracat gerçekleştirmiştir. Davalı idarece firmanın mali müşavir raporlarının incelendiği, raporda, ... ve Mühendislik Ltd. Şti.'nin ana ortağı olan ... GmbH şirketinden gerçekleştirmiş olduğu ithalatlar ile iktisap etmiş olduğu ticari malları davacı şirkete sattığı, davacı şirketin bu ticari malları ... ve ... Ltd. Şti'ne ihraç kayıtlı sattığı mamullerin üretim girdisi olarak kullandığı ve ... ve ... Ltd. Şti'nin ihraç kayıtlı almış olduğu bu mamulleri ... GmbH firmasına ihraç ettiği, Gümrük ve Ticaret Müfettişliğinin … sayılı Raporu'nda tüm bu hususların tespit edildiği anlaşılmaktadır. Rapora göre, davacı şirketten elde edilen bilgi, belge, muhasebe kayıtlarının incelenmesinden davacı şirket tarafından yapılan ithalatlar kapsamında yurt dışına yapılan para transferine ilişkin bir veriye rastlanılmadığı, GÜVAS' tan alınan veriler ve firmadan temin edilen belgelere göre davacı şirketin özel takas kapsamında yapmış olduğu ithalat tutarının ihracat tutarını karşılamadığı belirtilmiştir.

Ancak firmanın özel takas kapsamında belirlenen dönem dışında da ithalat ve ihracatlarının olduğunun dikkate alınması gerektiğinin ifade edildiği ve özel takas uygulamasında 2013/21 sayılı Genelge kapsamında olanlar hariç ihracatın belirli bir zaman aralığında yapılma zorunluluğunun bulunmadığı, sadece belirli zaman dilimleri incelemeye tabi tutulduğunda bunun doğal bir sonuç olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan dava konusu beyannameler bakımından kaynak kullanımını destekleme fonu payı tahsil edilmesi için gereken şartların oluşmadığı, aksine Mülga Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu Hakkında Karar'ın 4. maddesinde takas yöntemi ile yapılan ithalatın fon kesintisi yapılmayacak yöntemler arasında sayıldığı, idare tarafından takas yöntemi kullanılarak yapılan ithalatların denetiminin nasıl yapılacağını belirleyen düzenlemelerin kaldırılmasından sonra tescil edilen beyannamelerde 28/06/2013 tarihli ve 2013/21 Sayılı Genelge ile getirilen düzenlemelere uyulmadığı ileri sürüldüğünden tesis edilen işlemlerde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Ayrıca, davacı şirketin ek tahakkuk ve ceza kararına karşı yaptığı itirazının ek tahakkuk ve ceza kararında belirtilen miktarlar yönünden kaynak kullanımını destekleme fonu payı, katma değer vergisi ve ceza kararının düzeltilerek onandığı, davacının ise ek tahakkuk ve cezaya konu miktarın tamamını dava konusu ettiği görüldüğünden, idarece davacının itirazı kabul edilerek kaldırılan meblağ yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerekmektedir. Mahkeme bu gerekçeyle davanın kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen kabulüne karar vermiş, idarece düzeltilerek onanan kısmı yönünden dava konusu işlemi iptal etmiş, diğer kısmı yönünden davayı incelemeksizin reddetmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2018/862, K:2022/1028 sayılı kararı: 1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanunu'nun 3098 sayılı Kanun'la değişik 40. maddesinin (II) numaralı fıkrasının (b) ve (c) bendi ile 3182 sayılı mülga Bankalar Kanunu'nun 37 ve 40. maddeleri uyarınca 12/05/1988 gün ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesi" amacıyla Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu ihdas edilmiştir. Ayrıca, 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 19/08/1990 tarih ve 90/454 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 3. maddesinin (d) bendinde (11/09/1995 tarihli ve 95/7267 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile oran değişikliğine gidilmiştir.) kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekline göre yapılan ithalatlarda kaynak kullanımını destekleme fonu payının alınacağı kuralı yer almıştır.

Öte yandan, 03/07/2001 tarih ve 24451 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4684 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 01/01/2002 tarihinde yürürlüğe giren 16. maddesinin (e) fıkrası ile, 18/06/1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun, Bakanlar Kurulunun, kredilerin kalkınma planlarının amaçlarına uygun olarak yönlendirilmesi için fon kurmaya, kaldırmaya, kaynağını kredilere tahakkuk ettirilen faizlerden veya sair suretlerle sağlamaya yetkili olduğuna ilişkin 20. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi 01/01/2002 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı Kanun'un geçici 3. maddesinin (a) fıkrasında ise, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintilerinin, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunacağı ve doğrudan genel bütçeye gelir yazılmak üzere Hazine hesaplarına intikal ettirileceği; kesinti oranlarını sıfıra kadar indirmeye veya onbeş puana kadar yükseltmeye veya kesintiyi tümüyle kaldırmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu; bu kesintilerin tahakkuk ve tahsilinin, Maliye Bakanlığınca, vergi gelirlerine ilişkin yetkiler kapsamında takip edileceği ve kesintilerin tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemelere paralel olarak,12/07/2001 tarih ve 24460 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 03/07/2001 tarih ve 2001/2698 sayılı Kararname'nin eki Karar'ın 4. maddesi ile de, 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Kararname'nin eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar ile ek ve değişiklikleri, 01/01/2002 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. 07/06/1988 tarih ve 19835 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Karararı'nın (mülga) 1. maddesinde, kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla 1211 sayılı Kanun'un 3098 sayılı Kanun'la değişik 40. maddesinin (II) numaralı fıkrasının (b) ve (c) bentlerine dayanılarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde "Kaynak Kullanımını Destekleme Fonunun" kurulduğu;

11/09/1995 tarihli ve 95/7267 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilen Fon'a kesinti yapılmayacak kredilerin düzenlendiği 4. maddesinin birinci fıkrasının (12) numaralı bendinde ise, bağlı muamele ve takas durumunda kesinti yapılmayacağı belirtilmiş; 4684 sayılı Bankalar Kanunu'nun geçici 3/a maddesi ile KKDF kesintilerinin, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre devam olunacağı düzenlenmiştir. 26/08/1989 tarih ve 20264 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 12/05/1988 Tarih ve 88/12944 Sayılı Kararnameye İlişkin Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Tebliğ'in (Sıra No:6) 12/09/1995 tarih ve 22402 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Kararnameye İlişkin Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Tebliğ (Sıra No:11) ile değişik 3. maddesinin (12) numaralı bendinde, takas, fon kesintisi yapılmayacak işlemler arasında sayılmıştır. 06/06/2006 tarih ve 26190 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Takas veya Bağlı Muamele Yoluyla Yapılacak İhracata İlişkin Tebliğ (No: İhracat 2006/4) ile de takas veya bağlı muamele yoluyla yapılacak ihracatın usul ve esasları belirlenmiştir. Bahsi geçen Tebliğ'de, takas veya bağlı muamele başvurularının, İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine yapılacağı, ihracat ve ithalat bedellerinin mahsup ve transfer işlemlerinin, Kambiyo Mevzuatı çerçevesinde işleme aracılık eden bankalarca sonuçlandırılacağı, takas veya bağlı muamele izinlerinin, süresi altı ayı aşmamak kaydıyla firmanın ibraz ettiği sözleşmede yer alan süre kadar olacağı ifade edilmiştir. Bununla birlikte, Ekonomi Bakanlığı (Dış Ticaret Müsteşarlığı) tarafından Takas ve Bağlı Muamele Yoluyla Yapılacak İhracata İlişkin 2006/4 Seri No.lu Tebliğ, 12/07/2008 tarih ve 26934 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İhracat:2008/10 sayılı Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Gümrükler Genel Müdürlüğünün 28/06/2013 tarih ve 2013/21 sayılı Genelgesi'nde ise, Takas ve Bağlı Muamele Yoluyla Yapılacak İhracata İlişkin 2006/4 Seri No.lu Tebliğ, İhracat:2008/10 sayılı Tebliğ ile yürürlükten kaldırıldığından halihazırda takasa ilişkin ithalat ve ihracat işlemlerinin takibinin nasıl yapılacağına dair usul ve esasları düzenleyen bir mevzuatın bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu işlemlerde kaynak kullanımını destekleme fonu istisnasının uygulanamadığı belirtilerek bankacılık sisteminin kullanılmadığı veya kullanılamadığı durumlarla sınırlı ve bu ülkelerle yapılan ticarete mahsus olmak üzere, ödeme şeklinin takas olarak beyan edildiği hallerde, Genelge'de belirtilen şartların yerine getirilmesi durumunda söz konusu takas işlemlerinde kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi yapılmayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen ve ödeme şekli olarak ortaya çıkan ve bankacılık sisteminin kullanılmadığı ülkelerle ticaretin gerçekleştirilmesini sağlayan takası düzenleyen Tebliğ'in yürürlükten kaldırılması, takasın uluslararası ticarette bir ödeme şekli olarak kullanımına engel teşkil etmeyecektir. T.C. Merkez Bankası'nın 2004/YB-50 sayılı Genelgesi'nde, ithalatta ödeme şekilleri arasında özel takas da sayılmıştır. Genelge'nin 2.6. maddesinde özel takas “mal veya hizmet ihraç ve ithalinde tarafların aynı gerçek veya tüzel kişiler olması halinde, mal veya hizmet ihraç bedelleri ile mal veya hizmet ithal bedellerinin, herhangi bir para hareketi söz konusu olmaksızın kıymet veya tamamen takas (mahsup) edilebilmesi” olarak tanımlanmış ve malların ithalatı sırasında gümrük beyannamesine “özel takas” ibaresinin yazılması gerektiği belirtilmiştir. 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar'ın kaynak kullanımını destekleme fonu kesintilerinin uygulamaya devam olunacağına ilişkin halihazırda uygulanmaya devam edilen hükümleri uyarınca, kabul kredili, mal mukabili ve vadeli akreditif ödeme şekillerine göre yapılan ithalatta mal bedelinin % 6’sı oranında kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi yapılmaktadır. Takas yoluyla yapılan ithalata konu mal bedeli buna mukabil eşyanın önceden ihracı suretiyle ayni olarak ödenmiş olduğundan, kural olarak bu ödeme şekli kaynak kullanımını destekleme fonu kesintisi yapılmasını gerektirmemektedir.

Temyiz istemine konu kararın dayandığı Vergi Mahkemesi kararında, uyuşmazlık konusu ithalat işlemleriyle ilgili olarak daha sonraki bir tarih olan 28/06/2013 tarihinde yayımlanan 2013/21 sayılı Genelge hükümlerine göre işlem tesis edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği gerekçesine yer verilmiştir. Ancak uluslararası ticarette kullanılan takası düzenleyen Tebliğ'in yürürlükten kaldırılması, takasın bir ödeme şekli olarak kullanımına engel teşkil etmeyeceği gibi, salt Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 28/06/2013 tarih ve 2013/21 sayılı Genelgesi'nde yer alan düzenlemelere göre gerçekleştirilebileceği yolundaki yargıda da hukuka uygunluk görülmemiştir.

Bu durumda, ilk ihracat beyannameleri, ithalat beyannameleri, eşyaya ilişkin faturalar, taraflar arasında yapılan bir sözleşme varsa bu sözleşme ve taraflar arasında ödeme şeklinin takas olduğunu kanıtlamaya yönelik her türlü bilgi belge kapsamında yapılacak inceleme ile ithalatın ödeme şeklinin "özel takas" olarak gerçekleşip gerçekleşmediği, ihracatların ithalatı karşılayıp karşılamadığı veya karşılamadığını dönem kısıtlaması olmaksızın ortaya koyacak nitelikte bir tespitin bulunup bulunmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması suretiyle karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulması gerekmektedir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Gümrük müfettişleri tarafından düzenlenen cevaplı rapor doğrultusunda dava konusu işlemin tesis edildiği, 2006/4 Seri No.lu Tebliğ'in 12/07/2008 tarih ve 26934 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2008/10 sayılı Tebliğ ile yürürlükten kaldırıldığı, 2008 yılından sonra beyannamelerin bankalarca izlenmediği, bu sebeple davacı hakkında düzenlenen cevaplı raporla ithalat/ihracat oranlarının birbirini karşılamadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay Yedinci Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,

2.… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 24/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.